8. Hukuk Dairesi 2022/3200 E. , 2024/1813 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davalı gerçek kişiler yönünden davanın esastan reddine, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davalı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı Hazine adına kayıtlı olan bulunan eski 58 parsel sayılı 38.200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1305 ada 12 parsel numarasıyla 19.642 m2 yüzölçümlü olarak; davalı gerçek kişiler adına tapuda kayıtlı bulunan eski 59 parsel sayılı 39.850 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1305 ada 8 parsel numarasıyla 44.959,31 m2 yüzölçümlü olarak ve eski 423 parsel sayılı 7.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, 1312 ada 42 parsel numarasıyla 7.095,01 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda davacı Hazineye ait Erzurum ili Pasinler ilçesi Yastıktepe Mahallesi eski 58 yeni 1305 ada 12 parsel sayılı taşınmazın yüz ölçümünün eksildiğini öne sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " fen bilirkişilerinden alınan raporuna göre, uygulama kadastrosu sonucu oluşan yüzölçüm ile önceki yüzölçüm farkının nedeninin dava konusu taşınmazın o dönemin şartlarına bağlı olarak teknolojik yetersizlikten kaynaklı hesaplama hatası olduğu, 766 sayılı Kanun gereğince ilk tesis kadastro çalışmalarında belirlenen kadastro sınırları, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) 22-a maddesi gereğince üretilen kadastro yenileme sınırları ve arazide ölçülen sabit sınırların üçü de çakıştırıldığında bu üç sınırında birbirleri ile uyumlu olduğu, kadastro yenileme çalışmaları sırasında sabit sınırlar dışındaki bütün sınırların eski pafta sınırının aynısı olduğu, dava konusu taşınmazın sınırlarında, küçülme ve hak kaybı olmadığı eski ve yeni yüz ölçümündeki farkın, teknolojik yetersizliklerden ve yüz ölçüm hesabı yapan kişinin planimetre ile alan hesabı cetvelinde hesaplama hatası ve alan hatası yapmadığının göründüğü, pafta üzerinden alan hesabı yapılırken, parsel çizgilerinin karıştırılarak, parselin kendi sınırları üzerinden değil de komşu parsel sınırını da içine alacak şekilde alan çevirdiğinin anlaşıldığı, bu nedenle parsel alanının gerçek alandan daha büyük çıktığının belirlendiği, ancak 1305 ada 12 parselin yüz ölçümünün 21.059,44 m2 olarak hesaplandığı ve hesaplanan yüz ölçümünün uygulama tutanağının yeni yüz ölçüm hanesine 21.059,44 m2 olarak yazılması gerekirken, 19.642,51 m2 olarak yazıldığı, bu nedenle 1305 ada 12 parselin yüz ölçümünün 21.059,44 m2 olması gerektiği, dava konusu taşınmaza ait 1955 ve 1970 yıllarına ait hava fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere taşınmazın sınırlarında bir değişiklik olmadığı, yenileme çalışmalarında bu sınırlara uyulduğunun anlaşıldığı " gerekçesiyle, davanın, eski 58 parsel yeni 1305 ada 12 parsel yönünden kabulüne, eski 59 parsel yeni 1305 ada 8 parsel, eski 423 parsel yeni 1312 ada 42 parsel yönünden reddine ve dava konusu eski 58 parsel yeni 1305 ada 12 parsel sayılı taşınmazın yenileme kadastro tespitinin iptali ile aynı nitelikte, 21059,44 m2 yüzölçümünde tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu eski 59 parsel yeni 1305 ada 8 parsel, eski 423 parsel yeni 1312 ada 42 parsel sayılı taşınmazların yenileme kadastro tespiti (uygulama tutanağı) gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, " uygulama kadastrosu sonucu oluşan yüzölçüm ile önceki yüzölçüm farkının nedeninin dava konusu taşınmazın o dönemin şartlarına bağlı olarak teknolojik yetersizlikten kaynaklı hesaplama hatası olduğu, 766 sayılı Kanun gereğince ilk tesis kadastro çalışmalarında belirlenen kadastro sınırları, 3402 sayılı Kanun' un 22-a maddesi gereğince üretilen kadastro yenileme sınırları ve arazide ölçülen sabit sınırların üçü de çakıştırıldığında bu üç sınırda birbirleri ile uyumlu olduğu, kadastro yenileme çalışmaları sırasında sabit sınırlar dışındaki bütün sınırların eski pafta sınırının aynısı olduğu, dava konusu taşınmazın sınırlarında, küçülme ve hak kaybı olmadığı eski ve yeni yüz ölçümündeki farkın, teknolojik yetersizliklerden ve yüz ölçüm hesabı yapan kişinin planimetre ile alan hesabı cetvelinde hesaplama hatası ve alan hatası yapmadığının göründüğü, pafta üzerinden alan hesabı yapılırken, parsel çizgilerinin karıştırılarak, parselin kendi sınırları üzerinden değil de komşu parsel sınırını da içine alacak şekilde alan çevirdiğinin anlaşıldığı, bu nedenle parsel alanının gerçek alandan daha büyük çıktığının belirlendiği, ancak 1305 ada 12 parselin yüz ölçümünün 21.059,44 m² olarak hesaplandığı, hesaplanan yüz ölçümün uygulama tutanağı yeni yüz ölçüm hanesine 21.059,44 m² yazılması gerekirken, 19642,51 m² olarak yazıldığı, 1305 ada 12 parselin yüz ölçümünün 21.059,44 m² olması gerektiği, dava konusu taşınmaza ait 1955 ve 1970 yıllarına ait hava fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere taşınmazın sınırlarında bir değişiklik olmadığının ve yenileme çalışmalarında bu sınırlara uyulduğunun anlaşıldığı, davanın eski 58 parsel yeni 1305 ada 12 parsel yönünden kabulüne, eski 59 parsel yeni 1305 ada 8 parsel, eski 423 parsel yeni 1312 ada 42 parsel yönünden reddine karar verilmiş ise de; eski 59 parsel yeni 1305 ada 8 parsel ve eski 423 parsel yeni 1312 ada 42 parsel yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı Hazine'ye ait eski 58 parsel yeni 1305 ada 12 parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmiş fakat yüz ölçümü değişikliğinin komşu parsellerden kaynaklanmadığı, bu değişikliğin 3402 sayılı Kanun' un 22/a maddesi çalışmasında cepheli alan hesabı çizelgesinde yüz ölçümünün 21.059,44 m² olarak hesaplandığı fakat tutanağa 19.642,51 m² yazıldığı ve buna göre hatanın Kadastro Müdürlüğünden kaynaklandığı anlaşıldığından Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu " gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin istinaf isteminin kabulüne, Erzurum Kadastro Mahkemesinin 03.08.2018 tarihli ve 2017/14 Esas, 2018/37 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı ... Müdürlüğüne karşı açılan davanın kabulüne, diğer davalılara karşı açılan davanın reddine, dava konusu eski 58 parsel yeni 1305 ada 12 parsel sayılı taşınmazın yenileme kadastro tespitinin iptali ile aynı nitelikte, 21059,44 m² yüzölçümünde tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu eski 59 parsel yeni 1305 ada 8 parsel, eski 423 parsel yeni 1312 ada 42 parsel sayılı taşınmazların yenileme kadastro tespiti (uygulama tutanağı) gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduklarından Hazineden ve Kadastro Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!