WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/1879 E.  ,  2024/4223 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1761 E., 2022/65 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/5 E., 2021/35 K.

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı dava dilekçesinde özetle; Konya ili Seydişehir ilçesi ... Mahallesi 122 ada 1 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edildiği ancak murisi ve devraldığı kişilerden intikal eden taşınmazın uzun yıllardır zilyetliğinde bulunduğu iddiasıyla kadastro tespitinin iptali ile adına tespit ve tescil yapılmasını talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davacı tarafın Mahkememize sunmuş olduğu harici satış senetlerinden dava konusu taşınmazı 2001 yılında satın aldığı anlaşılmış;celp edilen evraklardan ise kadastro tespitinin 2019 yılında yapıldığı görülmüştür. Mahkememiz tarafından 25/05/2021 tarihinde gerçekleştirilen keşifte bilgisine başvurulan kişiler her ne kadar ortak beyanlarında; davacının davaya konu ettiği yerin belli bir kısmının atasından kaldığı; belli bir kısmını ise davacının satın aldığını, satın aldığı kişilerin bu yeri uzun süredir kullandıklarını, davacının kendisinin ise bu yeri satın aldığından beri yaklaşık 20 yıldır kullandığını belirtseler de; teknik bilirkişilerin raporlarında 2000-2002 yıllarında dava konusu yerde tarımsal faaliyette bulunulmadığı; zirai bilirkişi raporunda ise 18-20 yıldır toprak işlemesinin yapıldığı belirtilmiş ve dosyaya ibraz edilen harici satış senetlerinde tüm mirasçıların imzasının bulunmadığı, tüm mirasçıların katılımı olmadan gerçekleştirilen satış işleminin geçersiz olduğu; bu hususun Antalya Bl.Adl.Mah. 8.HD'nin 2018/545 E-2019/248 K sayılı ilamında; 'somut olayda da davacı tarafından, bu mirasçılardan bir kısmının paylarının tespitten önce çeşitli tarihlerde mirasçılardan yazılı belgelerle haricen satın alındığı iddia olunmakla birlikte, davalıların murisi D. oğlu H.'ın mirasçılarından bir kısmının miras yoluyla intikal eden taşınmazlardaki paylarını davacıya satışı, davacı mirasçılardan biri olmadığına; tespit maliki mirasçılarının tamamının paylarının satın alındığı iddia ve ispat edilmediğinden davacı M.’in dayandığı satış sözleşmelerinin, satış işlemine tüm mirasçılar katılmadığından geçersiz olduğuna...' açıkça belirtildiği; davacının dava konusu taşınmazı satın aldığı tarihten dava tarihine kadar da Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde aranan şartlar gerçekleşmemiş olduğu" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "davacının 2000 yılı sonrasında başlayan zilyetliğinin 20 yılık olağanüstü zamanaşımı süresine ulaşmadığı, davacının eklemeli zilyetliğe de dayandığı; ancak hisselerini aldığını iddia ettiği ... ... dışındaki kişilerin tüm mirasçılarından hisse devri yapıldığının davacı tarafından ispatlanamadığı, terekeye ait malın tüm mirasçılarınca yapılmayan pay devirlerinin geçersiz olduğu, bu nedenle payı devralınan hissedarların ve bunların murislerinin zilyetliğinin davacının zilyetilğine eklenmesinin mümkün olmadığı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının aksine gerçeği yansıtan hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazın eski tarihli hava fotoğraflarında hali arazi görünümünde olduğu, bu nedenle davacının ... ...'in zilyetliğine de dayanmasının mümkün olmadığı; dolayısıyla davacı lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluşmadığı" belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.