WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/1780 E.  ,  2024/4463 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/39 E., 2021/7 K.
KARAR : 1128 parsel yönünden davanın kabulü, 1129 parsel yönünden ise davanın reddine

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, 1128 parsel yönünden davanın kabulüne, 1129 parsel yönünden ise davanın reddine karar verilmiş olup hüküm, davacılardan ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Tokat ili Niksar ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1128 parsel sayılı 2200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, taksim, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı ... ile paydaşları ile davalı ... Karabay ve paydaşları adına, temyize konu 1129 parsel sayılı 2400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, taksim, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Kadastro Komisyonunca davalı ... ve paydaşlarının paya yönelik itirazları kabul edilerek tespit maliklerinin payları düzeltilmiştir.
Dava dilekçesinde, davacı ... ve paydaşları 1128 ve 1129 parsel sayılı taşınmazların tespitine esas tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davalıların taşınmazlarla ilgisi olmadığını ileri sürerek tespitin iptali ile taşınmazların murisleri ... mirasçıları adına tescilini istemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen ilk kararda, davanın reddi ile çekişmeli 1128 ve 1129 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
Davanın reddine dair mahkeme kararı davacılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.02.2015 tarihli ve 2014/5493 Esas, 2015/1022 Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece, davacı tarafın dayandığı vakıaları ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava konusu 1129 parsel sayılı taşınmaz, payları oranında ... ve davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiş olup dava, adı geçen tespit maliklerinden sadece ... ve paydaşlarına yöneltilerek açılmış diğer tespit maliklerinden ...’a husumet yöneltilmemiştir. Bu nedenle davada taraf koşulu sağlanmamıştır. Taraf koşulu dava şartı olup, bu şart yerine gelmeden işin esasına girilmesi öte yandan davacı tarafa, dava konusu 1129 parsel sayılı taşınmazla ilgili iddiası da açıklattırılmamış, her iki taşınmazın tespitine esas alınan pay tapu kayıtlarının intikalleri ve komisyon kararı ile tespit malikleri adına tespit edilen payların nasıl hesaplandığına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor da alınmamıştır. Hal böyle olunca; mahkemece, öncelikle tespit maliki ...'a duruşma günü tebliğ edilerek adı geçen davaya dahil edilmeli bu yolla taraf koşulu sağlanmalı, varsa savunma ve delilleri toplanmalıdır. Daha sonra, çekişmeli taşınmazların tespitinin tapu kaydına dayanılarak yapıldığı ve davacı tarafınca da tapu kaydının taşınmazlara uymadığına ilişkin iddia ileri sürülmediği göz önünde bulundurularak; çekişmeli taşınmazların tespitine esas alınan tapu kayıtlarındaki pay intikalleri ve Kadastro Komisyonunca tespit maliklerine dağıtılan paylar üzerinde ve özellikle intikal görmeyen T.Evvel 308 tarih ve 10 sayılı tapu kaydındaki payların tespit maliki paydaşlara ne şekilde intikal ettiği hususunda uzman bilirkişiden rapor alınmalı, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıklan ve fen bilirkişisi huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri hangi sıfatla kullanıldığı, kimden kime hangi gerekçe ile intikal ettiği hususları üzerinde durulmalı, kaydın hukuki değeri kesin olarak belirlenmeli, ayrıca dava konusu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının edinme sebeplerine göre tapu kayıt maliki İsmail Karabay dışındaki paydaşlar arasında taksim yapıldığından söz edildiğine göre bu şekilde yapılan paylaşmada dava konusu 1129 parsel sayılı taşınmazın taksimen davacı tarafın miras bırakanı ... adına mı yoksa ... adına mı isabet ettiği hususunda yerel bilirkişi kurulu ve tanıklardan ayrıntılı ve olaylara dayalı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, uzman fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamaya gösterir gerekçeli rapor alınmalı, tarafların tüm delilleri birlikte değerlendirilerek, sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece belirtilen eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya davalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabüle göre de tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uymadığı kabul edildiği halde davacı tarafın zilyetliğine değer verilmeyiş gerekçesinin gösterilmemiş olması da isabetsiz" bulunarak mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, yapılan harici rızai taksim ve ifrazda 1128 parselin 40/1890 hisse maliki ... oğlu ... ... ve 1129 parselin ... oğlu ... ... hissesine isabet ettiği, tutanakların Edinme Sebebi ve Malik Hanesi sütunlarından tespit edildiği, Komisyon kararında uygulanan tapu kayıtlarının yukarıda yazılı parseller ile itiraz görmeyen 1112 ve 1115 nolu parsellere uygulandığının belirtilmesi, yapılan keşifte dinlenilen tanıkların rızai taksimi doğrulaması, ... ve ... Erbaş'a 1129 ve 1128 parselin düştüğüne dair anlatımları kapsamında rızai taksimin gerçekleştiği sonucuna varılarak açılan davanın 1128 parsel yönünden kabulü ile taşınmazın ... ve ... mirasçıları adına miras payları da gösterilerek tapuya tesciline;
1129 parsel yönünden davanın reddine ve taşınmazın 1/2 pay ile ... mirasçıları Şinası ve Yüksel adına tapuya tesciline, taşınmaz üzerindeki kargir 2 katlı ev ve kuruluk'un ...'a ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir.
Davacılardan ... 1129 parsel yönünden davanın reddine dair verilen karara karşı verdiği temyiz dilekçesinde; davalılar ile murisleri ...'in dava konusu taşınmazda hiç zilyet olmadıklarını, taşınmazın 2000 metrekaresini murisi ...'un, ... ve...'dan satın aldığını, ... oğlu ...'ın taşınmazın 400 metrekaresinde hak sahibi olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, Mahkeme kararında yazılı gerekçeler ile temyiz edenin sıfatı ve temyiz nedenleri dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Davacı ...'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi