8. Hukuk Dairesi 2022/1200 E. , 2024/4261 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/168 E., 2020/124 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... ve dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ... İdaresi 11.07.2014 tarihli dilekçesinde; tapuda, tarla vasfıyla davalı adına kayıtlı bulunan Çınarcık ilçesi Şenköy Köyü 577 parsel sayılı 2075 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde olduğunu, öncesi itibarıyla ve halen de orman olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, elatmanın önlenmesine, şerhlerin silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen, davanın kabulüne ve taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline ilişkin önceki karar, davalılardan ... vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.02.2019 tarihli ve 2017/10196 Esas, 2019/610 Karar sayılı ilamıyla; " Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın bir kısmının Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı, Orman İdaresinin dava dilekçesinde taşınmazın orman olan ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan kısmının eylemli orman olduğu iddiasında bulunulduğu açıklanarak, Hazinenin davaya dahil edilip ve tarafların delilleri toplandıktan sonra, oluşacak sonuca göre karar verilmesi " gereğine değinilerek sair hususlar incelenmeksizin bozulmuştur. asına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak, Hazinenin davaya dahil edilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile eylemli orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadında, 3116 sayılı Kanun'un 5653 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanun'la (5653 Sayılı Kanun) değişik 1/e maddesine göre çıkarılan “Makilik ve Orman Sahalarının Birleştiği Yerlerde Orman Sınırlarının Tespitine Ait Yönetmelik” ile bu Yönetmelik uyarınca kurulan maki komisyonlarının yasal olduğu ve yaptıkları işlemlerin de geçerli olduğu kabul edilmiş ve söz konusu komisyonlar tarafından makilik alan olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel kanunlar gereğince oluşturulan tapular da yasal prosedüre uygun ve geçerli olduğundan bu tapulara değer verileceği hüküm altına alınmıştır.
Yine, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 30.04.2010 tarihli ve 2004/1 Esas, 2010/1 Karar sayılı içtihadında da, maki komisyonlarınca 5653 sayılı Kanun'a göre yapılarak kesinleşen ve özel kanunlar gereğince tapu kaydı oluşan taşınmazlar hakkında 1993/5 Esas ve 1996/1 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararının uygulanmasına devam olunacağı ifade edilmiştir.
Eldeki davada; dava konusu 577 parsel sayılı taşınmaz, arazi kadastrosu sırasında 14.02.1952 tarihli ve 383 sıra numaralı tapu kaydı esas alınarak tespit edilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesince dayanak tapu kaydı dosya içerisine alınmamış ve bu tapu kaydının ne şekilde oluştuğu belirlenmemiştir.
Ayrıca; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1950 yılında maki tefriki yapıldığı, ancak 1960 yılında bir kısım yerler için maki tefrikinin iptal edildiği bildirilmiş ise de, dava konusu taşınmazın makiye tefrik edilen alanda yada maki tefriki iptal edilen alanda kalıp kalmadığı, ilgili maki tefrik haritaları incelenmek sureti ile belirlenmediği gibi, dayanak tapu kaydının, makiye tefrik edilen alanlarda özel kanunlar uyarınca oluşan tapulardan olup olmadığı noktasında bir değerlendirme de yapılmamıştır .
Yukarıda belirtilen Yargıtay İçtihadı birleştirme kararı gereğince, dava konusu taşınmaz, makiye tefrik edilerek 4753 sayılı ve 5618 sayılı Kanunlar uyarınca tevzi edilen alanda kalmakta ise, uyuşmazlığın anılan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca çözülmesi gerekeceğinden, taşınmazın makiye tefrik edilen alanda kalıp kalmadığının net olarak belirlenmesi ve taşınmazın hangi çalışmada hangi kısmının orman sınırı içinde kaldığı, hangi çalışmada kısmen 6831 sayılı 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkartılan alan olarak belirlendiği hususlarının tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapıldığı anlaşılan tüm çalışmalara ilişkin orman tahdidine ilişkin tutanak ve haritaları, askı ilanları, işe başlama ve işi bitirme tutanakları ile taşınmazı ilgilendiren çalışma tutanakları, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağı ve tespitine esas tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm tedavüllerini gösterir şekilde istenmeli, komşu parsellere ilişkin dava dosyalarında verilen kararlar, yörede yapılan maki tefrik çalışması ve toprak tevziine ait haritalar ve eki belgeler eksiksiz olarak getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yeniden oluşturulacak üç kişilik orman yüksek mühendisi bilirkişi kurulu ile bir harita mühendisi ya da fen memurunun katılımıyla yeniden keşif yapılarak, 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahditine dair tutanak ve harita ile maki tefrik tutanakları ile dayanağı haritalar yerine uygulanıp, makiye ayrılan sahanın sınırları kesin biçimde belirlenmeli, dava konusu taşınmazın bu belirlemeye göre, orman tahdit haritası ve maki tefrik haritasının kapsamında kalıp kalmadığı saptanmalı; kesinleşen orman tahdit haritaları ile 1950 yılında düzenlenen maki tefrik haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek birbiri üzerine aplike edilmeli, çekişmeli parsele revizyon gören tapu kaydının dayanağı toprak tevzi haritası dahi yerine uygulanıp taşınmazın konumu gösterilmeli; her uygulama ayrı ayrı renklerle işaretlenerek keşfi izleme olanağı sağlanmalı; böylesine yapılacak bir uygulama sonunda çekişmeli taşınmazların tamamının yada bir kısmının 1947 yılında yapılan tahdit içinde kalıp kalmadığı ve tahdit içinde olduğu halde 1950 tarihinde yapılan maki tefrik haritası kapsamında kalmayan kısımların bulunup bulunmadığı, yine maki tefrik haritası içinde kalıp da toprak tevzi tapusunun dayanağı tevzi haritası içinde kalmayan bölümlerinin bulunup bulunmadığı kesin olarak belirlenmeli ve bundan sonra, tapulu bir mülkün sonradan ormanlaşmasının taşınmazı kamu malı haline getirmeyeceği gözetilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ' a iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!