8. Hukuk Dairesi 2022/329 E. , 2023/3530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/587 E., 2021/2220 K.
KARAR :İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ :... Kadastro Mahkemesi
SAYISI :2007/1295 Esas 2019/6 Karar
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan, dava konusu 107 ada 114 ... taşınmaz 11.204,37 metrekare yüzölçümü ile 53 nolu Toprak Tevzi Komisyonunun 24 parsel numarasında kaldığı ve işgalcileri belirtilerek mera vasfıyla orta malı olarak tespit edilmiştir.
2.Davacılar vekilleri dava dilekçesinde; 107 ada 14 parsel ... taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın vekil edenlerine miras yolu ile intikal ettiğini, 90-10 yıldır zilyet olduklarını belirterek, tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın vekil edenleri adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzii çalışmaları sonucunda 53 nolu Toprak Tevzii Komisyonunca mera olarak tespit edilen 17, 18, 19, 21, 22, 23 parsel ... taşınmazlar kapsamında olduğunu, kadimden beri mera olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde; keşifte alınan beyanında, kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın her ne kadar mera olarak tespit görmüş ise de taşınmazın mera olmadığını ve davacılara ait olduğunu beyan etmiştir.
3.Davalı ... Tüzel Kişiliği temsilcisi, keşifte alınan beyanında, Beşbulak Köyünün ... köyünden ayrıldığını, kendine ait tüzel kişiliği bulunduğunu, dava konusu taşınmazın bu anlamıyla ... Köyü sınırları içerisinde bulunmadığını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tüm dosya kapsamından her ne kadar dava konusu taşınmazın davalı Hazine dayanağı olan 24 numaralı toprak tevzi parseli kapsamında kaldığı tespit edilmiş ise de keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, kadastro tespit tutanağı bilirkişileri, tanık beyanları, bilirkişi raporları, davalı köy tüzel kişiliği temsilcisinin kabul beyanı ve toplanan tüm belgeler doğrultusunda, dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarından uzun yıllar önce yaklaşık 100 yıldır davacı ve bayileri tarafından malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı, taşınmazın hiçbir zaman mera yada harman yeri olarak kullanılmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak kullanıldığı ve zemin üzerinde fiili olarak bölündüğü, hava fotoğrafları incelemesi sonucunda da taşınmazın 1955, 1968, 1988 tarihlerinde de tarım arazisi olarak kullanıldığının tespit edildiği, gerek belirtmelik tutanağında gerekse tablendigatif tutanağında davalı taşınmazın kaçak, yitik veya gaip kimselerden kaldığı hususunda bir beyana yer verilmediği, davalı Hazinenin ise dava konusu taşınmazın mera olduğunu ispatlar nitelikte 53 Nolu Toprak Tevzii Komisyonu çalışmalarına dayanak belirtmelik ve tablendigatif tutanakları haricinde bir delil sunamadığı anlaşılmakla; davacıların evveli zilyetleri ile birlikte davaya konu taşınmaz üzerinde 1963 tarihinde belirlenen mera kaydının öncesinde 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14. ve 46. maddelerinde belirlenen 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyet olma koşulunu lehine olacak şekilde ispatladığı görüldüğünden, davanın kabulüne, ... İli ... İlçesi ... Köyü 107 Ada 14 Parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, 08/06/2018 havale tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 4610,65 m2'lik alanın taşınmazdan ifraz edilerek Hamit oğlu 1959 doğumlu ... adına Bir Katlı Betonarme Ev ve Bahçesi vasfı ile, aynı raporda B harfi ile gösterilen 6593,72 m2'lik alanın taşınmazdan ifraz edilerek ... oğlu 1980 doğumlu ... adına Bir Katlı Betonarme Ev ve Bahçesi vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çekişmeli taşınmazla ilgili vergi kaydı ibraz etmesi gerektiğini, eklemeli zilyetliğe dayanmakta ise önceki zilyetlerden kendisine olan geçişleri somut belgelerle ispatlaması gerektiğini, aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle iktisap edilen taşınmazların araştırılması gerektiğini, sulu ve kuru toprak ayrımının 3083 ... Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın Hazinenin özel mülkiyetinde olup 1936 yılından bu yana Hazinenin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, Hazine dışında kimsenin zilyet ve tasarrufunun bulunmadığını, 3402 ... Kanun'un 14 ve 46 ncı maddelerine göre belirlenen zilyetlik koşullarının davacı lehine gerçekleştiğinin ispatlanamadığını ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ileri sürülen istinaf nedenleri, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine ve davacılar yararına Hazine adına oluşan tapu kaydının oluşum tarihine kadar iktisabı sağlayan zilyetlik koşullarının oluştuğuna, 3402 ... Kanun'un 46/1 inci maddesi gözetilerek hüküm kurulmasına göre davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının çekişmeli taşınmazla ilgili vergi kaydı ibraz etmesi gerektiğini, eklemeli zilyetliğe dayanmakta ise önceki zilyetlerden kendisine olan geçişleri somut belgelerle ispatlaması gerektiğini, aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle iktisap edilen taşınmazların araştırılması gerektiğini, sulu ve kuru toprak ayrımının 3083 ... Sulama Alanlarında Arazi Düzenleme- sine Dair Tarım Reformu Kanun (3083 ... Kanun) hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 14, 16/B, 46 maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmaz üzerinde, davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmiş ise de, yöntemince ve yeterince 40-100 dönüm araştırması yapılmamıştır. Şöyle ki, 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesinde, belgesiz zilyetlik yolu ile en fazla kuru arazide 100 dönüm, sulu arazide ise 40 dönüm miktarında taşınmaz edinebileceği hüküm altına alınmış olup, Dairece aynı günde temyiz incelemesi yapılan ve bir kısım davacıları ortak olan ... Kadastro Mahkemesinin 2007/1337 Esas 2019/24 Karar, 2007/1296 Esas 2019/37 Karar ... dosyalarındaki davacı ...'ya verilen miktar toplamı ile ... Kadastro Mahkemesi'nin 2007/1296 Esas ... dosyasında yer alan Tapu Sicil Müdürlüğünün 21.11.2007 tarihli yazısı uyarınca davacı ...'nın senetsizden edindiği miktar da göz önüne alındığında 100 dönüm sınırlamasını aştığı görülmekte ise de, gelen yazı cevaplarında sadece miktarlar yazılı olduğundan taşınmazların senetsizden edinilip edinilmediği hususu her türlü tereddütten uzak olarak tespit edilememiştir. Ayrıca, eldeki dosyada, aynı kişi ile ilgili ... Köyü çalışma alanında davacı adına senetsiz kaydına rastlanmadığı yazısının olması da, davacının edindiği senetsiz miktarı hususunda ayrı bir tereddüt hasıl olmasına neden olmuştur. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılması için 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesine göre tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40; kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir hükmü gereğince, davacılar adına aynı çalışma alanında belgesiz zilyetlik yoluyla tespit edilen taşınmazların miktarları Tapu Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, ( İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar senetsiz edinim miktarları dosya arasına alınmış ise de, dosya arasında sadece belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz listesi konulmakla yetinilmiş, taşınmazlara ilişkin kadastro tutanakları ve varsa mahkeme ilamları dosya arasına alınmamıştır.) az yukarıda esas ve karar numaraları belirtilen, halen derdest ve bir kısım davacıları aynı olan dava dosyaları ile birlikte değerlendirme yapılması, yine, aynı davacılar tarafından belgesiz zilyetliğe dayalı olarak aynı çalışma alanı içerisinde davalar bulunması halinde bunlarında denetiminin yapılması, son olarak belgesiz zilyetlik yolu ile edinilecek miktar sınırının aşılması halinde dava konusu taşınmazlar yönünden davacılara tercih hakkı tanınmalı ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince belirtilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Davalı Hazine vekilinin (V.C.3.1) nolu bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3.2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!