WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/3751 E.  ,  2024/1146 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "... tespit bilirkişileri ve tespite itirazen komisyonda tanık olarak dinlenen kişi de dinlenmek suretiyle mahallinde yeniden keşif yapılmalı, önceki keşif beyanlarında taşınmazların öncesinin davalı tarafa ait olduğu satın almak suretiyle davacılara geçtiği beyan edildiğine ve bu husus davacının da kabulünde olduğuna göre; yerel bilirkişi ve tanıklardan, satışa ilişkin beyanları alınmalı; satışın hangi tarihte ve kimler arasında olduğu, kimin hangi tarihten beri ne şekilde ve ne sıfatla zilyet olduğu belirlenmeli, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde, çelişkili beyanlar yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, komisyonca belirlenen tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde beyanları komisyon kararına esas alınan tespit bilirkişileri de tamamı taşınmazlar başında dinlenmek suretiyle aykırılık giderilmeye çalışılmalı, komşu taşınmaza ait tescil ilamı sonucu oluşan tapu kaydının dava konusu taşınmazlar yönünü davacıların ailesini okumuş olmasının mutlak surette o kişilerin o yerin maliki olduğu anlamına gelmeyeceği, ancak; kaydın oluştuğu tarih itibariyle taşınmazda zilyet olduğuna karine olabileceği göz önünde bulundurulmalı, taraflar arasında mirasçılık ilişkisi olmadığına göre uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözüleceği gözönünde bulundurulup kadastro tespit gününe kadar davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

Bozma ilamına uyularak İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişisinin beyanlarına göre, dava konusu taşınmazların kadimden beri davalıların murisi olan ...'ın malik sıfatıyla zilyet olarak kullanımında olduğu, davacı ... soy isimli ailenin taşınmazı kullanmadıkları ve zilyet olmadıklarının anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosya davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ:
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.