8. Hukuk Dairesi 2022/2519 E. , 2024/4666 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine ve karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler vekili dava dilekçesinde özetle, 1936 tarihli ve 127 nolu tahrir kaydına dayanarak dilekçesinde sınırlarını bildirdiği dava konusu taşınmazda müvekkilleri lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluştuğunu ileri sürerek müvekkilleri adına tescilini istemiştir. Asli müdahiller 02.04.2013 havale tarihli dilekçeleriyle taşınmazın davacılar ile birlikte adlarına tescili istemiyle davaya katılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, dava konusu, fen bilirkişisi ...'un 30.12.2014 tarihli raporuna ekli krokide (A) (B) ve (D) harfleriyle gösterilen, toplam 16.902,38 m² yüzölçümündeki taşınmazın Hazine adına orman vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, aynı rapor ve ekli krokide (C) harfi ile gösterilen bölümün 190 parsel nosunda orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı oluşu gözetilerek hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince; "1) Davacı gerçek kişiler vekilinin dava konusu (A), (C) ve (D) harfi ile gösterilen bölümlere ilişkin Daire kararının düzeltilmesi istemi yönünden: Davacı gerçek kişiler vekilinin karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür. Dairemiz kararı, karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usul ve kanuna da uygun bulunduğundan davacı gerçek kişiler vekilinin esasa ilişkin karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir. 2) Davacı gerçek kişiler vekilinin dava konusu (B) harfi ile gösterilen bölüme ilişkin Daire kararının düzeltilmesi istemi yönünden: Mahkemece, orman bilirkişisinin düzenlediği 31.12.2014 tarihli raporu hükme esas alınarak dava konusu (B) harfi ile gösterilen yerin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle Hazine adına orman vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline dair verilen karar doğru değildir.
Şöyle ki; fen bilirkişisi tarafından düzenlenen kroki ekli raporunda dava konusu yerin (B) harfi ile gösterilen bölümünün 230 nolu parsel içerisinde kaldığı açıklandığı, ayrıca Dairemizin 18.10.2017 tarihli ve 2017/10248 Esas, 2017/10538 Karar sayılı iadesi gereğince dosya içerisine alınan 230 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespit tutanağının ve eklerinin incelenmesi sonucunda;(B) harfi ile gösterilen bölümün içerisinde kaldığı 230 nolu parselin ise hükmen tescil ile oluştuğu ve bu parselin ifraz ile 1158 sayılı parsel ile 1159 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu anlaşılmaktadır. (1158 parsel tapuda mera niteliği ile Hazine adına tescil edilmiş. 1159 parsel ise tapuda Hazine adına kayıtlı iken yol niteliği ile kamulaştırılmıştır.) Mahkemece (B) harfi ile gösterilen bölümün Hazinesi adına orman vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilerek mükerrer tapu kaydı oluşturulmuştur. Bu nedenle verilen hüküm de infaza elverişli değildir." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Fen bilirkişisi ...'un 30.12.2014 tarihli raporuna ekli krokide dava konusu (A), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlere ilişkin Yargıtay Daire kararının düzeltilmesi isteğinin reddine karar verildiği anlaşılmakla (A), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımlara ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığı, (B) harfi ile adlandırılan kısım için ise; Adana ili Kozan ilçesi ... Köyü 230 nolu parsel nolu taşınmaz ifrazen 1158 sayılı parsel ile 1159 parseller olduğu 1158 nolu parsele ilişkin olarak mahkememizin 2015/284 Esas, 2016/796 Karar sayılı dosyasından orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2016/12572 Esas, 2019/2647 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği ve karar düzeltme talebinin reddi ile ... adına orman vasfı ile hükmen tescil edildiği, 1159 parsel ise tapuda Hazine adına kayıtlı iken yol niteliği ile kamulaştırıldığından mevcut tapu kayıtları gözetilerek dava konusu, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen Adana ili Kozan ilçesi ... Köyü 230 nolu parsel (ifrazen 1158 sayılı parsel ile 1159 parsel) içerisinde kalan taşınmazların davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş hüküm, davacı gerçek kişiler vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı gerçek kişiler vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!