8. Hukuk Dairesi 2022/2110 E. , 2024/1501 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalılardan ... vekili, ... ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davalıların yöneticisi oldukları Türkiye Teknik Elamanlar Vakfı'nın 667 sayılı KHK ile kapatıldığı, davalıların ağır ihmal ve kasıtlı fiilleri ile vakfı zarara uğrattıkları ileri sürülerek 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi gereği davalı vakıf yöneticilerinin görevden alınmaları istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalıların vakfın mütevelli heyet üyesi olmaları sebebiyle, Vakıf senedinin 9 uncu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun), Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliğinin ilgili maddeleri kapsamında şubelerin her türlü iş ve işlemlerinden şube yönetimi yanında direkt vakıf mütevelli üyelerinin sorumlu bulundukları, bu süreç içerisinde gerek vakfı gerekse vakıf şubelerinin zarara uğratılmasının yanında birtakım kişi ya da kişilerin lehine vakıf aleyhine iş ve işlemler yapanlara yönelik olarak ilgili Cumhuriyet Sacılıklarınca açılan davalarla birlikte Vakıflar Genel Müdürlüğüne gönderdikleri yazılara binaen, ... Müfettişlerince hazırlanan rapora bağlanıp davalılar hakkında gerekli teklifler getirildiği, dolayısıyla Vakıflar Genel Müdürlüğünce, Vakıf Mütevelli Heyet üyeleri hakkında 5737 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereği işlem yapılması için teşebbüste bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davalıların vakıf yöneticiliğinden azline karar verilmiştir.
Davalılardan ... vekili, ... ve ... tarafından istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "davalıların görev aldıkları Türkiye Teknik Elemanlar Vakfı'nın FETÖ kapsamında faaliyette bulunduğu saptanarak 23.07.2016 tarihli, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 2.maddesi gereğince kapatıldığı, davacı ... tarafından, 5737 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca vakıf yöneticilerinin, görevden azillerine ve beş yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına ilişkin bir karar verilmesinin istenilmesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığı, nitekim İlk Derece Mahkemesince de davanın kabulü ile Vakıf yöneticilerinin görevden alınmalarına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı tarafın istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, ne var ki vakıf yöneticilerinin görevden alınmasına karar verilmekle birlikte 5737 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca 5 yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacakları yönünde de hüküm kurulması gerekirken anılan hususa değinilmeden hüküm tesisi doğru olmadığı, anılan hususun re'sen gözetilmesi gerektiği hâl böyle olunca açıklanan husus kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğinden davalıların istinaf başvurusunun değinilen hususa hasren kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince ortadan kaldırılarak, işin esasına yönelik olarak davanın kabulüne ve davalıların Vakfın yöneticilik görevinden alınmalarına, 5737 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 5 yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına" karar verilmiştir.
Davalılardan Ömer Alperen vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, vakıf yöneticilerinin görevden alınmaları istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Mustafa ve Şükrü Boydak vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!