WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/2718 E.  ,  2024/2252 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1128 E., 2022/15 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/9 E., 2021/14 K.

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Kullanım kadastrosu sırasında, Giresun ili Pireaziz ilçesi Bozat Köyü çalışma alanında bulunan 129 ada 326 parsel sayılı 2.435,06 m2 ve 129 ada 336 parsel sayılı 3.207,10 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1985 yılından beri 1/2'şer .. ile ... fiili kullanımında bulunduğu ' şerhi yazılarak. fındık bahçesi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde; Giresun ili Pireaziz ilçesi ... Köyü 129 ada 326 ve 129 ada 336 parsel sayılı taşınmazların babasından kendisine kaldığını ve tamamının otuzbeş yıldır kendi kullanımında bulunduğunu, kardeşi olan davalının babadan kalan başka taşınmazları kullandığını ileri sürerek, lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "Uyuşmazlığın, muris ...'nın sağlığında dava konusu taşınmazı davacı lehine hibe, taksim tasarruflarına konu edip etmediği ile taşınmazlarda tespit gününe kadar ekonomik amaca uygun şekilde fiili kullanımın bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığının anlaşılmakta olduğu, her ne kadar keşif esnasında dinlenen bilirkişi ve tanıklar, dava konusu 129 ada 326 ve 336 parsel sayılı taşınmazların davacı ... tarafından 1985 yılından beridir kullanıldığını, muris ...'den davalı ...'e verilen taşınmazların başka mevkiili taşınmazlar olduğunu beyan etmiş olsalar da dosya arasına alınan taraflara ait tapu ve kadastro tutanaklarının incelenmesi ile davalıya isabet ettiği iddia olunan taşınmazlarda davacının da hissedar olduğu, muris ...'dan gelip de sağlığında yaptığı bağış sebebiyle davacı ... adına 129 ada 3 parsel ve davalı ... adına 129 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar ile yine 117 ada 1 ve 129 ada 6 parsel numaralı taşınmazların da murisin kadastro sırasındaki muvafakatine binaen 1/2'şer hisse ile taraflar adına tespit edildiği, bunlar dışında başkaca taksim, hibe sebepleriyle taraflar adına tespit gören veya lehlerine zilyetlik şerhi verilen taşınmaz kaydına rastlanmamış olduğu, taraflar adına kayıtlı dava dışı diğer taşınmazların tarafların müstakilen kayıt maliki veya zilyedi olduğu yahut muris ...'nın vefatı ile kendilerine miras hisseleri nispetinde intikal eden taşınmazlar olduğu, muris ...'nın dosya arasına alınan nüfus kayıt örneğine göre 15.09.2013 tarihinde vefat etmiş olduğu ve dava konusu ya da dava dışı taşınmazlarının zilyetliklerini bir kısım evlatlarına terk etse de kadastro çalışmalarında yukarıda bahsolunan hibe konusu taşınmazlar dışındaki taşınmazların muris adına tespit edildiği, tespitlerin itirazsız kesinleştiği ve tapularının da muris adına oluştuğu, dolayısıyla murisin tüm taşınmazlarını sağlığında taksim veya hibe konusu etmediği ve mevcut duruma göre davacı tarafından çekişmeli taşınmazların tereddüte mahal bırakmayacak şekilde muris tarafından taksim veya hibe işlemine konu edilip sadece kendisinin kullanımında olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı " gerekçesiyle, davanın reddine ve 129 ada 326 ve 336 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesindeki şerhlerle birlikte kullanım kadastrosu tespiti gibi ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonucun dosya kapsamına uygun olmadığı, şöyle ki, dava konusu taşınmazların evveliyatı itibariyle tarafların müşterek murisi ...'nın kullanımında olduğu hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın, murisin sağlığında çekişmeli taşınmazları mirasçıları arasında paylaştırıp paylaştırmadığı, yapılan paylaşım sonucunda çekişmeli taşınmazların kime düştüğü, paylaşım tarihinden sonra ve özellikle de kadastro tespit tarihinde çekişmeli taşınmazların kimin kullanımında olduğu noktalarında toplanmakta olduğu, bilindiği üzere, murisin sağlığında yaptığı paylaşım işlemi hukuki niteliği itibariyle bağışlama hükmünde olup, bu işlemin geçerli olabilmesi için paylaşıma tüm mirasçıların katılmasına veya paylaşımın eşit ve dengeli şekilde yapılmasına da gerek bulunmadığı, diğer yandan murisin, kendisine ait veya kendisinin kullanımında olan taşınmazların tamamının paylaştırabileceği gibi, bir kısmını paylaştırıp bir kısmını da paylaşım dışında tutabileceği, dolayısıyla, muristen kalan taşınmazların bir kısmının murisin tüm mirasçıları adına, bir kısmının bazı mirasçılar adına, bir kısmının ise sadece davacı veya sadece davalı adına tespit edilmiş olmasının, yalnız başına murisin paylaşım yaptığı veya yapmadığı olarak yorumlanamayacağı, somut olayda, davacı tarafın, çekişmeli taşınmazların murisin sağlığında yaptığı paylaşım sonucunda kendisine verildiğini ve yaklaşık 35 yıldır çekişmeli taşınmazların sadece kendisinin kullanımında olduğunu iddia etmekte, davalı tarafın ise, murisin sağlığında ya da ölümünden sonra çekişmeli taşınmazlara ilişkin herhangi bir paylaşım veya taksim yapılmadığını savunmakta olduğu, mahallinde icra edilen keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarından, dava konusu ve dava dışı bir kısım taşınmazların murisin sağlığında erkek çocukları arasında paylaştırıldığının, çekişmeli taşınmazların yapılan paylaşım sonucu davacıya bırakıldığının ve davacının da 1985 yılından beri yani yaklaşık 35 yıldır çekişmeli taşınmazları zilyetlik ve tasarrufu altında bulundurduğunun anlaşılmakta olduğu, nitekim davacı vekilinin 16.04.2021 tarihli beyan dilekçesinde, murisin sağlığında yaptığı paylaşım sonucunda dava konusu taşınmazların müvekkili olan davacıya, dava dışı 240 ada 2 ve 19 parsel sayılı taşınmazların ise davalı ...'ya bırakıldığını, ancak kadastro sırasında bu taşınmazların davalının oğlu ... adına tespit edildiğini beyan etmiş olup, dosya arasına gelen tapu kayıtları ve kadastro tutanaklarının incelenmesinden, belirtilen taşınmazların davalı ...'nın hibesine dayanılarak oğlu ... adına tespit ve tescil edildiklerinin görüldüğü, tüm bu nedenlerle, çekişmeli taşınmazların murisin sağlığında yaptığı paylaşım sonucu davacıya düştüğünün ve kullanım kadastrosu tespit tarihinde de davacının fiili kullanımında olduğunun anlaşıldığı " gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile, Bulancak Kadastro Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli ve 2020/9 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 nci maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.2 nci maddesi gereğince yeniden hüküm tesisine, davanın kabulüne, 129 ada 326 ve 336 parsel sayılı taşınmazların kullanım kadastrosu tespitlerinin iptali ile beyanlar hanelerine "6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "1985 yılından beri davacı ...'nın kullanımındadır" şerhleri yazılmak suretiyle ve fındık bahçesi vasfıyla davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.