WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/1269 E.  ,  2024/3752 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/478 E., 2021/941 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sason Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/35 E., 2021/84 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Batman ili ... ilçesi ... (...) Köyünde kain 348 ada 1 parsel sayılı 69.989,93 m² yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliğinde Hazine adına tapuda kayıtlıdır.

Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında hatalı bir şekilde Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazın davacının dedesi tarafından satın alındığını, daha sonra davacının babasına miras yoluyla intikal ettiğini ve babası hayattayken davacıya bırakıldığını, davacı tarafından babasının 1998 yılındaki ölümünden sonra yaklaşık 20 yıl boyunca dava konusu taşınmazın korunduğunu, bakımının yapıldığını ileri sürerek, Hazine adına kayıtlı bulunan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil edilmesini istemiştir.

Sason Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2018/35 Esas, 2021/84 Karar sayılı ilamında özetle; ''Bilirkişi raporları uyarınca taşınmazın işlemeli tarıma uygun olmayan 6. sınıf tarım arazisi niteliğinde olduğu, orman sayılan yerlerden olduğu, 1984 yılına ait hava fotoğrafına göre dava konusu taşınmazın sürülü olmadığı, taşınmazın zeminin ham toprak olduğu, 2002 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın zeminin sürülü olmayıp ham toprak olduğunun gözüktüğü, davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. ve 17. maddeleri uyarınca tespit tarihinden önce zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığına'' değinilerek davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinin 09.09.2021 tarihli ve 2021/478 Esas, 2021/941 Karar sayılı ilamında özetle; ''Çekişmeli taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, tespitin 14.11.2008 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak -10 yıllık hak düşürücü süre içinde- 19.04.2018 tarihinde dava açtığı, taşınmazın yüksek eğimli olduğu, jeodezi bilirkişinin raporuna göre, incelemesi yapılan 1984 ve 2002 yılına ait hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın sürülü olmadığı, taşınmaz zeminin ham toprak olarak göründüğü, kullanımın olmadığı, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilmesi için, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilen yerlerden olmasının yanı sıra 20 yılı aşkın süre nizasız fasılasız, ekonomik amaca uygun malik sıfatıyla zilyet olunması gerektiği, bir taşınmazın sırf otunun biçilmesi, hayvan otlatılmasının ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak kabul edilemeyeceği, bilirkişi raporlarıyla tespit edilen taşınmazın niteliği, taşınmaza ait fotoğraflar ve dosyadaki beyanlar dikkate alındığında, davacı tarafın tespit tarihinden geriye dönük 20 yılı aşkın süre nizasız fasılasız, ekonomik amaca uygun malik sıfatıyla zilyet olma koşulunu taşımadığına'' değinilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ:
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.