WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/1592 E.  ,  2023/3577 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/50 E., 2021/38 K.
KARAR : Kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi davalılar tarafından duruşma istemli, davacı tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Duruşma için tayin edilen günde davalı temyiz eden ... vekili Avukat ... ... ... ile davacı ... vekili Avukat ... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.06.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında Tarbzon ili Of ilçesi Dumlusu Mahallesi çalışma alanında bulunan 213 ada 46, 53, 54, 55, 216 ada 1, 5, 6, 7, 8, 217 ada 25, 26, 27, 232 ada 4, 5, 8, 9, 11, 233 ada 3, 4, 5, 234 ada 1, 6, 7, 235 ada 3 parsel ... taşınmazlar bağışlama ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... ve arkadaşları adına ayrı ayrı tespit edilmiştir.

2. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka, tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların muris annesi ... adına tapuda kayıtlı olduğunu öne sürerek dilekçesi ekinde sunduğu (...'ya ait) mirasçılık belgesi uyarınca mirasçıları adına tapuya tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davalıların kendi murisi ... ...'un 50 yılından fazla süredir zilyetliğinde bulundurduğu ölümüyle de mirasçılarına intikal eden taşınmazlar olduğunu, davacının yada murisi ...'nın hiçbir zaman zilyet olmadığını, 216 ada 5 parsel ... taşınmazın ... mirasçısı ... ...'a miras payı olarak intikal ettiğini, ... ... tarafından davalıların murisi ... ...'a satıldığını, davacının murisi ...'nın da kendisine düşen Dumlusu Köyündeki miras payını dava dışı ... ...'a devrettiğini, karşılığında para ve ... Köyünden iki adet taşınmaz aldığını, davalıların murisi ... ... tarafından Dmulusu Köyündeki devredilen bu paylara ilişkin olarak satın alanlara karşı açtığı şufa davasının kabul edilerek bu payların ... ... ve çocukları adına tescil edildiğini, davacının ... ...'tan devraldığı 2 adet taşınmazında dava konusu taşınmazlarla bir ilgisinin bulunmadığı ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli ve 2012/36 Esas, 2016/60 Karar ... kararı ile davacının dayandığı Mayıs 1953 tarihli ve 87 nolu tapu kaydı ile Kasım 1960 tarihli ve 132 nolu tapu kaydına ait olduğunu ve bu kayıtlara göre annesi ...'nın hissesi olduğunu ve kendilerinin de bu taşınmazlarda hak sahibi olduğunu iddia etmiş ise de, yapılan keşifler sonrasında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı dayanağı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığı, keşifte alının beyanlarının ortak mahiyette ve tutarlı olduğu, taşınmazların öncesinde tespit maliklerinin kök murisi ... ...'a ait olduğu, ... ...'un 1960'lı yıllarda bu yerlerin bir kısmını ... ...'dan satın aldığı, bir kısmın ise şufa davası ile ... ...'tan satın aldığı ve ondan da mirasçıları olan davalı tespit maliklerine intikal ettiği, taşınmazlarda davacının ve murisi ...'nın hak sahibi olduğuna dair davacının iddiasını ispata yarar herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 216 ada 1,5 ve 8 parsel ... taşınmazların 26.12.2011 tarihli kadastro komisyon kararları gibi tapuya kayıt ve tesciline, 216 ada 6,7 parseller, 213 ada 46, 53, 54, 55 parseller, 232 ada 4, 5, 8, 9, 11 parseller, 233 ada 3, 4, 5 parseller, 234 ada 1, 6, 7 parseller ve 235 ada 3 parsel ... taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.04.2019 tarihli ve 2016/12378 Esas, 2019/2369 Karar ... kararıyla, yargılama sırasında davacı tarafın dayandığı Şubat 1961 tarihli ve100 numaralı tapu kaydının tedavülleri getirtilmiş ise de Kasım 1960 tarihli ve 132 numaralı tapu kaydı ilk tesisinden itibaren bütün tedavülleriyle birlikte getirtilmediği, keşif esnasında kayıtlar usulünce uygulanmadığı gibi dayanak Şubat 1961 tarihli ve 100 numaralı tapu kaydı yerine başka bir tapu kaydının uygulaması yoluna gidildiği, usulünce bir kayıt uygulaması olmadığı gibi fen bilirkişi raporlarında da tapu uygulamalarına yer verilmediği, tapu uygulamalarının denetlenmesi için taşınmazların tamamını bir arada gösterir bir krokiye de yer verilmediği, çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacı tarafın kayda dayalı bir hakkının bulunup bulunmadığı hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmediği, dava dilekçesinde davalı olarak yer aldığı ve tutanak asılları da dosya içinde bulunduğu halde 217 ada 25, 26 ve 27 parsel ... taşınmazlar hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmediği belirtilerek araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm bozulmuştur.

3. Davalılar vekilinin bozma ilamına karşı karar düzeltme istemi aynı dairece reddedilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

1.Dava konusu 217 ada 25,26 ve 27 parsel numaralı taşınmazların sonradan satın alınan yerlerden olmayıp tespit maliki davalılara miras yoluyla intikal ettiği,

2. Dava konusu 213 ada 46, 53, 54 ve 55 parsel, 216 ada 1, 5, 6, 7 ve 8 parsel, 232 ada 4, 5, 8, 9 ve 11 parsel, 233 ada 3, 4 ve 5 parsel, 234 ada 1,6 ve 7 parsel ile 235 ada 3 parsel ... taşınmazların öncesinde davacının annesi ...'nın babası ...'a ait yerler olduğu, ...'ın ölümünden sonra oğlu ... ... ve kızı ...'ya kaldığı, davacının dayısı ... ...'ın kendine düşen payı yani dava konusu taşınmazların yarı hissesini davalıların murisi ... ...'a sattığı, zilyetliğini de devrettiği, ... kızı ...'nin ise taşınmazlardaki miras payının halen mevcut olduğu, yapılan keşifte davacının dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uymadığı anlaşılmakta ise de davacının, aynı zamanda miras yoluyla gelen hakka da dayanmış olduğu gerekçesiyle,

3. 217 ada 25, 26 ve 27 parsel ... taşınmazlar hakkındaki davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline, diğer taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile bu taşınmazların 1/2 sinin miras payları oranında ... mirasçıları adına, kalan 1/2 payının ise tespit malikleri adına, ölmüş iseler mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davacının yalnızca ... olup diğer mirasçıların taraf olmadığı halde adlarına tescil karar verildiğini, davacının dava dilekçesinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve miras hakkına dayanmadığını, yalnızca annesi adına kayıtlı bulunan tapulara dayanarak dava açtığı halde mahkemenin talebin dışına çıkarak karar verdiğini, tapu kayıtlarınnı da taşınmazları kapsamadığını, davacının yargılama sırasında bir çok taşınmazı davasına dahil ettiğini, bunun maddi hata sayılamayacağını, keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin bu taşınmazların ... ... tarafından 1960'lı yıllarda davalıların murisine satılığını beyan ettikleri, davacı tanıklarının doğum tarihleri itibariyle bu satışı bilmelerinin mümkün olmadığını, davacının murisinin kendisine düşen taşınmazlarını ... ...'a sattığı ve artık miras payının kalmadığı halde yeniden bu taşınmazlarda hak verildiğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece lehlerine takdir edilen vekalet ücretinin yanlış hesap edildiğini davanın 2012 yılından bu yana takip edildiğini, belirterek vekalet ücretine yönelik olarak hükmün düzeltilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 13, 14, 20. maddeleri

3. Değerlendirme
1.İşin esası yönüyle temyize konu 213 ada 46, 53, 54 ve 55 parsel, 216 ada 1,5,6,7 ve 8 parsel, 232 ada 4,5,8,9 ve 11 parsel, 233 ada 3,4 ve 5 parsel, 234 ada 1,6 ve 7 parsel ile 235 ada 3 parsel ... taşınmazların (IV. B. 2) inci bendinde yazılı gerekçelerle 1/2 payın davacının murisi ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.

2.Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu edilen taşınmazları kapsamadığı anlaşılmaktadır. Taşınmazların davacının kök murisi ...'dan geldiğinin belirlenmesi karşısında, davacını dayandığı tapu kayıtlarının ise kök muristen gelmeyip, kök muris ...'ın terekesine göre üçüncü kişi konumunda olan ... oğlu ... ... adına kayıtlı iken davacının murisi ... adına tapuda kayıtlı başkaca taşınmazlarla resmi yoldan trampa yapılması nedeniyle davacın murisi ... adına oluştuğu gözetildiğinde temyize konu taşınmazları kapsaması da mümkün görünmemektedir.

3. Davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının taşınmazları kapsadığının ispatlanamadığına göre işin esasının zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi gerekir. Tapusuz taşınmazlar menkul mal hükmünde olup zilyetliğinin devri halinde zilyetliği devralan tarafın taşınmazın mülkiyetinin de kazanacağı tartışmasızdır.

4. Kural olarak mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu durumlarda ise taşınmazın taksim edilmediği sürece bir mirasçının zilyetliğinin tereke adına sürdürüldüğü, yine kural olarak taksim edilmeyen taşınmazın bir kısım mirasçı tarafından tereke dışında üçüncü kişilere satılması halinde bu satışın geçerli olmadığı tartışmasızdır. Ne var ki; evveliyatı tapulu olmayan bir taşınmazın menkul mal hükmünde olduğu, zilyetliğin devri ile mülkiyetinin karşı tarafa geçtiği ve 3402 ... ... Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülünen 20 yıl süresince malik sıfatıyla zilyetliğin terekeye karşı 3 üncü kişi konumunda olan kişiler lehine gerçekleşmesi halinde ise bu kez zilyet olan lehine mülkiyet koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir.

5. Somut olaya gelince; temyize konu taşınmazların davanın kök murisi ...'dan kaldığı sabit olup mirasçılar arasında taksim yapıldığı ve tamamının davalıların taşınmazları satın aldığı ... mirasçısı ... ...'a düştüğü davalı tarafça kanıtlanamamıştır. Ne var ki; taşınmazların tamamının kök muris ...'ın oğlu ... ... tarafından 1960'lı yıllarda davalıların murisine satıldığı ve taşınmazların tamamı üzerinde davalı tarafça tespitin yapıldığı 2011 yılına kadar malik sıfatıyla zilyetliğin sürdürüldüğü, her ne kadar; mahkemece ... ...'ın yalnız kendi payını sattığı, davacının murisi ...'nın payının satılmadığı kabul edilmişse de, bu hususun beyanlara göre tahminden öteye gidemediği gibi, bir an için ... ...'ın yalnızca kendisine ait 1/2 payı sattığı kabul edilse dahi, bu 1/2 pay üzerinde davalı tarafça sürdürülen zilyetliğin fer'i nitelikte olduğu davacı tarafça ispatlanamadığı, aksine hayatın olağan akışına göre davacı tarafça en az 50 yıldır sürdürülen zilyetliğin malik sıfatıyla olduğunun kabulü gerektiği açıktır.

6. Hal böyle olunca; Mahkemece tapusuz taşınmazlar üzerinde davalı tarafça en az 50 yıldır sürdürülen zilyetliğin malik sıfatıyla olduğu, ...'ya kaldığı iddia edilen 1/2 payı üzerinde davalı tarafın zilyetliğinin feri nitelikte olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan ve yasa hükümlerine aykırı gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile temyize konu 213 ada 46, 53, 54 ve 55 parsel, 216 ada 1,5,6,7 ve 8 parsel, 232 ada 4, 5, 8, 9 ve 11 parsel, 233 ada 3, 4 ve 5 parsel, 234 ada 1,6 ve 7 parsel ile 235 ada 3 parsel ... taşınmazların 1/2 payının davacının murisi ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi doğru olmadığından davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi gereğince temyize konu 213 ada 46, 53, 54 ve 55 parsel, 216 ada 1, 5, 6, 7 ve 8 parsel, 232 ada 4, 5, 8, 9 ve 11 parsel, 233 ada 3,4 ve 5 parsel, 234 ada 1,6 ve 7 parsel ile 235 ada 3 parsel ... taşınmazlar hakkındaki hükmün BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,

Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 8.400,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.