8. Hukuk Dairesi 2022/1056 E. , 2024/1497 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/755 E., 2021/1532 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine,
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/415 E., 2018/651 K.
Taraflar arasında Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, mahkeme kararı ile kendiliğinden sona erdiği tespit edilen ... Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü Derneğinin tasfiyesi ile tasfiyenin ne şekilde olacağının tespitine karar verilmesi istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, toplanan delillere göre, Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1254 Esas 2012/2071 Karar sayılı kararıyla, derneğin son toplantısının 15.12.2006 tarihinde yapılması ve sonrasında herhangi bir toplantı yapılmamış olması nedeniyle fesih koşulları oluştuğundan derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespitine karar verdiği, işbu davanın kendiliğinden sona ermesine karar verilen derneğin mal varlığının tasfiyesine ilişkin olarak açıldığı, gelen yazı cevaplarında derneğin herhangi bir demirbaşı ya da mal varlığının bulunmadığının bildirildiği anlaşıldığından, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun (5253 sayılı Kanun) 15/1 maddesi uyarınca "davanın kabulüne; Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1254 Esas, 2012/2071 Karar sayılı dosyasıyla kendiliğinden sona erdiği tespit edilen ...'nin tasfiyesine, ...'nin demirbaşı veya malvarlığı bulunmadığı tespit edildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14/12/2012 tarihli ve 2012/1254 Esas, 2012/2017 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile davalı derneğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 87/2 maddesi uyarınca kendiliğinden sona erdiğinin tespitine karar verildiği, devamında da Dernek Tüzüğünün 26 ncı maddesi uyarınca tasfiye ve devir işlemlerinin genel kurul tarafından belirlenen tasfiye kurulunca yapıldığı, tasfiye aşamasında derneğin para ve mal varlığının bulunmadığının tespit edildiği, eldeki davada derneğin mallarının tasfiyesi ile tasfiye işlemlerinin ne şekilde yapılması gerektiğine karar verilmesinin istenildiği, tasfiye konusunda mahkeme ilamı olmadığı, tasfiye işlemlerinin davalı derneğin tasfiye kurulu tarafından yapılarak, sicilden kaydının silinmesi prosedürünün tamamlandığı, tasfiye kurulu tarafından tasfiye edilen derneğin sicil kaydının silinmesi ile tüzel kişiliğinin de kalmadığı, nitekim dava dilekçesi derneğe tebliğ edilemediğinden, tasfiye memurları olan derneğin son yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlandığı ve bu aşamada derneğin mal varlığının saptanamadığı aksinin de kanıtlanamadığı gözetilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından tasfiye tutanağı doğrultusunda karar verildiğini, tasfiye tutanağının somut verilere dayanmadığını, belirtilen ve re'sen nazara alınacak hususlarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, mahkeme kararı ile kendiliğinden sona eren derneğin tasfiyesi ile tasfiyenin ne şekilde olacağının tespiti istemine ilişkindir.
5253 sayılı Kanunu'nun 15 inci maddesinde, feshedilen veya münfesih hale düşen derneklerin para, mal ve haklarının tasfiyesinin tüzüklerinde gösterilen esaslara göre yapılacağı belirtilerek tasfiye hususunda dernek genel kurulu tarafından bir karar alınmamış veya genel kurul toplanamamışsa yahut dernek mahkeme kararıyla feshedilmişse, derneğin bütün para, mal ve haklarının mahkeme kararıyla tasfiye edileceği hükme bağlanmış; derneklerin tasfiyesinin nasıl yapılacağı ise Dernekler Yönetmeliğinde ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup Yönetmeliğin 89 uncu maddesinde, genel kurul kararı ile feshedilen veya kendiliğinden sona erdiği tespit edilen derneğin para, mal ve haklarının tasfiyesinin tüzüğünde gösterilen esaslara göre yapılacağı, derneğin mahkeme kararı ile feshedilmesi halinde, derneğin bütün para, mal ve haklarının mahkeme kararıyla bulunduğu ildeki amacına en yakın ve kapatıldığı tarihte en fazla üyeye sahip derneğe devredileceği, bu derneklerin para, mal ve haklarının tasfiyesinin mahkeme kararında belirtilen esaslara göre yapılacağı ve tasfiyenin tamamlanmasını müteakip, durumun ilgili mülki idare amirliğine bildirileceği açıklanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 90 ncı maddesinde derneklerin tüzel kişiliklerinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, para, mal ve haklarının tasfiye ve intikal işlemlerinin tamamlanmasını müteakip, tasfiye sonucunun bildirilmesi üzerine, bunların dernekler kütüğündeki kayıtlarının merkezlerinin bulunduğu yer il dernekler müdürünün onayı ile silineceği, şubelerinin bulunduğu valiliklere ve Bakanlığa da bilgi verileceği belirtilmiştir. Açıklanan bu hukuksal olgular ile tasfiye gerçekleşmeden derneğin dernek kütüğünden silinemeyeceği ve tüzel kişiliğini koruyacağı gözetilerek derneğin malvarlığının bulunup bulunmamasının tasfiye kurulu oluşturulmasına engel olmadığı hususu da dikkate alınarak Mahkemece, yukarıda belirtilen emredici düzenlemeler doğrultusunda, mahkeme kararı ile derneğin kendiliğinden sona ermesi halinde artan mal ve hakların yine mahkeme kararı ile bulunduğu ildeki amacına en yakın ve kapatıldığı tarihte en fazla üyeye sahip derneğe devredileceği düzenlemesi gereği derneğin mal varlığının yöntemince tespitinden ve uygulamada duraksamaya sebebiyet vermemek için bir tasfiye kurulunun belirlenmesinden sonra derneğin tasfiyesine karar verilmesi gerekirken derneğin herhangi bir para ve mal varlığının bulunmadığı gerekçesiyle tasfiye kurulu oluşturulmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!