WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/2921 E.  ,  2024/1758 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki Tapusuz Taşınmazın Tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışması sırasında tapulama harici bırakılan sınırlarını bildirdiği ...mevkiinde bulunan yaklaşık 325 m2 yüzölçümündeki taşınmazı, müvekkilinin, ...den 1985 yılında satın aldığını, taşınmaza o tarihten beri müvekkilinin, öncesinde de önceki malikin toplam otuzyedi seneyi aşkın bir süredir nizasız fasılasız, malik sıfatıyla zilyet olduklarını belirterek, taşınmazın müvekkili adına tescilini istemiştir.

Mahkemece, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kanunun 13 ve 14. maddeleri yönünden kazanma şartlarının oluşması nedeniyle davanın kabulü ile... mevkiinde bulunan 04.12.2013 havale tarihli rapor ekinde tescile esas krokide (A) harfi ile işaretlenen 400,54 m2 yüzölçümlü alanın bahçe vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.05.2015 tarih ve 2014/9828 Esas 2015/3854 Karar sayılı ilamıyla; "Dava konusu taşınmazın genel arazi kadastrosunda neden tescil harici bırakıldığı araştırılması, komşu parsellere ait kadastro tesbit tutanakları ve dayanak belgelerinin getirtilmesi, orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmalarına ilişkin evrakın getirtilerek yörede imar uygulaması yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiği, yapılmış ise ne gibi bir işlem yapıldığı, imar planı içine alınmışsa hangi tarihte alındığı, imar planı kapsamına alınma tarihine kadar davacı yararına 20 yıllık zilyedlik süresinin dolup dolmadığının belirlenmesi gerektiği, bütün belgeler getirtildikten sonra harita-kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi, bir ziraat ve bir orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle, en az 5 ya da 6 orman sınır noktası gösterilecek biçimde, çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit hattına göre konumu belirlenmesi gerektiği, yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile, davanın açıldığı tarihten 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile bu hava fotoğraflarına dayanılarak üretilen memleket haritalarının bilirkişi kurulu marifetiyle yapılacak keşifte, getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar ve ihya ile zilyetliğin hangi tarihte başlayıp tamamlandığının belirlenmesi gerektiği zilyetlik araştırması yapılması, imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, edildi ise tarihi ve ne kadar süreyle ne şekilde zilyet edildiğinin araştırılması ve sulu susuz araştırması yapılması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince "Taşınmazın orman vasfında olmadığı, gerçek kişilerce mülkiyetinin iktisap edilebileceği, dosyada bulunan tanık anlatımları ve 1992- 2009 ve 2015 tarihli hava fotoğraflarından davaya konu parselin zilyetlik unsurunun mevcut olduğu, bu haliyle davacının dava tarihinden itibaren 20 yıl üzerinde taşınmazın malik sıfatı ile kullandığı bu haliyle TMK 713 de ön görülen yasal koşulların oluştuğu anlaşılmakla; davanın kabulüne, Bursa ili, Karacabey ilçesi, Kurşunlu köyü köyüstü mevkinde bulunan 11.03.2019 tarihli rapor ekinde tescile esas krokide 400,54 m2 yüzölçümlü alanın "bahçe" vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bursa Kadastro Müdürlüğü'nün E-98473618-170.02-9883610 sayılı yazısı ile Karacabey ilçesi Kurşunlu Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-1, Ek-5 ve Geçici 8 inci maddeleri kapsamında kadastro güncelleme çalışmalarının tamamlanarak 09.12.2022 ila 26.12.2022 tarihleri arasında bilgilendirme ilanına alındığı, mahkemelerle yapılan yazışmalarda Bursa ili Karacabey ilçesi Kurşunlu Mahallesi, 1744 ada 16 parsel olarak tespit edilen taşınmazın temyiz konusu edilen Karacabey 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/230 Esas sayılı dosyasında kadastro tespiti öncesinde davalı olması nedeniyle davalı olduğu belirtilmekle kadastro tutanak aslının Bursa Kadastro Mahkemesine gönderildiği, Bursa Kadastro Mahkemesince 08.01.2024 tarihli dosya isteme yazısında bu durumun Karacabey 2. Asliye Hukuk Mahkemesine bildirildiği anlaşılmıştır.

O halde mahkemece dava konusu tapusuz taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu Geçici 8 inci maddesine göre kadastro çalışması yapıldığı bildirildiğine göre temyize konu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinin fen bilirkişisinden alınacak ek rapor ile belirlenmesi halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu 26/son ve 27/1 inci maddeleri uyarınca Kadastro Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiği düşünülmelidir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

18.03.2024 günü oy birliği ile karar verildi.