8. Hukuk Dairesi 2022/3658 E. , 2024/1817 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen, davanın kısmen kabulüne, asli müdahil ...'ın davasının esastan reddine, asli müdahil ...'ın davasının davadan feragat nedeniyle reddine dair karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, asli müdahil ...'ın davasının esastan reddine, asli müdahil ...'ın davasının davadan feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ve asli müdahil ... mirasçıları ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... Mahallesi / Köyü çalışma alanında bulunan 185 ada 2 ve 183 ada 66 parsel sayılı sırasıyla 10.616,17 metrekare ve 30.027,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş ve kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " taşınmazların ... Tarihi Sit Alanında kaldığı, korunması gerekli kültür varlığı olduğu ve ...'in kullanımında bulunduğu " şerhi verilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; Büyükkalecik Kasabası Çıngıraklı mevkiinde bulunan birisi 20 dekar, diğeri 60 dekar yüzölçümündeki taşınmazların çok uzun yıllardan beri zilyetliğinde olduğunu, bu taşınmazlardan birinin 185 ada 2 parsel numarasıyla 10.616m² olarak, diğerinin 183 ada 66 parsel numarasıyla 30.027m² olarak Hazine adına tespit edildiğini, bu taşınmazların kendine ait olduğunu ileri sürerek, yüzölçümü 10616 m² olarak tespiti yapılan tarlanın 20 dekar, yüzölçümü 30.027m² olarak tespiti yapılan tarlanında 60 dekar olarak düzeltilerek adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında asli müdahil ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine; asli müdahil Hüseyin ise, Kılıçaslan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davacı ...'in davasının kabulüne, müdahil ...'ın davasının esastan reddine, müdahil Hüseyin'in davasının davadan feragat nedeniyle reddine, çekişmeli taşınmazların davacı ... adına tapuya tesciline ilişkin ilk karar, müdahil İsmail Sayar vekili ile davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/20241 Esas ve 2018/1839 Karar sayılı ilamıyla; " eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsizliğine " işaret edilerek bozulmuş ve davacı tarafından yapılan karar düzeltme isteği de reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; " mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanık beyanlarından, taşınmazın davacı ...'e babası Ahmet'den kaldığı, tespit tarihinden önce en az 20 senedir ...'in bu tanışmazları ekip biçtiği, ...'in nizasız ve fasılasız 20 yıldan fazla süreyle malik sıfatıyla zilyet olduğu, taşınmazların kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi belirleme yöntemi olan hava fotoğraflarından da yararlanılarak 3'lü ziraat mühendisi bilirkişileri ve harita mühendisi bilirkişilerinden aldırılan raporda, dava konusu taşınmazların 1954 ve 1991 yıllarına ait hava fotoğraflarının cep stereoskobundaki değerlendirmesinde en erken 1954 yılında imar ihyanın başladığı, 1991 yılındaki fotoğrafa göre de imar ihyanın tamamlanmış olduğu, her iki taşınmazın da toprak yapısı, bitki örtüsü, eğimi, kullanım durumu dikkate alındığında en az 30 - 35 yıldır tarım arazisi niteliğinde kullanıldığı ve kullanılmaya devam ettiğinin bildirildiği, 3402 SY'nın 14. maddesindeki şartların davacı ... lehine gerçekleştiği, davacı ...'in davasını ispat ettiği, asli müdahilin iddiasını ispat edemediği, sunulan raporun Yargıtay bozma ilamını karşıladığı, mahalli ve tespit bilirkişilerin davacının iddialarını doğruladığı, asli müdahil tanığı ile davacı arasında husumet bulunduğu ve mahalli bilirkişiler ile tespit bilirkişilerinin beyanları ile desteklenmediği, yapılan tespitlerin hüküm tesis etmeye yeterli olduğu " gerekçesiyle, asli müdahil davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, müdahil davacı ...'ın davasının esastan reddine, davacı ...'in davasının kısmen kabulü ve kısmen reddi ile 183 ada 66 parsel sayılı ve 185 ada 2 parsel sayılı taşınmazın taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile tamamının ayrı ayrı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili ile asli müdahil ...'ın mirasçılarından ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında asli müdahil ...'ın mirasçıları ... ve ... vekilinin tüm ve davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Ancak; İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde, dava konusu taşınmazların tamamı hakkında, davacı lehine kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle tespit ve tescile karar verilmiş ise de, dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, 1991 yılı hava fotoğrafına göre, her iki taşınmazda da imar - ihya görmediği tespit edilen alanların bulunduğu anlaşılmakta olup, söz konusu raporda, dava konusu 185 ada 1 parselde "C" harfli 1.018,91 m2, 183 ada 66 parselde ise "B" harfli 7.334,37 m2 lik kısımların 1991 yılı hava fotoğrafına göre imar - ihya görmedikleri belirtilmiştir.
Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, tespit tarihi itibariyle, söz konusu taşınmaz bölümleri yönünden yasal kazanım koşullarının oluşmadığı gözetilerek, bu bölümlerin tespit gibi davalı Hazine adına tesciline, taşınmazlarda geri kalan kısımlar yönünden ise kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tespit ve tescile karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde taşınmazların tamamı yönünden kabul karar verilmesi hatalı olduğu gibi; kadastro çalışmasında taşınmazların her ikisinin de, korunması gereken taşınmaz kültür varlığı olduğu ve ... Tarihi Sit Alanı içinde kaldığı belirlendiği halde, bu hususun taşınmazların beyanlar hanesinde gösterilmesine dair hüküm tesis edilmemesi de isabetsiz olduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil ... mirasçıları ... ve ... vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin sair diğer temyiz itirazlarının REDDİNE;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
R.A / Karşılaştırıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!