WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/1752 E.  ,  2024/986 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ... ili .... Köyü çalışma alanında bulunan 131 ada 73 parsel ... 18.994,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadim kullanıma dayanılarak mera niteliği ile sınırlandırılmıştır.

2. Davacı ... dava dilekçesinde; kendisine ait ... ili ... Köyü 131 ada 78 parsel ... taşınmaza dahil olması gereken ve 20 yılı aşkın süredir komşu 131 ada 78 parsel ile bir bütün olarak kullanımında olan taşınmaz bölümünün 131 ada 73 parsel ... taşınmaz içerisinde tespit edildiğini ileri sürerek, bu bölümün 131 ada 78 parsel ... taşınmazla tevhit edilmek suretiyle adına tesciline; davacı ... ise dava dilekçesinde; ... ili Devrekani ilçesi Göynükören Köyü 131 ada 73 parsel ... taşınmazın ayrı bir bölümüne yönelik olarak ve miras yoluyla gelen hak, pay devirlerine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kendisi ile üç kardeşi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2013 tarih ve 2013/24 Esas, 2013/58 Karar ... ilk kararı ile, davacı ...'in davasının reddine, davacı ...'ın davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın tespitinin iptali ile fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 1.480,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı ... adına tapuya tesciline, kalan kısmın mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 28.11.2013 tarih ve 2013/24 Esas, 2013/58 Karar ... ilk kararı, davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.4.2015 tarihli ve 2014/12123 Esas, 2015/5021 Karar ... ilamıyla; " çekişmeli taşınmaz başında, komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılması, dava konusu taşınmazın dava edilen bölümü ile mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığının belirlenmesi, taşınmazın tamamının kadim ya da tahsisli mera olup olmadığı hususu üzerinde durulması, keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususlarında ve çekişmeli 131 ada 73 ... parselin dava dışı bölümleri ile dava konusu taşınmaz bölümü arasında ayırıcı nitelikte doğal ya da yapay sınır olup olmadığı konusunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, uzman ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, dava konusu taşınmaz bölümlerinin her yönden tüm özelliklerini gösterir fotoğrafları çektirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi " gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2015 ve 2015/15 Esas, 2015/64 Karar ... ikinci kararı ile, davacı ...'in ve davacı ...'ın davalarının ayrı ayrı kabulüne, çekişmeli 131 ada 73 parsel ... taşınmazın komisyon tutanağındaki tespitin iptali ile teknik bilirkişinin 09.11.2015 havale tarihli rapor krokisinde (B) harfi ile gösterdiği 1.480,85 metrekare yüzölçümlü kısmın, Harman yeri vasfıyla aynı ada son parsel numarası altında davacı ... adına; aynı tarihli rapor krokisinde (C) harfi ile gösterdiği 1.465,79 metrekare yüzölçümlü kısmın ahşap samanlık ve harman yeri vasfı ile aynı ada "A" fıkrasındaki hükümden sonra olmak üzere, son parsel numarası altında davacı ... adına tapuya tesciline; rapor krokisinde (D) harfi ile gösterdiği 16.047,41 metrekare yüzölçümlü kısmın aynı ada ve parsel numarası altında mera vasfıyla sınırlandırılıp özel siciline tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 30.11.2015 ve 2015/15 Esas, 2015/64 Karar ... ikinci kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 07.02.2019 tarihli ve 2016/1077 Esas, 2019 /771 Karar ... ilamla; "... davalı Hazine vekilinin ... adına tesciline karar verilen ve (B) harfi ile gösterilen bölüme yönelen temyiz itirazlarının yerinde olmadığı; davacılardan ... adına tesciline karar verilen ve (C) ile gösterilen bölüme yönelen temyiz itirazlarına gelince, bu bölüm üzerinde davacı yararına kadastro tespit tarihine kadar 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü maddesinde öngörülen 20 yıllık süreye ulaşan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşinmaz edinme şartının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı, şöyle ki, davacı ... yönünden, davanın birleştirilmesinden evvel yapılan 18.08.2008 tarihli keşif sonucu düzenlenen zirai bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın topografyasının kompleks yapıda olup 3 ayrı eğim seviyesine sahip olduğu, çekişmeli taşınmazın içerisinde kuzey bölümüne yakın % 65 - 70 eğimli dik bir şev yer aldığının belirtildiği, 23.06.2009 tarihinde yapılan ikinci keşifte kullanım hususunda alınan beyanlar arasında çelişki olduğu halde bu çelişkinin giderilmediği, taşınmazın % 65 - 70 eğimli olarak nitelendirilen ve 31.12.2008 tarihli ek bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 328,25 metrekarelik bu bölümün ekonomik amaca uygun şekilde kullanılıp kullanılamayacağı, böyle bir yerden davacının iddia ettiği gibi harman yeri niteliğiyle yararlanıp yararlanamayacağının üzerinde durulmadığı açıklanarak, çekişmeli taşınmaz başında fen ve zirai bilirkişi, yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları eşliğinde 31.12.2008 tarihli ek bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 328,25 metrekarelik bölüm üzerinde yeniden keşif yapılması, çekişmeli bu bölümün önceki ve şimdiki niteliğinin, ekonomik amaca uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması, bu bölümün ekonomik amaca uygun şekilde kullanılıp kullanılamayacağı, harman yeri niteliğinde olup olamayacağı üzerinde durulması, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdir de yöntemince giderilmeye çalışılması gereğine ve kabule göre de 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 29/2 nci maddesi gereğince bir mirasçı diğerlerinin muvafakatı olmadan dava açılabileceği ve yalnız başına davaya devam edebileceği ve aynı Kanun'un 30/2 nci maddesi uyarınca da dava açan mirasçı dışında başka mirasçıların da bulunduğunun anlaşılması halinde, hakimin re'sen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın kim adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlü olup, davacı, çekişmeli taşınmazın babası Ömer’den kaldığını ve bir kısım mirasçıların paylarını hibe yoluyla devraldığını 23.09.2008 tarihli dilekçesi ile beyan ederek, taşınmazın hibe senedinde imzası bulunmayan mirasçılar (kardeşleri ..., Fadime Yılmaz ve Şükrüye ...) ile kendisi adına tescilini 18.08.2008 tarihli keşifte ve 03.07.2009 tarihli celsede beyan ettiği halde çekişmeli taşınmaz bölümünün sadece davacı ... adına tesciline karar verilmesinin isabetsizliğine " değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " yapılan keşif ve düzenlenen 14.10.2021 havale tarihli bilirkişi raporlarına göre; davacı murisi ... ve davacı ...'in davaya konu C ve D alanları üzerinde 3402 ... Kanun'un 14 üncü ve 17 inci maddelerinde öngörülen emek ve zaman harcayarak imar-ihya faaliyetlerini tamamlayıp 20 yıl aralıksız, çekişmesiz, malik sıfatıyla ve ekonomik amaca uygun kullanımının bulunmadığı anlaşılmakla 25.06.2009 tarihli rapor krokisinde C+D toplam toplam 513,85 m2 alana yönelik davasının reddine, 25.06.2009 tarihli rapor krokisinde B harfi ile gösterilen 952.45 m2 yüz ölçümlü yerin ise harman yeri vasfıyla davacının babası Ömer tarafından kullanıldığının ve onun da vefatıyla kızı ...'in kullanmaya devam ettiğinin, ekonomik amaca uygun zilyetliklerinin mevcut olup bu alanın mera vasfında olmadığının ve 3402 ... Kanunun aradığı kazandırıcı zamanaşımı şartlarının sağlandığının tüm dosya kapsamında sabit olduğunun anlaşılmasına göre ve hisse devirleri de dikkate alınmak suretiyle davasının kısmen kabulüne; davacı ...'ın dava ettiği ve teknik bilirkişiler İlker Bostancı-Erkan Çakal'ın 25.06.2009 tarihli rapor krokisinde E harfi ile (bozmaya konu kararda teknik bilirkişinin 09.11.2015 havale tarihli rapor krokisinde B harfi ile) gösterilen 1480,85 m2 lik kısmın davacı ... tarafından kullanıldığının tüm dosya kapsamından sabit olduğu, harman yeri vasfıyla ... adına tesciline dair verilen hükmün yalnız davalı Hazine tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay ilamında da bu kısım yönünden yapılan itirazın reddedildiği ve tüm dosya kapsamından taşınmazın ... tarafından harman yeri olarak kullanıldığının sabit olduğu gerekçesiyle davasının kabulüne; çekişmeli 131 ada 73 parsel ... taşınmazın komisyonca yapılan tespitinin iptali ile 25.06.2009 tarihli rapor krokisinde B ile işaretli 952.45 m2 yerin hükümde gösterilen paylarla ... mirasçılarından Mehmet Tekeci Hatice Tekeci, Fadime Yılmaz, Şükriye ... ve ... adlarına ahşap samanlık ve harman yeri vasfı ile ifrazen tapuya tesciline; davaya konu teknik bilirkişiler İlker Bostancı-Erkan Çakal'ın 25.06.2009 tarihli rapor krokisinde E harfi ile (bozmaya konu kararda teknik bilirkişinin 09.11.2015 havale tarihli rapor krokisinde B harfi ile gösterilen 1480,85 m2 lik kısmın harman yeri vasfıyla ... adına tesciline; 131 ada 73 parselden İlker Bostancı-Erkan Çakal'ın 25.06.2009 tarihli rapor krokisinde "B" ve ''E'' ile gösterilen kısımların toplamının (B=952,45 m2 E=1480,85m2 B+E = 2433,3 m2) düşülmesinden sonra geriye kalan 16560,75m2 kısmın aynı ada ve parsel numarasıyla komisyon tutanağındaki tespit gibi mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline tesciline teknik bilirkişiler İlker Bostancı-Erkan Çakal'ın 25.06.2009 tarihli rapor ve eklerinin kararın eki sayılmasına " karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve Kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın kadimden bu yana mera vasfında olup, özel mülkiyete konu olabilecek veya zilyetlikle iktisabı mümkün olabilecek alanlardan olmadığını, eksik ve hatalı araştırma sonucu karar verildiğini, ayrıca Hazine aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, zira Hazine'nin yasal hasım durumunda bulunduğunu açıklayarak, bu sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak diğer nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro sırasında mera vasfıyla tespit gören taşınmazın bazı bölümlerinin gerçekten mera vasfı taşıyıp taşımadığı, mera vasfı taşımıyor ise davacı gerçek kişi şahıslar yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14,15,16,17 ve 18 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.