WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/1653 E.  ,  2023/3030 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/8 E., 2021/122 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmesi üzerine, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Duruşma için tayin edilen günde davalı Hazine vekili Avukat ... ... ile davalı ... İdaresi vekili Avukat ... ... ve Avukat ...'ın katılımlarıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 22.05.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyü ... (...) Mevkiinde bulunan ve dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, ekli krokide 4, 6 ve 7 nolu parsel olarak gösterilen yaklaşık 7000 'er m2 yüzölçümlü taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 4721 ... Türk Medeni Kanun'un (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi hükmüne göre, 4 nolu parsel olarak gösterilen taşınmazın davacı ..., 6 nolu parsel olarak gösterilen taşınmazın ½ şer hisseli olarak davacılar ... ve ..., 7 nolu parsel olarak gösterilen taşınmazın ise davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların orman tahdit sınırları içinde bulunduğunu, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığın ve davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

3. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2016 tarih ve 2015/152 Esas, 2016/146 Karar ... kararı ile, "davanın kabulüne, ... ilçesi, ... mahallesi, ... mevkiinde kain, 19/11/2015 havale tarihli fen bilirkişisi raporundan A(4) olarak belirtilen 8397,71 m2 miktarındaki kısmın son parsel numarası verilerek davacı ... oğlu ... adına, B (6) ile gösterilen 8497,48 m2 miktarındaki kısmın son parsel numarası verilerek 1/2 hisse itibari ile davacı ... oğlu ... adına ve 1/2 hisse itibari ile davacı ... oğlu ... adına, C (7) ile gösterilen 7692,02 m2 miktarındaki kısmın son parsel numarası verilerek ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 13.04.2016 tarih ve 2015/152 Esas, 2016/146 Karar ... kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.09.2018 tarih ve 2016/8701 Esas, 2018/5640 Karar ... ilamıyla; "... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/181 Esas ve Sulh Hukuk Mahkemesinin 1988/230 Esas ... dosyalarının akıbetinin araştırılarak dosya kapsamına alınması, Büyükşehir Belediyesinin davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılması, daha sonra taşınmazın hangi köy sınırında kaldığı araştırılarak orada kesinleşen orman tahdidi varsa uygulanması ve tahdit dışında kaldığının anlaşılması halinde usulünce orman ve zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "çekişmeli taşınmazın orman ve mera sayılmayan yerlerden olduğu, zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiine kain 02/01/2020 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda A(4) olarak belirlenen 8.397,71 m² miktarındaki kısmın son parsel numarası verilerek davacı ... oğlu ... adına, B(6) olarak gösterilen 8.497,48 m² miktarındaki kısmın son parsel numarası verilerek 1/2 hisse itibari ile davacı ... oğlu ... adına, 1/2 hisse itibari ile davacı ... oğlu ... adına C(7) ile gösterilen 7.692,02 m² miktarındaki kısmın son parsel numarası verilerek ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve 18.05.2021 tarihli tashih şerhi ile hükmün B(6) olarak gösterilen 8.497,48 m² miktarındaki kısmın son parsel numarası verilerek 1/2 hisse itibari ile davacı ... oğlu ... adına, 1/2 hisse itibari ile davacı ... oğlu ... adına" kısmındaki ... oğlu ... ifadesini ... oğlu ..." olarak tashih edilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, bozmadan önceki keşifte mahalli bilirkişi olarak dinlenilen ....'nin bozmadan önceki keşifte davacı tanığı olarak dinlenildiğini, beyanlarının çelişkili olduğunu, aynı şekilde davacı tanığı olan ....'nin de iki keşifte farklı beyanda bulunduğunu, beyanlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, ayrıca beyanları arasında çelişkinin gidrilmediğini, bozmadan önce rapor düzenleyen kadastro teknisyeni ....' den bozmadan sonra da rapor alındığını, eksik incelemeyle karar verildiğini, çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... kanun) 14 üncü maddesi, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... kanun) 1 inci ve devamı maddeleri ile 4721 ... Kanun' un 713 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemece, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmiş ise de; çekişmeli taşınmazların sınırında dere bulunmasına rağmen jeoloji mühendisinden usulüne uygun olarak gözlem çukuru da açılarak toprak analizi yapılmak suretiyle, taşnmazın dere yatağında olup olmadığı ve derenin aktif etkisinde bulunup bulunmadığı belirlenmemiş; harita mühendisi tarafından hava fotoğrafları güncel paftayla çakıştırılmış ise de, stereoskop aletiyle incelenerek değerlendirilmemiş; taşınmazların öncesi itibariyle orman vasfında olup olmadıklarının belirlenmesi açısından en eski tarihli hava fotoğrafı dosya arasına getirtilerek incelenmemiş ve ayrıca dinlenilen mahalli bilirkişilerin, taraf tanıkları dışındaki kişilerden seçilmesi gerektiği düşünülmemiştir. Bu haliyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır.
2. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, üç ziraat mühendisi bilirkişisi, 1 jeoloji mühendisi bilirkişisi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 ... Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli; taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını,dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığını, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca; dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, üzerindeki zilyetlik süresini, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; Jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazların farklı noktalarında gözlem çukurları açılarak ve bu çukurlardan alınan numunelerde toprak analizi yapması ve açılan gözlem çukurlarının harita üzerinde işaretlenerek gösterilmesi istenilerek, bu şekilde gözlem çukurlarından elde ettiği veriler ile incelenen hava fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğini, dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını, aktif dere yatağında kalmıyorsa derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını bildirir ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemesi istenilmeli; fen bilirkişisine, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlettirilmeli, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli ve bundan sonra toplanacak tüm kanıtlar ve aynı gün temyiz incelemesinden geçen komşu taşınmazlara ilişkin dosyalar birlikte değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazıl şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 8.400,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.