WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/2308 E.  ,  2024/4023 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/59 E., 2021/32 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı ... İdaresi vekili, Kadastro Mahkemesinin 2015/36 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; Tokat ili Niksar ilçesi Eryaba Köyünde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) Ek 5 ve 8. maddesi gereğince orman kadastro çalışmasının yapıldığını, çalışmanın 12.09.2015 tarihinden itibaren 3402 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince 30 gün askıya çıkartıldığını, Eryaba Köyü 101 ada 1 nolu orman parseline sınır olan ve dava dilekçesine ekli krokide (TH-8) ile gösterilen tescil harici sahanın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, bu sahanın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Yargılama sırasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, Tokat ili Niksar ilçesi Eryaba Köyü 105 ada 184, 185 ve 186 parsel sayılı taşınmazlar, sırasıyla 2.442 m², 2.380 m² ve 3.195 m² yüzölçümü ile nitelikleri ve malik haneleri Niksar Kadastro Mahkemesinin 2015/36 Esas sayılı dosyasında davalı oldukları gerekçesi ile açık bırakılarak tespit edilmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesince, "Kadastro mahkemesinin görevinin, 3402 sayılı Kanunun 26. maddesinde düzenlendiği yine aynı Kanunun 11. maddesine göre kadastro sonuçları 30 günlük süreyle ilan edileceği ve itirazı olanların bu süre içerisinde dava açabileceklerinden, davanın 30 günlük askı ilanına çıkarılmadan açıldığı" gerekçesiyle verilen, davanın reddine ilişkin önceki hükmün, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 08.04.2019 tarihli ve 2016/12820 Esas, 2019/2370 Karar sayılı ilamıyla; "Yörede 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4/3. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanunun 26/4. maddesi gereğince henüz olumlu tesbit tutanağı ve haritası düzenlenmemiş olmakla birlikte orman olmadığı konusunda "olumsuz tutanak ve harita düzenlendiği" kabul edilip, 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesi gereğince kadastro mahkemesinin görevinin (yetkisi) başlayacağı, Orman Genel Müdürlüğünün otuz günlük kısmi ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceği, açılacak bu davada yapılan kadastro işleminin özelliği ve açılacak davanın niteliği nedeniyle bu davada husumetin Hazine veya taşınmazın içinde bulunduğu köy tüzelkişiliği ya da davaya konu taşınmaza zilyet olanlara yöneltilebileceği, kendilerine husumet yöneltilerek dava açılan özel ya da tüzel kişilerin gerçek hak sahibi olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden red edilmeyip, kadastro mahkemesinin, dava dilekçesinde nitelikleri bildirilen taşınmazın tesbit tutanağının, malik hanesinin açık bırakılmak suretiyle düzenlenip, kanun ve yönetmelik hükümlerine göre mahkemeye göndermesini kadastro müdürlüğünden istemesi gerektiği, tesbit tutanağı düzenlenmeden keşif yapılması halinde, keşif sırasında belirlenecek hak sahiplerinin davaya katılması, bu arada tesbit tutanağının gönderilmesi halinde dava dosyası ile birleştirip 3402 sayılı Kanunun 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tesbit tutanağında yazılı hak sahiplerini de davaya katıp, husumet yaygınlaştırılarak taraf oluşturulduktan sonra 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesinin gerektiği, somut olayda bu ilkeler gözönünde bulundurulduğunda davacı ... Yönetiminin dava dilekçesine ekli krokide gösterilen sınırlar içinde kalan taşınmazlar hakkında dava açmakta hukuki yararı bulunduğu gözönüne alınmalı, buna göre dava dilekçesine ekli kroki içinde kaldığı tespit edilen malik haneleri ve vasıfları açık bırakılan Eryaba köyü 105 ada 184, 185 ve 186 parseller davalı olduklarının mahkemece kabul edilmesi, nitekim 3402 sayılı Kadastro Kanunun 5. maddesi gereğince kadastro müdürlüğünce 105 ada 184, 185 ve 186 parsellerin davalı oldukları kabul edilerek kadastro tutanak asılları mahkemeye gönderildiğinden artık mahkemece 3402 sayılı Kanunun 27, 28 ve 29. maddeleri hükümlerine göre kadastro tutanaklarının askı ilanlarının yapılması, bu tutanaklara itiraz edenler ile Hazine ve ilgili köy tüzelkişiliğini ve tespit tutanaklarının edinme sebebinde ismi geçen kişiler ya da keşif sırasında belirlenecek olan hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler davaya katılıp kendilerine duruşma günü tebliğ edilerek husumet yaygınlaştırılıp davada taraf teşkili oluşturulduktan sonra taraf delilleri ve 3402 sayılı Kanunun 30. maddesi gereğince mahkemece lüzum görülen diğer deliller de toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı" olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı, 184 parselin köyün ortak kullanımında olan yer, 185 ve 186 parseller yönünden ise şahıslar lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu" gerekçesiyle, davanın reddine, 105 ada 184 parsel sayılı 2.442,38 m2 miktarındaki taşınmazın su deposu ve tarla vasfında ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 105 ada 185 parsel sayılı 2.380,58 m2 miktarındaki taşınmazın tarla vasfında ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, 105 ada 186 parsel sayılı 3.195,85 m2 miktarındaki taşınmazın tarla vasfında ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede arazi kadastrosu 1982 yılında, orman kadastrosu ise 2015 yılında 3402 sayılı Kanun'un Ek-5 inci maddesine göre yapılmış ve arazi kadastrosu sırasında dava konusu yerler tapulama harici bırakılmışlardır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.