WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/155 E.  ,  2024/3868 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/420 E., 2021/1032 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/6 E., 2020/34 K.

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi üzerine, dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonrası Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi üzerine, dosya İlk Derece Mahkemesine gönderilmiş ve İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı dava dilekçesinde özetle; Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi'nde Kadastro Müdürlüğü'nce 3402 Sayılı Kanunun Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda 138 ada 6 parsel sayılı 2.654,18 m² yüzölçümlü taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, söz konusu taşınmazın davalı adına tespit gördüğünü, taşınmazın tarımsal amaçla kullanılmayan çalılık arazi olduğunu, kenarında ağaçlık bulunduğu, taşınmazın fiilen ilgili şahıs tarafından kullanılamamakta olduğunu, davalının mülkiyet ... herhangi bir yazılı belgeye dayanmadığını, dava konusu taşınmazın en az 20 yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliği bulunmadığını, bu nedenle dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi üzerine, dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi hükmünün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dava dilekçesinin havalesinin yazı işleri müdürü tarafından 10.02.2016 tarihinde yapıldığı ve aynı gün UYAP sisteminde 2016/2983 kayıt numarası aldığı ve 10.02.2016 günlü olacak şekilde harçlandırma formunun düzenlendiği, daha sonra 16.02.2016 tarihinde Kadastro Mahkemesine tevzi edildiği, UYAP sistemine kaydedildikten sonra tevzinin geç yapılmasından davacının sorumlu tutulamayacağı, bu haliyle eldeki davanın 10.02.2016 tarihinde askı ilanı içinde açıldığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak esas hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "mahalli bilirkişi ve tutanak tanıklarının beyanlarında dava konusu taşınmazın ...' in kullanımında olduğunu, son 8-10 yıldır boş vaziyette olduğunu, taşınmazın mera olmadığını belirttikleri, harita ve orman mühendisi bilirkişi tarafından dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, ziraat mühendisi bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazın 10-12 yıl öncesine kadar tarımsal faaliyetlere konu edildiği, gözlenen kültür bitkisi kalıntılarından, üzerinde yörede üretimi yapılan arpa, buğday, yulaf, tütün, mısır gibi bitkilerin üretimlerinin yapıldığı, taşınmaz içerisinde bulunan taşların köşegenleri kaybetmiş olmasından, tarım aletlerinin kullanılmasından dolayı, toprak strüktürün bozulmuş olması ki orman topraklarında veya işlenmiş mera topraklarında bu yapı bozulmamış olması ki orman topraklarında ve işlenmemiş mera topraklarında bu yapı bozulmamış olması ile karekterize edildiği, çevrede tarım parsellerinin bulunması, alan olarak ta küçük olması 1 büyük baş hayvan birimi ki 500 kg olduğu için gerekli mera alanı en az 5 dekar olarak kabul edildiği, gibi özellikleri taşınmazın teknik olarak mera alanı olarak tahsisisin uygun olamayacağı anlamına geldiğinin belirtildiği, her ne kadar komşu parsellere uygulanan eski tapu kayıtlarında dava konusu taşınmazın bulunduğu yönü mera olarak okuyor ise de söz konusu tapu kayıtlarının 4753 sayılı kanun uyarınca oluşturulmuş kayıtlar olduğu, dava konusu taşınmaz yönü ile mera tahsisi yapılmadığının Samsun Gıda ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile yapılan yazışmadan ve mera olarak kullanılmadığının dinlenen komşu köy mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşılması karşısında iş bu eski tapu kayıtlarındaki mera olarak okuyan sınıra itibar edilemeyeceği ve dava konusu taşımazın mera olarak kabul edilemeyeceği, bu hali ile dava konusu taşınmazda tespit tarihinden öncesinde 20 yıldan daha uzun süreden beri kullanıldığı, taşınmaz üzerinde son 10-12 yıl öncesinde arpa buğday gibi ürünler dikilmek suretiyle tarımsal faaliyette bulunulduğunun anlaşılması nedeniyle ekonomik amaca uygun zilyetlik şartlarının tespit maliki lehine oluştuğu ve dava konusu taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Kadastro Kanunun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli 138 ada 6 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve fen bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesine, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına,özellikle ziraat bilirkişi raporu ile fen ve orman bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporlarında tespit tarihinden geriye doğru olacak şekilde yapılan hava fotoğrafları incelemesi sonucunda çekişmeli taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığının ve böylelikle adına tescil kararı verilen davalılar yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği" belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.