WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/1667 E.  ,  2024/4359 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/238 E., 2021/287 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Serik ilçesi ... Beldesi Kahyalar Mahallesinde bulunan 3 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi hükmüne göre murisi adına tescilini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince ilk olarak "davanın kısmen kabulü ile 03.07.2014 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 909,22 m2, (B) harfi ile gösterilen 1.588,52 m2 yüzölçümlü taşınmazların davalı adına, (C) harfi ile gösterilen 338,28 m2 yüzölçümlü taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline" dair verilen kararın davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.06.2016 tarihli kararı ile Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın davaya dahil edilmesi gereği ve eksik inceleme ve araştırma sebebiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak devam eden yargılama neticesinde, "davanın kabulü ile, Antalya İli Serik İlçesi ... Mahallesi Kahyalar Mevkiinde bulunan 14.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda harita mühendisi M.E.G tarafından hazırlanan krokide (A) harfi ile gösterilen 907,79 m2, (B) harfi ile gösterilen 1.557,02 m2 (C) harfi ile gösterilen 248,86 m2 alanın, Serik Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.04.2007 tarihli ve 2007/410 Esas, 2007/385 Karar Sayılı ilamındaki payları oranında ve elbirliği halinde mirasçılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 20.04.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması, 1954 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu vardır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; (A) ve (B) ile gösterilen kısımların davacı adına, (C) ile gösterilen kısmın Hazine adına tesciline dair verilen önceki hüküm, davacı tarafından temyiz edilmediğinden (C) ile gösterilen bölüm yönünden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Ne var ki; bu husus İlk Derece Mahkemesince dikkate alınmamıştır.

Öte yandan İlk Derece Mahkemesince her ne kadar davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Öncelikle mahallinde yapılan keşfe harita, ziraat ve orman mühendisi bilirkişiler götürüldüğü halde eski belgeler üzerinde imar ihya ve zilyetlik hususlarının harita mühendisi bilirkişi tarafından değerlendirilmediği, orman bilirkişisi tarafından yapılan inceleme ile yetinildiği; ziraat bilirkişisi raporunda (A) ile gösterilen kısımda 48 adet 30-40 yaşında zeytin ağacı ve birtakım meyve ağaçları olduğu, (B) ile gösterilen kısımda 30-40 yaşlarında 9 adet zeytin ağacı olduğu belirtildiği halde, zeytin ağaçlarının dikim ile mi aşılama ile mi oluştuğunun ve aşılama ile ise aşı yaşlarının ifade edilmediği ve dava konusu taşınmazlarda imar ihyanın tam olarak ne zaman tamamlandığı hususunun net bir şekilde ortaya konulmadığı ve dosyada daha önce alınan raporlar ile ortaya çıkan çelişkilerin giderilmediği ayrıca komşu taşınmazlar hakkında açılmış tescil davaları olup olmadığı hususunun araştırılmadığı anlaşılmıştır.

O halde İlk Derece Mahkemesince öncelikle geniş ölçekli tesis paftası dosyaya getirtilerek ve ilgili yerlerden sorularak dava konusu taşınmazın neden tespit harici bırakıldığı belirlenmeli; dava konusu taşınmazın komşu taşınmazlarına ilişkin açılmış tescil davaları bulunup bulunmadığı araştırılarak, bulunması halinde dava dosyaları getirilerek incelenmeli; yörede yapılan orman kadastro çalışmalarına ilişkin tüm belgeler, (B) ile gösterilen kısmın onaylanmış imar planı içinde kaldığı belirtildiğinden bu tarihten, (A) ile gösterilen kısmın onaylı imar planı kapsamı dışında kaldığı belirtildiğinden dava tarihinden önceki 20 yıla ilişkin hava fotoğrafları ve memleket haritaları getirtilmeli; mahallinde 1 ziraat mühendisi, 1 harita/jeodezi mühendisi ve 1 orman mühendisi eşliğinde yapılacak keşifte kesinleşen orman kadastro tutanak ve haritaları uygulanmalı ve dava konusu taşınmazın durumu tereddüde yer vermeyecek şekilde çalışma tutanağı ile ilişkilendirilerek saptanmalıdır.

Dava konusu taşınmazın orman kadastrosunda şimdiki gibi orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, onaylı imar planından/dava tarihinden geriye doğru 20 yıllık zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli; bu cümleden olarak keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; yukarıda değinilen belgeler uzman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları, ortofoto haritaları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, eski belgeler ile kadastro paftasının çakıştırılmış görüntüsü büyütülmüş şekilde rapora eklenmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği ayrıca jeodezi uzmanı bilirkişi tarafından belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazda görülen ağaçların dikim ile mi aşılama ile mi sahaya geldiği, aşılama ile ise aşı yaşlarının kaç olduğu, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten, dosyada daha önce alınan raporlarla ortaya çıkan çelişkiler de giderilmek suretiyle müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi, zilyetliği devraldığı kişiler ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayılı Kanun) ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde onaylanan bir imar planı bulunup bulunmadığı araştırılarak, komşu taşınmazlara ilişkin tespit edilecek başkaca dava dosyaları yapılan keşif ve yargılama esnasında nazara alınarak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve (C) ile gösterilen bölüm yönünden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu hususu dikkate alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.