8. Hukuk Dairesi 2022/2668 E. , 2023/5385 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1551 E., 2022/482 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/355 E., 2021/123 K.
Taraflar arasındaki taşınmazın bedelsiz iadesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 989, 990 ve 993 parsel ... taşınmazlar, Şubat 1289 tarih ve 123 sıra numaralı kaydına istinaden, ahır ve tarla ile çalılık vasıflarıyla, 1989 yılında orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan bahisle, beyanlar hanesine, davacıların kullanımında bulunduğu şerh verilmek suretiyle, Hazine adına tespit edilmiş; 991 parsel ise, beyanlar hanesinde, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve dava dışı ...'ın kullanımında olduğu şerhi dercedilmek suretiyle, tarla vasfıyla, Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve tapuda Hazine adına kayıtlı olan 989, 990, 991 ve 993 parsellerin, müvekkillerinin babası ... ... adına kayıtlı Şubat 1289 tarihli ve 123 sıra numaralı zabıt kaydı kapsamında kaldığını, anılan zabıt kaydının, orman tahdidi içerisinde kaldığından bahisle arazi kadastrosunda revizyon görmediğini ileri sürerek, zabıt kaydı kapsamında kalan ve 6831 ... Orman Kanunu' nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılmış olan 989, 990 ve 991 parsel ... taşınmazlar ve 993 parselden ifrazen oluşan 1188, 1189, 1101 ve 1102 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 ... Kanun) uyarınca bedelsiz olarak müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
3. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1943 yılında yapılan orman tahdidi, 1989 yılında yapılan 6831 ... Kanun' un 2/B maddesi çalışması mevcut olup, arazi kadastrosu 1992 yılında yapılmıştır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2021 tarih ve 2018/355 Esas, 2021/123 Karar ... kararıyla; "Dava konusu taşınmazlardan 990 ve 991 nolu parsellerin atiye terk edilmesine rağmen, davalı Hazine tarafından bu işleme rıza gösterilmemesi nedeni ile bu parseller yönünden yapılan inceleme sonucu, her ne kadar bu taşınmazların zabıt kaydı sınırları içerisinde kaldığı kabul edilebilir ise de, 990 nolu parselin halen davalı olduğu, 991 nolu parselin ise fiili kullanıcısının ... olarak belirlenmesi ve atiye terk edilme işlemi nedeni ile bu parseller yönünden davanın ispatlanamadığı, dava konusu taşınmazlardan 1189 nolu parselin yol olarak sınırlanan bir parsel olduğu, özel mülkiyete konu yapılamayacağı, dava konusu yapılan parsellerden 989, 1188, 1101 ve 1102 nolu parseller her ne kadar tam ortalarından İSKİ ihale hattı geçmekte ve 989 nolu parsel ile diğer parseller ihale hattının istinat duvarı ile birbirlerinden ayrılmış durumda iseler de, zabıt kaydının sınırları içerisinde kaldıkları, tespit yapılırken şagil sıfatlarının da bu taşınmazlara şerh olarak yazıldığı" gerekçeleriyle 990, 991 ve 1189 nolu parseller yönünden açılan davanın reddine, 989, 1188, 1101 nolu parseller yönünden açılan davanın kabulüne, Hazine adına olan tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptallerine, 1/3 payın davacı ..., 1/3 payın davacı ..., 1/3 payın davacı ...'dan temlik alan ... adına tapuya tesciline, 1102 nolu parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın 1/3' er paylarla davacılar ..., ... ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacıların 2 yıllık yasal süre içinde iade için müracaat etmediklerini, Hazine adına kayıtlı bir taşınmazın 6292 ... Kanun'un 7 nci maddesine göre iadeye konu olabilmesi için, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulmuş ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı iken 6831 ... Kanun'un 2/B maddesine tabi yerlerden olması nedeniyle açılan dava sonucunda tapusunun iptal edilerek kararın infaz edilmesi sonucunda Hazine adına tescil edilmiş olması gerektiğini, somut olayda belirtilen bu şartların bulunmadığını, ayrıca reddedilen kısım için nispi vekalet ücretine hükmedilmemesinin kanuna aykırı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Somut olayda, bölgede 1942 yılında yapılan orman kadastrosu sonrasında taşınmazların orman sınırı içine alındığı, tahdidin kesinleştiği, daha sonra 1993 yılında yapılan 3302 ... yasa ile 2/b vasfı ile orman dışına çıkarıldığı ve bu vasıfla Hazine adına tescil edildiği, davacıların murisi adına bir tescil görmediği, evveliyatında devlet ormanı sınırları içinde kalan ve sonra orman sınırı dışına çıkarılan bu yerler bakımından davacılar her ne kadar zabıt kayıtlarına dayansalar da edinilmesinin mümkün olmadığı, taşınmazların orman vasfıyla hazine adına tespit ve tapuya tescil edilmiş olmasıyla artık eski tapu kayıtlarının hükümsüz kaldığı, dava konusu parseller sonradan 2/B uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılmışsa da davacıların bu tapuya dayanarak mülkiyet istemiyle dava açmayacakları ve 6292 ... yasanın 7.maddesine göre taşınmazların adlarına tapuya tescilini talep edemeyeceklerinin anlaşıldığı, ayrıca yasa gereğince 2 yıllık yasal sürede iade başvurusunda bulunulmaması karşısında ilk derece mahkemesince davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçeleriyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esasıyla ilgili olarak, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6292 ... Kanun'da yapılan değişiklik neticesinde iadeye ilişkin başvuru süresinin uzatıldığını, bu değişiklik çerçevesinde müvekkillerinin başvuru yaptığına ilişkin belgenin dilekçe ekinde olduğunu, süresinde iade başvurusu olmasına rağmen, başvuru yok farzedilip davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6292 ... Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca bedelsiz iade istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; bu davalarda yargı yolunun adli yargı mı, yoksa idari yargı mı olduğu noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 371 inci maddesi ile 114 ve 115 inci maddeleri, 6292 ... Kanun'un 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6292 ... Kanun'un "2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar" başlıklı 7 nci maddesinde; " (1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve İdarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;
a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde İdareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.
b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise, bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.
c) Bu fıkra kapsamında kalan taşınmazların kullanıcılarının kayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıt maliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde, kullanıcılar bu Kanunda belirtilen şartları taşısalar dahi doğrudan satış hakkından yararlanamazlar.
(2) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırı dışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulması gereken taşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmaz ve bunlar hakkında dava açılmaz.
(3) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin hakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idareden başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve dava açamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilli olanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göre değerlendirilir.
(4) Bu maddeye göre ilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle dava açılması gereken, ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iade edilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlar verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Buna göre; 6292 ... Kanun'un 7 nci maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, idareye geniş takdir yetkisinin tanındığı görülmektedir. Zira, idarece iade başvurusu yerinde görülerek taşınmaz iade edilebileceği gibi, onun yerine, rayiç bedelini ödeyebileceği veya rayiç bedeline uygun başka taşınmaz verebileceği, hatta idarenin kanunda belirtilen gerekçelerle taşınmazı iade etmeyebileceği anlaşılmaktadır.
3. Bu noktada kısaca idari eylem ve idari işlemi tanımlamak gerekirse; idari eylem, kamu idare ve kurumlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuku kural ve gereklerine göre yaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerden ibarettir. İdari işlem ise, idari kanunlara dayanılarak yapılan muamelelerdir. İdarenin eylem ve işlemleri, onun kamu hukuku alanındaki kamu gücünü (kamu otoritesini) kullanarak, idare hukuku kural ve gerekleri uyarınca yaptığı faaliyetlerin, hukuki ve maddi hayattaki görünümleridir.
4. Somut olayda; davacılar, dava ve temyize konu tapuda Hazine adına kayıtlı ... Mahallesi 989 parsel ile 993 parselden ifrazen oluşan 1101, 1102, 1188 parsellerin, murislerine ait Şubat 1289 tarih ve 123 sıra numaralı zabıt kaydı kapsamında kalmasına rağmen, 1992 yılında yapılan kadastro sırasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan bahisle tespitlerinin Hazine adına yapıldığını belirtmişler, bedelsiz iadeye ilişkin 6292 ... Kanun’un 7 nci maddesine dayanmak suretiyle taşınmazların mülkiyet hakkı sahibi olduklarını, bu nedenle Hazine adına olan tapularının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir. Dolayısıyla, eldeki davanın hukuki dayanağı ve sebebi, 6292 ... Kanun'un 7 nci maddesindeki bedelsiz iade müessesesidir.
5. Konuya ilişkin olarak yukarıda değinilen kanun hükümleri ve davacıların eldeki davadaki talepleri ile bunun dayanağı birlikte irdelendiğinde, dava konusu taşınmazların 6292 ... Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığı, idareye başvurulup başvurulmadığı hususlarının saptanması ve sonrasında dayanak tapunun 7/1-a ve b bentlerinde belirtilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı, tapu kaydı belirtilen nitelikleri taşısa bile, taşınmazların bedelsiz iade edilebilecek nitelikte olup olmadığı, taşınmazların yerine rayiç bedellerinin ödenmesi ya da rayiç bedele uygun taşınmaz verilip verilmeyeceği yönünden ayrıca bir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetlerin, birer idari işlem olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacılar, tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuş ise de, maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 ... HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, lehine henüz sicile yansıtılmamış olan mülkiyet hakkının doğmuş olması nedeniyle, tapu iptali ile tescil niteliğinde olmayıp zaten mevcut olan ve tapu sicilinde kayıtlı olan dayanak tapu kaydı uyarınca bedelsiz iadeye ilişkin idari işlemlerin icrasına yöneliktir. Dolayısıyla işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre incelemeye uygun olduğu; davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı görülmektedir.
6. Bu durumda, açılan davanın, 2577 ... Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtildiği üzere; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları” ve “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/820 Esas, 2019/117 Karar ve 28.05.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/309 Karar ... kararları da bu doğrultudadır.
7. Bu itibarla; Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esastan reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, bu husus, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 ... Kanun'un 370/2-4 üncü maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesi ve hüküm fıkrasının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin, sair temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,
Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı gerekçesinin belirtilen şekilde değiştirilmesine, hüküm fıkrasının B-1 numaralı bendinde yer alan “davanın reddine” ibaresinin hükümden çıkartılarak; yerine “HMK’nin 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle, aynı Kanunun 115/2 nci maddesi uyarınca davanın usulden reddine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!