WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/272 E.  ,  2024/3440 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/9 E., 2020/15 K.
HÜKÜM : Davanın kısmen kabuılüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkeme kararı, davacı vekili ile davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 Sayılı Kanun) 7. maddesine göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında, Ordu ili Mesudiye ilçesi Yağmurlu Köyü 152 ada 17 parsel sayılı taşınmaz, 7.809,44 metrekare yüzölçümü ve koruluk vasfıyla belgesizden Hazine adına tesbit edilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanun'un 5304 Sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 Sayılı Kanun) ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.

Davacı dava dilekçesinde, dava konusu 152 ada 17 parsel sayılı taşınmaza kardeşleri ile birlikte 27.10.1987 tarihli ve 23 nolu tapu kaydı ile malik bulunduklarını, taşınmazın daha evvel tarla halinde iken, emekle koruluk haline getirdiklerini ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın tapu malikleri adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yer içerisinde kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, üzerindeki sarıçam ağaçlarının emekle yetiştirildiği" gerekçesiyle verilen davanın kabulü ile 152 ada 17 parsel numaralı taşınmazın kadasto tespitinin iptali ile, ... çocukları ..., ..., ..., ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline dair önceki karar, davalı ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/9140 Esas, 2015/11794 Karar sayılı ilamıyla; "davacının dayandığı 27.10.1987 tarihli ve 23 nolu tapu kaydının mahallinde 15.06.2013 tarihinde yapılan keşif sırasında mahalli bilirkişiler eliyle yapılan uygulaması yeterli olmayıp tapu kaydının sınırları tam olarak belirlenmediği, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tespit tutanak örneği ile tapu kaydının ve varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyaları, tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise ilgili dava dosyaları ile dayanılan 27.10.1987 tarihli ve 23 nolu tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile birlikte getirtilerek, davacının dayandığı tapu kaydının yöntemince yerinde uygulanması, usulüne uygun orman araştırması yapılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde "davacının dayandığı tapu kaydının hudut ve mevki itibariyle dava konusu taşınmazı kapsadığı, alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 152 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile 19.11.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda tapu kaydının hisse dağılımı yapılarak, paylı mülkiyet şeklinde korululuk vasfı ile davacılar ve Hazine adına tapu kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... Ehsam Alaçam vekili ile davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamı incelendiğinde bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamında açıklanan hususları içermediği ve denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; bozma ilamında açıkça çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örneği ile tapu kaydının ve varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyaları, tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise ilgili dava dosyalarının getirtilmesi, davacının dayandığı tapu kaydının yöntemince yerinde uygulanmasına değinilmesine karşın, komşu 21 nolu parselin kadastro tespit tutanak örneği ile tapu kaydının ve varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyaları, tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise ilgili dava dosyalarının getirtilmemiş, davacının dayandığı tapu kaydının da geldi ve gitti kayıtları eksik getirtilmiş ve yerinde yöntemince uygulanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, 21 nolu komşu parsele ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ile dayanılan 27.10.1987 tarihli ve 23 nolu tapu kayıtlarının tüm geldi ve gitti kayıtları eksiksiz olarak ilgili yerlerden dosyaya getirtilerek, dosya içerisinde bulunan en eski tarihli hava fotoğrafı ile mevcut tüm hava fotoğrafları ve çekişmeli yere komşu diğer parsellere ilişkin belgeler hep birlikte; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi ve bir harita ve kadastro mühendisi bilirkişi marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanun'un 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 tarihli ve 35/13 E.K. ile 13.06.1989 tarihli ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşif sırasında davacının dayandığı tapu kaydı okunup, bu kayıtlardaki hudutlar zeminde yerel bilirkişilere tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, çekişmeli taşınmaz ve komşu taşınmazlarının kimden kime kaldığı, davacının dayandığı tapu kaydının sınırlarındaki tapu malikleri ile mevcut sınırlardaki kayıt malikleri arasındaki bağlantı araştırılarak bu hususlarda ayrıntılı beyanları alınmalı ve getirtilen tutanak ve dayanakları ile bu beyanlar denetlenmeli, tapu kaydında yazan sınırların yerleri kesin olarak belirlenmeli, komşu parsellerin tutanakları ve dayanaklarının taşınmazı ne olarak okuduğu değerlendirilmeli, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir, keşfi takibe imkan veren kroki düzenlettirilmeli, harita ve uzman orman bilirkişiler eliyle taşınmazın en eski tarihli hava fotoğrafı da dahil, dosyada mevcut tüm hava fotoğraflarının stereoskop aleti vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü oluşturan unsurların tek tek sayı olarak tarif edildiği, ağaçların cinsi, ortalama yaşı, kapalılık oranı, hâkim ağaç türü, kullanım şeklinin ve sınırlarının detaylı olarak incelendiği ve yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan müşterek imzalı rapor düzenlettirilmeli, tüm deliller toplandıktan sonra birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gibi, davacının dayandığı tapu kaydının çekişmeli yere uyduğunun belirlenmesi halinde ise, tapu kaydının kapsamına göre belirlenerek tapu kayıt miktarı kadar yerin çekişmeli yerden ifrazı ile ayrı bir parsel numarası ile tapuya tescili gerekirken, paylı mülkiyet oluşturacak şekilde hüküm kurulması da hatalıdır.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ:Açıklanan sebeplerle;
Tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.