8. Hukuk Dairesi 2022/3368 E. , 2024/990 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu sırasında ... ili ... Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 104 ada 51 parsel ... 36.129,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 104 ada 37 parsel numarasıyla ve 36.223,86 metrekare yüzölçümlü olarak, eski 104 ada 53 parsel ... 2.422,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 104 ada 39 parsel numarasıyla ve 2.021,01 metrekare yüzölçümlü olarak ve ... adına kayıtlı bulunan eski 104 ada 34 parsel ... 2.008,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 104 ada 48 parsel numarasıyla ve 2.103,55 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait 104 ada 37 parsel ... taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalıya ait 104 ada 48 parsel ... taşınmazdan kaynaklandığını, aynı zamanda kendisine ait 104 ada 39 parsel ... taşınmazının doğusundaki bulunan yolun 104 ada 39 parsel ... taşınmazından geçirildiğini belirterek hatanın düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda "104 ada 37 ve 104 ada 48 parsel ... taşınmazlar ile 104 ada 39 parsel ... taşınmazın doğusunda bulunan yol ile arasındaki sınıra yönelik davaları hakkında, taşınmazlara ilişkin uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı ve davalı ... Kaplan'ın ise dava da taraf sıfatının bulunmadığı" gerekçesiyle davacının Osman Kaplan'a yönelik davasının husumetten reddine, Hazine, ... ile 104 ada 48 numaralı parsele yönelik davasının reddine, 104 ada 37, 39 ve 48 parsel ... taşınmazların uygulama kadastrosu gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "ilk derece mahkemesince mahallinde yapılan keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanları ile sınırların değişmediği, alınan bilirkişi raporlarında gerekli çakıştırmaların yapıldığı alınan bilirkişi raporlarına göre 22/a uygulamasında hata olmadığı, davacıya ait taşınmazın yüz ölçümün de azalış olmadığı aksine artış olduğu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı vekilinin 104 ada 39 parsel ... taşınmaz, 08.04.2019 tarihli fen bilirkişi kurulu raporundaki tescil harici olan yolda kalan (C) harfiyle gösterilen kısım ile 104 ada 37 parsel ... taşınmazda kalan (B) harfiyle gösterilen kısımlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin aynı tarihli bilirkişi kurulu raporundaki 104 ada 48 parsel sayışı taşınmazdaki (A) harfiyle gösterilen bölüme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise, İlk Derece ile Bölge Adliye Mahkemesince yukarı da yazılı şekilde karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki, 08.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazlara ilişkin ölçü krokisi ile tesis paftasının çakıştırılması neticesinde, tersimat hatasının bulunmadığı, taşınmazlar hakkındaki tesis kadastro tutanağının düzenlediği tarih olan 1989 yılına ilişkin hava fotoğraflarının incelenmesinde ise (A) ile gösterilen kısmın davacıya ait 104 ada 37 parsel ... taşınmaz içinde kalmasına rağmen, 1999 yılına ilişkin hava fotoğrafında taşınmazlar arasındaki sınırın keşif tarihi ile de (20.02.2019) aynı olduğu ve taşınmazlar arasındaki sınırda tesis kadastrosundan sonra değişiklik yapıldığı anlaşılmıştır. Tesis kadastro tarihi itibariyle taşınmazlar arasında sabit sınırın bulunmadığı gibi teknik belgelerde de her hangi bir hatanın bulunmaması nedeniyle taşınmazlar arasındaki sınırın geçerli sınır olarak kabul edilmesi gerekmekte olup tesis sınırlarına dönülmesi gerekirken yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Hal böyle olunca, uygulama kadastrosu ile eldeki mevcut tesis kadastrosu paftasından hareketle yeni pafta oluşturulacağı, tesis kadastrosu sırasında taraflara ait taşınmazlar arasında sabit kabul edilebilecek her hangi bir sınırın bulunmadığı, tesis kadastrosu tarihinden sonraki (1999) tarihli hava fotoğrafının uygulama kadastrosunun değerlendirilmesinde esas alınamayacağı, buna göre eldeki davada, tesis kadastrosu sonucu oluşan sınırlardan ayrılmayı gerektiren bir durumun bulunmadığı ve tesis kadastrosu ile oluşan sınırların esas alınması gerektiği gözetilerek, (A) bölümü yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın reddedilmiş olması usul ve kanuna uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin 104 ada 39 parsel ... taşınmaz, tescil harici olan yolda kalan (C) harfiyle gösterilen kısım ile 104 ada 37 parsel ... taşınmazda kalan (B) harfiyle gösterilen kısımlara yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 104 ada 48 parsel sayışı taşınmazdaki (A) harfiyle gösterilen bölüme yönelik temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 ... HMK'nin 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!