8. Hukuk Dairesi 2022/3673 E. , 2024/1201 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/53 E., 2021/11 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Giresun ili Keşap ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan muhtelif yüzölçümündeki 112 ada 33, 128 ada 22, 233 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle; 127 ada 18, 128 ada 51 ve 52 parsel sayılı taşınmazlar ise, tapu kaydı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, payları oranında ... mirasçıları adına tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; pay satın alma iddiasına dayanarak, tespit maliklerinden mirasçı ...' ın payına yönelik kadastro tespitinin iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " Kök muris İsmail'in terekesinin ne şekilde taksim edildiği, taşınmazlar üzerinde kimin ne suretle ne zamandan beri zilyet olduğu, taşınmazların satışa konu olup olmadığı hususlarının kesin olarak belirlenmediği ve eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamayacağı açıklanarak, doğru sonuca varılabimesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılması, yapılacak olan keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, halen kimin zilyetliğinde olup, nasıl tasarruf edildiği, taşınmazların taksime tabii tutulup tutulmadığı, taksime konu olmuşsa taksimin tarihi, taksimle kime hangi taşınmazın düştüğü, taşınmazlar üzerinde zilyetliği bulunanların ne sıfatla ve ne zamandan beri zilyet olduğu, taşınmazların satıma konu edilip edilmediği hususlarının maddi olaylara dayalı olarak sorulmak suretiyle kesin olarak belirlenmesi, bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmesi, taksim, zilyetlik ve satış durumunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde aydınlatılması, fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmesi ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " kök muris ...'in ölümünden sonra mirasçılar arasında yapılan taksim sonrasında davalı ...’ın kendisine düşen taşınmazlardaki hissesini noter senedi ile davacı asil ...’e satıp devrettiği ve davacı asil ...’in sözleşme sonrası davaya konu taşınmazları zilyet ettiği ve fındığını topladığı, davacı asil ... tarafından açılan davanın konusunun davalı ... adına kadastro tespit tutanaklarında yazılan hisse miktarının iptal edilerek ilgili hissenin adına eklenmesi suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi olduğu, eldeki davanın Kadastro Mahkemelerine malik haneleri açık bırakılmak suretiyle devredilen dava çeşitlerinden olmayıp re’sen araştırma yetkisinin bulunmadığı, mahkemenin taleple bağlı olduğu, kaldı ki davalı olan ... tarafından ölü kardeş ...’in yapmış olduğu vasiyetnameye konu husus ile ilgili olarak ve gerçek maddi olgu yönünden süresi içinde kadastro tespitine itiraz davası açılmadığı veya harç yatırılmak suretiyle asli müdahale talebinde bulunulmadığı, her ne kadar davaya konu 128 ada 51 ve 52 parsel sayılı taşınmazlarda yazım hatası sonucu tespit maliki olarak hatalı bir biçimde İsmail ve Gülsüm kızı 1932 doğumlu Nebahat ... yazılmış ise de doğrusunun İsmail ve Güllü kızı 1934 doğumlu ... (...) olması gerektiği, nüfus kayıt örnekleri ve tespit bilirkişilerinin beyanlarından anlaşıldığı, bu şekilde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü ve 15 inci maddeleri gereğince malik sıfatıyla zilyetlikle edinme koşullarının davacı lehine oluştuğu, davaya konu taşınmazların tespit tutanaklarındaki davalı asil ...’a ait hissenin iptal edilerek davacı asil ...’e eklenmesi gerektiğinin anlaşıldığı " gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı ... payının davacı ... payına eklenmesi suretiyle, çekişmeli taşınmazların ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; 3402 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde, çekişmeli taşınmazlara ilişkin olarak, tespitin iptali yerine kadastro tutanağının iptaline karar verilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı ... vekilinin temyiz itirazının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 ve 2 numaralı bendinde yer alan " tespit tutanaklarının " ve 3 numaralı bendinde yer alan " tespit tutanağının " ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerlerine " tespitinin " ifadesinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!