8. Hukuk Dairesi 2022/1806 E. , 2024/4112 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/207 E., 2021/646 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1 inci maddesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava konusu ... Mahallesi 669 parsel numaralı taşınmaz tarla vasfıyla 12.000 m² miktar ile 08.08.1958 tarihli ve 67 sıra, 144 cilt, 191 sahife numaralı tapu kaydı uygulanmak suretiyle 1/3 hisse ile ..., 1/3 hisse ile ... , 1/3 hisse ile ... ... adına 03.09.1979 tarihinde tapulama tespiti yapılmıştır.
Tapulama tespitine İstanbul Defterdarlığının itirazı üzerine tapulama komisyonca 28.04.1980 tarihli ve 1980/58 sayılı kararı ile Hazinenin itirazının reddine, 669 parselin tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Daha sonra Hazine tarafından ... , ... ve ... aleyhine Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 1980/56 Esas ve 1981/21 Karar sayılı dosyası ile 669 parsel sayılı taşınmazın tapulama tespitine itiraz davası açılmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda tapulama işleminin ve Tapulama Komisyonunca verilen 28.04.1980 tarihli kararın iptaline ve dava dosyasının görevli Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine Hazine tarafından Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/529 Esas ve 1983/614 Karar sayılı dosyası ile ..., ... ve ... aleyhine 669 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili için dava açılmış, mahkemece “...dava konusu yerin davalılar adına 67 numaralı tapu kaydı ile kayıtlı bulunmasına ve davalıların en az 20 seneden bu yana malik sıfatıyla zilliyet bulunmalarına ve davacı hazinenin tercihe şayan bir hakkının bulunmamasına binaen davacının tescille ilgili talep ve davası sabit olmamıştır...” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen karar, 09.04.1984 tarihinde Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onanmış ve 17.10.1984 tarihinde kesinleşmiştir.
Davaya konu taşınmaz 1981 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 Sayılı Kanun) ile değişik 2 nci maddesi uyarınca orman rejimi dışına çıkarılmıştır.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ... ile ...'ın babası ... ...'ın 1960 yılından beri zilyetliğinde bulundurduğu Sancaktepe ilçesi ... Mahallesinde bulunan 669 parsel numaralı taşınmazın 188,00 m²'sini 19.06.1988 tarihli köy senedi ile müvekkiline satarak zilyetliğini devrettiğini, Hazinenin söz konusu taşınmazın tapusunu almak için açtığı tescil davasının Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/529 Esas ve 1983/614 Karar sayılı kararı ile reddedildiğini, kararın kesinleştiğini, 10.06.1980 yılında yapılan tapulama tutanağı ile söz konusu yerin ...-... -... kardeşler adına tespit edildiğini, Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/636 Esas ve 2012/100 Karar sayılı kararı ile söz konusu taşınmazın 1/3 hissesinin zilyetlerden ... adına tescil edildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin ... 'dan satın aldığı yeri 1988 yılından beri nizasız ve fasılasız bir şekilde kullandığını belirterek söz konusu 188,00 m²'lik taşınmazın müvekkili adına tapuya tescilin istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın evveliyatı itibariyle hisseleri Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ait iken 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun (5018 sayılı Kanun) geçici 12 nci maddesi uyarınca tapudan re'sen Hazine adına tescil edilen (hazineye devredilen) bir taşınmaz olduğunu, 02.11.2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (662 sayılı KHK) 56 ncı maddesine eklenen geçici 9 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında öngörülen 6 aylık süre içerisinde dava konusu taşınmaz ile birlikte aynı durumdaki 57 adet taşınmazın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü adına tescilinin yapılması için Sancaktepe Tapu Müdürlüğüne yazı yazıldığını, böylece davaya konu 1 pafta 669 parsel numaralı taşınmazın müvekkili Hazine ile bir ilgisinin kalmadığını belirterek müvekkili hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, husumet itirazlarının yerinde görülmemesi halinde davanın esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2014 tarihli ve 2013/614 Esas, 2013/14 Karar sayılı kararı ile; Davalı Hazine vekilinin dava konusu taşınmazın evveliyatı itibariyle hisseleri Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ait iken 5018 sayılı Kanun'un geçici 12 nci maddesi uyarınca tapudan re'sen Hazine adına tescil edilen (Hazineye devredilen) bir taşınmaz olduğu savunmasının Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/529 Esas, 1983/614 Karar sayılı ve Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/636 Esas, 2012/100 Karar sayılı kesinleşmiş kararları karşısında çürüdüğü, Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/636 Esas ve 2012/100 Karar sayılı kesinleşmiş kararına göre davaya konu taşınmazın zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olduğu, taşınmazın 188,00 m²'lik kısmı üzerinde zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; Sancaktepe ilçesi Yenidoğan Mahallesi 669 parsel numaralı taşınmazın 188/12000 hissesinin davacı adına tapuya tesciline, davanın zilyetliğe dayanan tescil davası olması nedeniyle taşınmazın önceki zilyedinin mirasçıları olan davalılar ... ile ... hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.03.2019 tarihli ve 2019/969 Esas, 2019/1823 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin davaya konu taşınmazın müvekkilince tapu maliklerinden olan ... 'dan satın alındığını iddia ederek taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ettiği, ... ... mirasçılarının tescil halinde hukuksal durumlarının etkilenmesinin söz konusu olabileceği, ... ...’ın tüm mirasçılarının davada taraf olarak gösterilmesi, yine davalılardan herhangi birinin yargılamadan sonra ölmesi halinde de davanın mirasçılarına yönlendirilerek mirasçılar aleyhine sürdürülmesi gerektiği, ... ... mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın davaya dahil edilmeden, taraf koşulu gerçekleştirilmeden karar verildiği, taraf koşulu gerçekleştirmeden karar verilmesinin usul hükümlerine aykırı olduğu, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Hazine vekilinin dava konusu taşınmazın evveliyatı itibariyle hisseleri Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ait iken 5018 sayılı Kanun'un geçici 12 nci maddesi uyarınca tapudan re'sen Hazine adına tescil edilen (hazineye devredilen) bir taşınmaz olduğu savunmasının Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/529 Esas ve 1983/614 Karar sayılı ve Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/636 Esas ve 2012/100 Karar sayılı kesinleşmiş kararları karşısında çürüdüğü, Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/636 Esas ve 2012/100 Karar sayılı kesinleşmiş kararına göre davaya konu taşınmazın zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olduğu, taşınmazın 188,00 m²'lik kısmı üzerinde zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiği, benzer hususlarda aynı taşınmazla ilgili bir çok kararın onanmasına karar verildiği, (Örneğin, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 2019/5300 Esas, 2019/7213 Karar, 2019/4739 Esas, 2019/7212 Karar ...), güncel tapu kayıtları istendiğinde malik hanesinin boş olarak gözüktüğü, Tapu Müdürlüğünün taşınmazın davalı parsel olmasından kaynaklı tescilin söz konusu olmadığının bildirildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; Sancaktepe ilçesi Yenidoğan Mahallesi 669 parsel numaralı taşınmazın 188/12000 hissesinin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumet itirazlarını ve davanın husumetten reddine karar verilmesi taleplerini yenilediklerini, davada Hazine yasal hasım olduğundan Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi ve davacının yaptığı masrafların davacının üzerinde bırakılmamasının bozmayı gerektirdiğini açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1 inci maddesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!