WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/3663 E.  ,  2024/1530 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.03.2024 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı ... mirasçısı ... vekili Avukat ... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.03.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Ordu ili Fatsa ilçesi Kösebucağı-Yavuzselim Mahallesi çalışma alanında bulunan 251 ada 35 ve 270 ada 28 parsel sayılı sırasıyla 6820,88 , 349,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir.

Davacı ... ve ...; miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Hukuk Dairesinin 04.06.2020 tarihli ve 2019/2632 Esas, 2020/1422 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "Mahkemenin gerekçesinde belirtilen ve eldeki dosyanın davacı ve davalılarının da taraf olduğu, İslamdağ Beldesinde bulunan taşınmazlar ile ilgili olarak görülen 1995/63 Esas sayılı dava dosyasında ...’ın beyanları ve gerekse eldeki davada davacı ... ve ...’ın aynı yönde taksim olgusuna dayanması karşısında, artık tarafların kök murisi olan ve nüfus yazımından önce ölen Murteza oğlu Ali (gerekçede Murtazaoğulları olarak belirtilen)'den kalan taşınmazların çok uzun yıllar önce paylaşıldığı, çekişmeli taşınmazların da bulunduğu Kösedağ’da bulunan taşınmazların Osman Nuri ve ...’ın murislerine düştüğü hususunda ihtilaf bulunmadığı; bu durumda, taksimle birlikte artık elbirliği mülkiyetin sona erdiğine ve taraflar arasındaki mirasçılık ilişkisi ortadan kalkmış olduğuna göre uyuşmazlığın çözümü yönünden tespit tarihine kadar zilyetlikle iktisap koşullarının hangi taraf lehine gerçekleştiğinin belirlenmesi gerektiği; hal böyle olunca, mahallinde yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisi eşliğinde yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte 3 kişilik yerel bilirkişi mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıklardan, çekişmeli taşınmazların kim ya da kimler tarafından ne kadar süredir ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı olarak beyanlarının alınması, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmeye çalışılması, fen bilirkişisinden keşfi takibe elverişli rapor ve kroki alınması; bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip davacılar Osman Nuri ve ...’ın lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamlarına uyularak; "davacıların dosyaya sundukları tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadığı, çekişmeli taşınmazda davalı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu, davacıların zilyet olmadıkları" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 251 ada 35 ve 270 ada 28 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; davacı ... ve ... mirasçıları vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.100,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı ...'a verilmesine
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.