8. Hukuk Dairesi 2022/1310 E. , 2023/3531 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1156 E., 2021/2236 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davacılar ..., ..., ... ile asli müdahiller ...,..., ... ve ... tarafından açılan davanın kabulüne, diğer asli müdahillerin davalarının reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan, dava konusu 165 ada 2 parsel ... taşınmaz, 57050,91 metrekare yüzölçümü ile 53 nolu toprak tevzi komisyonunun 14 parsel numarası altında ve işgalcileri belirtilerek mera vasfıyla orta malı olarak tespit edilmiştir.
2.Davacılar ..., ..., ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 165 ada 2 parsel ... taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın vekil edenlerine miras yolu ile intikal ettiğini, 90-100 yıldır zilyet olduklarını belirterek, tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın vekil edenleri adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
3.Asli müdahiller ..., ..., ... ve ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda vekil edenlerinin eklemeli zilyetlikle 50-60 yıldır kullanımı olduğunu belirterek, müdahale talebinde bulunmuştur.
4.Asli müdahiller ... ve müşterekleri dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda murisleri ... Dara’nın da payı olduğunu belirterek, müdahale talebinde bulunmuşlar, 02.11.2018 tarihli dilekçeleri ile murisleri ... Dara'dan gelen paylarının kardeşleri ... adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
5.Asli müdahiller ... ve ..., dava konusu taşınmazda payları olduğunu belirterek müdahale talebinde bulunmuşlardır.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzii çalışmaları sonucunda 53 nolu toprak tevzii komisyonunca mera olarak tespit edildiğini, özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi cevap dilekçesinde; keşifte alınan beyanında, kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın her ne kadar mera olarak tespit görmüş ise de taşınmazın mera olmadığını ve davacılara ait olduğunu beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " tüm dosya kapsamından her ne kadar dava konusu taşınmazın davalı Hazine dayanağı olan 14 numaralı toprak tevzi parseli kapsamında kaldığı tespit edilmiş ise de keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, kadastro tespit tutanağı bilirkişileri, tanık beyanları, bilirkişi raporları, davalı köy tüzel kişiliği temsilcisinin kabul beyanı ve toplanan tüm belgeler doğrultusunda, dava konusu taşınmazın fen raporunda A harfiyle gösterilen kısmının 1963 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarından uzun yıllar önce yaklaşık 100 yıldır davacı ve asli müdahiller ile bu kişilerin murisleri tarafından malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı, taşınmazın hiçbir zaman mera yada harman yeri olarak kullanılmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak kullanıldığı, hava fotoğrafları incelemesi sonucunda da taşınmazın 1955, 1968, 1988 tarihlerinde de tarım arazisi olarak kullanıldığının tespit edildiği, gerek belirtmelik tutanağında gerekse tablendigatif tutanağında davalı taşınmazın kaçak, yitik veya gaip kimselerden kaldığı hususunda bir beyana yer verilmediği, davalı Hazinenin ise dava konusu taşınmazın mera olduğunu ispatlar nitelikte 53 Nolu Toprak Tevzii Komisyonu çalışmalarına dayanak belirtmelik ve tablendigatif tutanakları haricinde bir delil sunamadığı, aynı şekilde diğer asli müdahiller ..., ... ile ...'nın da dava konusu taşınmazın kendilerine ait olduğunu ispatlar nitelikte herhangi bir delil sunmadığı anlaşılmakla, davacılar ..., ..., ... ile asli müdahiller ..., ..., ... ve ...'nın evveli zilyetleri ile birlikte davaya konu taşınmaz üzerinde 1963 tarihinde belirlenen mera kaydının öncesinde 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14. ve 46. maddelerinde belirlenen 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyet olma koşulunu lehlerine olacak şekilde ispatladığı görüldüğünden, davacılar ..., ..., ... ile asli müdahiller ..., ..., ... ve ... tarafından açılan davanın kabulüne, diğer asli müdahillerin davalarının reddine, ... İli ... İlçesi ... Köyü 165 Ada 2 Parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, 05/02/2019 havale tarihli fen bilirkişi ek raporunda A harfi ile gösterilen 46438,59 m2'lik alanın taşınmazdan ifraz edilerek, 1/7 hissesinin ... oğlu ... adına, 1/7 hissesinin ... oğlu ... adına, 1/7 hissesinin ... oğlu ... adına, 1/7 hissesinin ... oğlu ... adına, 1/7 hissesinin ... oğlu ... adına, 1/7 hissesinin ... oğlu ... adına, 1/7 hissesinin ... oğlu ... adına, tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda, B harfi ile gösterilen 10612,32 m2'lik alanın mera vasfı ile özel siciline kaydına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çekişmeli taşınmazla ilgili vergi kaydı ibraz etmesi gerektiğini, eklemeli zilyetliğe dayanmakta ise önceki zilyetlerden kendisine olan geçişleri somut belgelerle ispatlaması gerektiğini, aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle iktisap edilen taşınmazların araştırılması gerektiğini, sulu ve kuru toprak ayrımının 3083 ... Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanun'un (3083 ... Kanun) hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın Hazinenin özel mülkiyetinde olup 1936 yılından bu yana Hazinenin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, Hazine dışında kimsenin zilyet ve tasarrufunun bulunmadığını, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 ve 46 ncı maddelerine göre belirlenen zilyetlik koşullarının davacı lehine gerçekleştiğinin ispatlanamadığını ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf nedenleri, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine göre, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 14, 16/B, 46 ncı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmaz üzerinde, davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmiş ise de, yöntemince ve yeterince 40-100 dönüm araştırması yapılmamıştır. Şöyle ki, 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesinde, belgesiz zilyetlik yolu ile en fazla kuru arazide 100 dönüm, sulu arazide ise 40 dönüm miktarında taşınmaz edinebileceği hüküm altına alınmış olup, Dairece aynı günde temyiz incelemesi yapılan ve bir kısım davacıları ortak olan ... Kadastro Mahkemesinin 2007/1296 Esas, 2019/37 Karar, 2007/1297 Esas, 2019/54 Karar, 2007/1295 Esas, 2019/6 Karar ... dosyalarındaki davacı ... ve ...'ya verilen miktar toplamı ile Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 21.11.2007 tarihli yazısı uyarınca davacı ... ve ...'nın senetsizden edindiği miktar da göz önüne alındığında 100 dönüm sınırlamasını aştığı görülmekte ise de, gelen yazı cevaplarında sadece miktarlar yazılı olduğundan taşınmazların senetsizden edinilip edinilmediği hususu her türlü tereddütten uzak olarak tespit edilememiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılması için 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesine göre tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40; kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir hükmü gereğince, davacılar adına aynı çalışma alanında belgesiz zilyetlik yoluyla tespit edilen taşınmazların miktarları Tapu Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, (İlk Derece Mahkemece, her ne kadar senetsiz edinim miktarları dosya arasına alınmış ise de, dosya arasında sadece belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz listesi konulmakla yetinilmiş, taşınmazlara ilişkin kadastro tutanakları ve varsa mahkeme ilamları dosya arasına alınmamıştır.) az yukarıda esas ve karar numaraları belirtilen, halen derdest ve bir kısım davacıları aynı olan dava dosyaları ile birlikte değerlendirme yapılması, yine, aynı davacılar tarafından belgesiz zilyetliğe dayalı olarak aynı çalışma alanı içerisinde davalar bulunması halinde bunlarında denetiminin yapılması, son olarak belgesiz zilyetlik yolu ile edinilecek miktar sınırının aşılması halinde dava konusu taşınmazlar yönünden davacılara tercih hakkı tanınmalı ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince belirtilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Davalı Hazine vekilinin (V.C.3.1) nolu bentle yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, (V.C.3.2) nolu bentte yazılı nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!