WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/2450 E.  ,  2024/4496 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/10 E., 2021/37 K.
DAVA TARİHİ : 19.03.2014
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddi ile, dava konusu, Burdur ili, ... İlçesi, ... Köyü, Çocuk ... mevkii, 178 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 30,518.70 m2 yüzölçümlü olarak orman vasfı ile Hazine adına tapuyu kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. 11.06.1954 tarihinde yapılan ve kesinleşen tapulama çalışmaları sonucunda taşınmaz tarla vasfı ile ... adına kaydedilmiş, bu çalışmalara karşı ...İdaresi tarafından açılan dava ... Tapulama Mahkemesinin 1965/287 Esas, 1967/29 Karar, sayılı ilamı ile itirazlar reddedilerek taşınmaz ... adına tescil edilmiş, Burdur ili ... ilçesi ... Köyü, mülkî sınırları içerisinde bulunan ormanların 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve aynı Kanun'un 2/B maddesi uygulama çalışmaları yapmak üzere 7 Nolu Komisyon görevlendirilmiş, 02.09.1998 tarihinde taşınmazın bulunduğu ... Köyünde ilân edilerek 21.09.1998 tarihinde işe başlamış, 23.10.1998 tarihinde sonuçlandırma tutanağı ile çalışmalar bitirilip 10.02.2000 tarihinde ... köyünde ilân edilerek kesinleştirilmiş ancak taşınmazın bulunduğu ... Köyünde ilân edilmemiş, yapılan orman kadastro çalışmasında dava konusu parsel orman sınırları içerisinde bırakılmıştır.

2. Davacılar kadastro mahkemesine ibraz ettikleri 19.03.2014 havale tarihli dava dilekçesi ile; ... ilçesi, ... Köyü 25 parsel sayılı taşınmazın 1954 yılında 5543 sayılı İskan Kanunu hükümlerine göre muris ...'ye tahsis edilerek adına tapuya tescil edildiğini, Orman İdaresi tarafından tapu iptal tescil davası açıldığı ve ... Tapulama Mahkemesinin kararı ile taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edilerek davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda 1954 yılında kadastro çalışmasının yapıldığını ve tapulandığını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 inci maddesi gereğince ikinci kez kadastro çalışmasının yapılmasının mümkün olmadığını, taşınmazın ezelden beri tarımsal maksatla kullanıldığını, ...İşletme Müdürlüğünün 28.02.2014 tarihli ve 24 sayılı yazısının tebliği üzerine taşınmazın orman sınırlarında kaldığını öğrendiklerini, orman kadastro çalışmasının uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu ... Köyünde ilan edilmediğinden kanunda belirtilen sürenin işletilmesinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, muris ... adına kayıtlı taşınmazın 2000 yılında orman tahdit sınırı içerisine alınmasına ilişkin orman tahdit tutanaklarının iptali ile taşınmazın orman sınırı dışına çıkartılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın görev, süre ve esas bakımından reddi gerektiğini, Dava konusu taşınmazın mülki hudut bakımından her ne kadar ... Köyü sınırlarında kalsa da orman kadastro çalışmaları bakımından ... Köyü sınırı içerisinde kaldığını, yapılan kadastro çalışmasının 10.02.2010 tarihinde ... (Ambahan) Köyünde ilan edildiğinin ve değişiklikten önceki daha uzun olan yasal sürelerin dolması ile 10.08.2000 tarihinde kesinleştiğini, kadastro mahkemelerinin sadece askı ilan süresinde açılan itiraz davalarına bakmakla görevli olduğunu mahkemenin görevsizlik nedeniyle davanın reddini karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 11 nci maddesinde değişiklikten önce ve sonra orman kadastro çalışmalarını itiraz için öngörülen tüm sürelerin (10 yıllık süre dahil) dolduğunu ve süresinde açılmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğu yönündeki iddiasının yersiz olduğunu, davacıların murisi adına kayıtlı tapu, bu yer orman sınırı içine alıp kesinleştiğinden hükümsüz olduğunu, arazi yada orman kadastro çalışmalarının birbirinden farklı çalışmalar olarak yürütüldüğünü, aynı yerde birinin diğeri için aynı nitelikteki ikinci kadastro olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2014 tarihli ve 2014/2 Esas, 2014/38 Karar sayılı ilamı ile; Kadastro Mahkemesince 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı kaldı ki askı ilanı hukuka uygun olarak yapılmamış olsa dahi usulüne uygun ilan yapılmadan kadastro tutanaklarının kesinleşmeyeceği, bu hususun gerek 6831 sayılı Kanun'un 7 ve devamı maddelerinde gerekse 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 4 ve devamı maddelerinde belirtildiği, usulüne uygun olarak yapılan bir askı ilanının olmaması durumunda kadastro çalışmalarının usulüne uygun olarak tamamlandığından söz edilemeyeceği ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26 ncı maddesinin son bendine göre kadastro mahkemesinin yetkisinin her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başladığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

2. Kararın kesinleşmesi sonrasında dava dosyası asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş ve ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.11.2014 tarihli ve 2014/340 Esas, 2014/346 Karar Sayılı ilamı ile; dava konusu taşınmazın mülki hududu her ne kadar ... köyü sınırlarında kalsa da orman kadastro çalışmaları kapsamında ... (...) sınırı içerisinde kaldığı, ... köyü orman kadastro çalışmalarının usulüne uygun yapıldığı, yapılan kadastro çalışmalarına itiraz için düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

4. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.10.2016 tarihli ve 2015/9919 Esas, 2016/9541 Karar sayılı ilamı ile; ... Köyünde orman kadastro çalışmaları yapılmadığı, Burdur ili ... ilçesi ... Köyü, mülkî sınırları içerisinde bulunan ormanların 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve aynı Kanun'un 2/B maddesi uygulama çalışmaları yapmak üzere 7 nolu Komisyonun görevlendirildiği, 02.09.1998 tarihinde taşınmazın bulunduğu ... Köyünde ilân edilerek 21.09.1998 tarihinde işe başlanıldığı, 23.10.1998 tarihinde sonuçlandırma tutanağı ile çalışmaların bitirilip 10.02.2000 tarihinde ... Köyünde ilân edilerek kesinleştirildiği, Çekişmeli 25 sayılı parselin ... Köyü mülki sınırları içinde olduğu, işe başlama ilânının 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 8 inci maddesi gereğince 02.09.1998 tarihinde ... köyünde ilân edildiği ancak; sınırlaması bitirilen kadastro tutanak ve haritalarının 6831 sayılı Kanun'un 10 ncu maddesi ve 6831 sayılı Kanuna göre Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkında Yönetmelikin 69 ncu maddesi gereğince, ilgili köy ve beldelerde ilân edilmesi gerekirken ve çalışmalar sırasında 1227 sayılı parselin ... Köyü sınırları içerisinde kaldığı tutanaklarda da belirtilmesine rağmen, taşınmazın bulunduğu ... Köyünde ilân edilmediği, o halde ... Köyünde kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığı, ... Köyünde yapılan orman kadastrosu sonuçlarının da ... Köyünde ilân edilmediğinden kesinleşmiş orman kadastrosundan söz edilemeyeceği, mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin bozma ilamı sonrası mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.04.2017 tarihli ve 2017/2 Esas, 2017/456 Karar sayılı ilamı ile; ... Köyünde yapılan orman kadastrosu sonuçları ... Köyünde ilân edilmediğinden kesinleşmiş orman kadastrosundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleşince ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Burdur Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
6. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar tarafından yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz isteminde bulunulmuştur.
7. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.01.2020 tarihli ve 2017/7269 Esas, 2020/12 Karar sayılı ilamı ile; davanın görev yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331/2 inci maddesi gereğince ilgili maddeye aykırı olarak görevsizlik kararı ile birlikte yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, bu hususun hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği, hüküm fıkrasında yer alan "Harç peşinen alındığından, yeniden tahsiline yer olmadığına, davacı tarafından varsa fazla yatırılan harcın istek halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,", "Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına", "Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden halen yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 990 TL ücreti vekaletin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ... Müdürlüğüne verilmesine," cümlelerinin kaldırılmak suretiyle hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 inci maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle onanmasına karar verilmiştir.

8. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin düzelterek onama kararı sonrası dava dosyası Burdur Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve ilk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile; mahalli bilirkişilerin beyanlarının birbiriyle, mahalli ve tutanak bilirkişilerinin beyanlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişi beyanları ile zilyetlik hususu açıklanacak olsa da dosyanın nihai durumu dikkate alınarak orman olan yerin özel mülkiyete tabi olmayacağı açık olduğundan zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmayacağı için beyanlarına itibar edilmediği, mahalli ve tutanak bilirkişileri beyanları ile dosya arasına getirtilen memleket haritaları, orman bilirkişi raporunun ek 6 da davalı parselin bulunduğu yere ait meşcere haritasından uydu görüntüsü ve hava fotoğraflarından dava konusu taşınmazın orman olduğunu kanıtlar nitelikte ağaç ve bitki örtüsünün bulunduğunun anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın memleket haritasında parsel üzerinde orman örtüsünün olduğu, çalılık vasfında olduğu, yeşil renkte ormanlık alanda kaldığı, meşcere haritasında kızılçam ağaçlandırma sahası içerisinde kaldığı, dava konusu taşınmaza ait uydu görüntüsünde parselin tamamının üzerinde fıstıkçamı yoğun olmak üzere ..., yalancı akasya ve kermes meşesi ormanı ile kaplı olduğu, parselin eğiminin % 5-35 arasında değiştiği, batı yönden mersinli dere, güney yönden ... Köy Yolu, Kuzey ve doğu yönlerinden ise orman ile çevrili olduğunun alınan bilirkişi raporlarından anlaşıldığı, dava konusu parselin gerek eğim dereceleri, gerek toprak yapısı, gerek bitki örtüsü birlikte değerlendirildiğinde dava konusu parselin tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, dolayısıyla devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğu gerekçesiyle, açılan davanın reddine, dava konusu, Burdur ili ... ilçesi ... Köyü, Çocuk ... mevkii, 178 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 30,518.70 m2 yüzölçümlü olarak orman vasfı ile Hazine adına tapuyu kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın 1954 yılında 5543 sayılı İskân Kanunu (5543 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca muris ...'ye tahsis edilerek adına tescil edildiğini, Orman İdaresi tarafından muris ... aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davası neticesinde ... Tapulama Mahkemesi'nin 21.09.1967 tarihli ve 1965/287 Esas, 1967/29 Karar sayılı kararı ile taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu tespit edilerek davanın reddine karar verildiğini ve kesinleştiğini, bu kez taşınmazın ...İdaresi tarafından 2002 yılında tekrar orman tahdit sınırları içerisine alındığını, Burdur Kadastro Mahkemesinde yürüyen davada söz konusu taşınmaz hakkında tarafları ve konusu aynı kesinleşmiş yargı kararı bulunması nedeniyle mahallinde keşif yapılmasını gerektiren bir uyuşmazlık olmamasına rağmen keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, sadece Orman İdresi hasım olması gerekirken Hazineyi davaya dahil etmek zorunda bırakıldığını, bilirkişi raporundaki lehlerine olan tespit ve değerlendirmelerin göz ardı edilip, sadece Orman bilirkişisinin doyurucu bir delile dayanmayan tespitlerine dayanılarak davalarının reddedildiğini, taşınmazın tarım arazisi olduğunu, orman arazisi ya da orman sayılan yerlerden olmadığını, kesinleşmiş yargı kararının yok sayıldığını, keşif yapılmak suretiyle kesinleşmiş yargı kararının ikinci kez değerlendirilmesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu, davalı tarafın 2000 yılında herhangi bir tebligat yapmadan tapulu arazisini orman sınırı içerisine alıp, 2013 yılında da ağaç dikmek suretiyle haksız bir şekilde elattığını, bilirkişi ve Mahkeme tarafından, sınırlama işlemine maddi delil olarak dayanak gösterilen ... vs ağaçlarının işlem tarihinden yıllar sonra dikildiğini, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte bu ağaçların mevcut olmadığını, davanın 2014 yılında açıldığını, keşif tarihinin ise 2021 yılı olduğunu, keşif tarihine kadar bu ağaçların büyüdüğünü, bilirkişinin, taşınmazın keşif tarihindeki durumunu esas alarak buranın orman alanı olduğu sonucuna ulaşmasının hatalı olduğunu, mahkeme, karar gerekçesini kurarken, sanki taşınmaz eskiden beri orman alanı iken davacılar tarafından orman sınırları dışına çıkarılması istenmiş gibi bir niteleme yaptığını, halbuki taşınmazın 1954 yılından beri özel mülkiyete konu olup, orman idaresi tarafından orman tahdit sınırı içerisine alınmaya çalışıldığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, orman kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 6831 sayılı Orman Kanunu

3. Değerlendirme
11.06.1954 tarihinde yapılan ve kesinleşen tapulama çalışmaları sonucunda taşınmaz tarla vasfı ile ... adına kaydedilmiş, bu çalışmalara karşı ...İdaresi tarafından açılan dava ... Tapulama Mahkemesinin 1965/287 Esas, 1967/29 Karar sayılı ilamı ile itirazlar reddedilerek taşınmaz ... adına 25 parsel numarası ile tescil edilmiştir. 1998 yılında sonuçlandırılıp 10.02.2000 tarihinde ... köyünde ilan edilen Burdur ili, ... ilçesi, ... köyü, mülkî sınırları içerisinde bulunan ormanların 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B maddesi uygulama çalışmaları kapsamında dava konusu parsel orman sınırları içerisinde bırakılmıştır.

... Tapulama Mahkemesinin 21.09.1967 tarihli ve 1965/287 Esas, 1967/29 Karar sayılı ilamı ile; Orman İdaresi tarafından tespit maliki ... aleyhine açılan davada mahkemece, dava konusu taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle Orman İdaresinin davasının reddine ve gayrimenkulun tespit malik ... adına tesciline karar vermiş olup, eldeki kadastro tespitine itiraz davası yönünden ... Tapulama Mahkemesinin 21.09.1967 tarihli ve 1965/287 Esas, 1967/29 Karar sayılı ilamı kesin hüküm teşkil etmektedir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, mahallinde yeniden 1 fen bilirkişi refakatinde keşif yapılarak tesis kadastrosu ile ... adına tespit edilen ve Tapulama Mahkemesi kararı ile davacıların murisi ... adına tescil edilen eski 25 parsel numaralı dava konusu taşınmazın sınırlarının belirlenmesi ile kesin hüküm kapsamında olan (Eski 25 parsel yeni 178 ada 1 parsel kapsamında) kısım yönünden davanın kabulüne ve bu kısmın orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmesinden ibarettir.

Kabule göre de; dava kadastro tespitine itiraz davası olup, mahkemece davanın tapu iptali ve tescil davası gibi nitelendirilerek iptal ve tescil hükmü kurulması doğru olmamıştır.

V. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ...'nin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan hükmün BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.