8. Hukuk Dairesi 2022/217 E. , 2024/3856 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1502 E., 2021/660 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/208 E., 2020/14 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Kdz. Ereğli Vakıf Köyünde yapılan tapulama çalışmalarında davaya konu Kdz. Ereğli Vakıf Köyü 102 ada 197 parselde kayıtlı taşınmazın eşit hisse oranında müvekkillerine ait yerin dahil edilerek ham toprak vasfı ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini, davalı adına yapılan bu tescilin kısmen hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın 102 ada 209 parsel ve 102 ada 198 parsel ve 102 ada 4 parsel sayılı taşınmazlara sınır olan bölümünde müvekkillerine ait arazi üzerinde fiilen belirlenmiş ve avla ile ayrılmış dava konusu kısımda davalı adına kayıt ve tescil edilen 102 ada 197 parsel sayılı taşınmaza dahilmiş gibi ölçülerek bir bütün olarak davalı adına tescil edildiğini, dava konusu bu alanın 50-60 yıldan beri müvekkilleri ile diğer mirasçılar arasında yapılan harici fiili ve hukuki paylaşım sonucu dava konusu alanın müvekkillerine aidiyetine kararlaştırıldığını, davalı ... adına 102 ada 197 parsel olarak tespit ve tescil edilen tapu kaydının kısmen iptali ile yapılan tespit ve ölçüm işleminde 102 ada 197 parsel sayılı taşınmaza dahil edilen dava konusu alanın ayrı bir parsel numarası ile eşit hisse oranında müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kadastro çalışmalarında ham toprak vasfı ile Hazine adına tescil gördüğünü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 18 inci maddesi uyarınca tescile tabi bulunan taşınmaz mallar ile tarım alanına dönüştürülmesinin veya ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerin Hazine adına tespit olduğunu, kadastro ekiplerince yapılan tespitte usulsüzlük ve aykırılık bulunmadığını. davacıların kazandırıcı zaman aşımı, zilyetlik ve mülkiyet iddialarının yersiz olduğunu yapılacak keşif ile bu durumun anlaşılacağını, yapılan araştırma neticesinde davaya konu arazilerde tarım faaliyetine rastlanmadığını, davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazda kazandırıcı zaman aşımı, zilyetlik ve diğer her türlü kayıtlar ile mülkiyet kazanılmasına olanak bulunmadığını, davacının dava konusu taşınmazı kazanma koşullarının oluşmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacıların uzun yıllar önce bırakarak zilyetliğin iradi olarak terk edildiği kanaatine varılarak kazandırıcı olağan üstü zaman aşımı ile mülkiyetin kazanılmasını sağlayan koşullar oluşmadığından davacılar tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!