8. Hukuk Dairesi 2022/2284 E. , 2024/4116 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/593 E., 2021/1293 K.
KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/643 E., 2019/988 K.
Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ek kararı ile davalının istinaf talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu Denizli ili Pamukkale ilçesi Kurtluca Mahallesi, Mantarlık Mevkii eski 1261 parsel sayılı taşınmazın olduğu bölgede 6 nolu orman tahdit komisyonu tarafından Güzelpınar serisi ormanlarının tahdidinin yapıldığını, 16.11.1969 tarihinde askı ilan suretiyle ilan edildiğini, bir yıllık askı süresi sonunda kesinleştiğini, yapılan inceleme neticesinde davalı adına kayıtlı dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırı içerisine kaldığının tespit edildiğini, Anayasa ve Kanunlar gereğince orman sayılan bir yerin tapu, kazandırıcı zamanaşımı, zilyetlik veya başka bir yoldan kazanılmasının mümkün olmadığından hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki tapu kaydının iptalinin gerektiğini, orman kadastrosu kesinleşmekle orman sınırları içinde kalan tapu kayıtları ve diğer belgelerin yasal değerini yitireceklerini, orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazlara ait tapu kayıtlarının hukuki değerini yitireceğini, hukuksal açından yok hükmünü taşıdıklarını ileri sürerek tapunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazı 23.06.1998 tarihinde 50.000.00 TL bedelle, kaydında herhangi bir şerh olmaksızın satın aldığını, tapu kütüğündeki tescile dayanarak edindiği mülkiyet hakkının korunması gerektiğini, davalının mülkiyetinde bulunan taşınmazın tapulama ve kadastro çalışmalarına göre tarla vasfında belirlendiğini, tapu siciline ... ilkesi uyarınca taşınmazı tarla olarak edinilen iyi niyetli davalı adına tescilin iptal edilmesi, tapu siciline ... ilkesini de sarsacağını, tespitin iptalinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, davalının taşınmaza karşılık ödemiş olduğu satış bedeli kadar zarara uğramasının söz konusu olacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşif sonucu düzenlenen bilirkişi heyet raporunda, dava konusu edilen taşınmazın davaya konu edilen kısımlarının kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı ve Orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, bilirkişi heyet raporunun içerik ve gerekçe itibariyle denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli görülerek hükme esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Denizli ili Pamukkale ilçesi Kurtluca Mahallesi, Mantarlık Mevkii 1261 parsel (yeni 8423 ada 35 parsel) sayılı taşınmaza ilişkin 23.10.2019 tarihli rapor ekinde yer alan krokide (B) harfi ile gösterilen 3.139,61 m2'lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile, bu kısmın orman niteliği ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 23.10.2019 tarihli raporun kararın eki sayılmasına, ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına, taşınmaz üzerindeki hacizlerin dava konusu edilen kısma ilişkin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının mülkiyetinde bulunan taşınmazın, tapulama ve kadastro çalışmalarına göre tarla vasfında belirlendiğini, taşınmazın bir kısmının orman kadastro çalışmaları uyarınca orman sınırları içerisinde kaldığının davacı tarafça iddia edildiğini, Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliği'nin 19 uncu maddesine 27.12.2013 tarihinde eklenen 3 üncü maddesine göre davalının taşınmazının mevcut tapu kaydının orman kadastro çalışmasından farklılık göstermesi nedeniyle mevcut tapu kaydının esas alınması, yani taşınmazın tarla vasfında kabul edilmesi gerektiğini, tapu siciline ... ilkesi uyarınca davalının bedel karşılığında tarla niteliğinde satın almış olduğu taşınmazın bir kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı iddiasıyla taşınmazının tescilinin iptali halinde davalının Anayasal güvence altına alınmış mülkiyet hakkını ihlal edileceğini, davalının taşınmaza karşılık ödemiş olduğu satış bedeli kadar zarara uğramasının söz konusu olacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ek kararı ile; gerekçeli kararının davalı ...'ya 24.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 08.01.2020 tarihinde istinaf başvuru dilekçesini Uyap üzerinden gönderdiği, ancak davalıya gerekçeli kararın tebliğ edildiği 24.12.2019 tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürenin 07.01.2020 tarihinde saat 00:00 itibariyle bittiği ve davalının istinaf başvuru dilekçesini yasal sürenin bitiminden 1 gün sonra 08.01.2020 tarihinde ibraz ettiği gerekçesiyle, davalının yasal süresinde olmayan istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 346/1 inci maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
3. Davalı vekili ek karara karşı istinaf başvuru dilekçesinde; 03.03.2020 tarihli ek karar ile istinaf dilekçesinin yasal 2 haftalık süre geçtikten sonra sunulmuş olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının süresinde olmadığından reddine karar verildiğini, taraflarınca süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulduğunu, mahkemece verilen ek kararın usul ve Kanuna uygun olmadığını ileri sürerek 03.03.2020 tarihli ek kararının kaldırılmasını ve 08.01.2020 tarihli istinaf dilekçeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davada İlk Derece Mahkemesi hükmünün dosyada vekaletnamesi bulunan vekiller tarafından, dairenin geri çevirme kararı ile yetkili olduğu anlaşılan ve davayı başından beri takip eden yetkili davalı vekili Avukat ...'a 24.12.2019 tarihinde elektronik olarak tebliğ edildiği, son istinaf başvuru tarihinin 07.01.2021 tarihinde dolduğu, istinaf dilekçesinin ise, 6100 sayılı Kanun'un 345 inci maddesinde öngörülen iki haftalık yasal süre geçirildikten sonra davalı vekili tarafından 08.01.2020 tarihinde verildiği, UYAP sisteminden de bu tarihte gönderildiği ve harcının da aynı gün yatırıldığının anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince istinafa konu ek kararla, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 345/1 maddesinde öngörülen 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 346/2 inci maddesi uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflarınca süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulduğunu ancak istinaf mahkemesince aksi yönde karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun)
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!