WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/9777 E.  ,  2023/4128 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/3 E., 2018/68 K.
KARAR : Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazinenin davasının reddine, davacı Orman İdaresinin davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Meriçler Köyü 200 ada 44 parsel sayılı 7.425,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir.
2.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 6831 Sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre 1972 yılında Çataltepe Ormanı serisine ilişkin olarak yapılıp 02.06.1974 yılında kesinleşen seri bazda orman kadastrosu ile 2005 yılında yapılıp 12.07.2007 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.

3.Davacı Orman İdaresi vekili 29.01.2007 tarihli dava dilekçesi ile, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde tahdit sınırları içinde bırakıldığını belirterek, tespitin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuş, yargılamanın devamı esnasında vefat ettiğinin tespiti üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2009 tarihli ve 2007/122 Esas, 2009/25 Karar sayılı ilk kararı ile, davanın kısmen kabulüne, dava konusu parselin 3179,73 m² yüzölçümlü (B) kısmının orman vasfıyla Hazine adına, 4245,49 m² yüzölçümlü (A) kısmının davalı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen ilk kararına karşı davalı ... davacı Orman İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay ( Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.10.2010 tarihli ve 2010/9463 Esas, 2010/12525 Karar sayılı ilamıyla; "yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmak için yeterli olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında yerine uygulandığı belirtilen 1974 yılı orman kadastrosuna ve 2005 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B uygulamasına ilişkin tutanak, askı ilanı, işe başlama ve sonuçlandırma tutanaklarının dosya arasında bulunmadığı, bu nedenle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman kadastrosuna ait harita örneği ilgili yerlerden getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanunu'na Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54 üncü maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49 uncu maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılması, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmesi, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanması, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınması, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
1.Yargıtay bozma ilamından sonra eldeki dava ile birleştirilen 2014/24 Esas sayılı davada, davacı ..., 1937 tarih 531 sıra numaralı vergi kaydına dayanarak, çekişmeli taşınmazın merada kaldığı iddiasıyla dava açmıştır.

2.Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2012 tarihli ve 2013/20 Esas, 2015/13 Karar sayılı ikinci kararı ile, davacı Hazinenin davasının reddine, davacı Orman İdaresinin davasının kısmen kabulü ile 200 ada 44 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporlarında (B) ve (C) harfleri ile gösterilen toplam 5933,03 m2'lik kısmının tespit gibi ... adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) harfi ile gösterilen 1491,19 m2'lik kısmının orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, usûl ve mahkeme talebine aykırı olarak Çine Asliye Hukuk Mahkemesince mahkemeye aktarılan, kesinleşerek infaz edildiği sabit olan aynı yer 181 ada 1 ve 200 ada 45 parseller yönünden davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ikinci kararına karşı davacı ... vekili ve davacı Orman İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.04.2016 tarihli ve 2015/7703 Esas, 2016/4116 Karar sayılı ilamıyla; "davacı Hazinenin temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın mera niteliği taşımadığı, Hazine tarafından dayanılan 531 numaralı mera tahrir kaydı içinde kalmadığı anlaşıldığına göre, davacı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerektiği,

2) Davacı Orman İdaresi tarafından 200 ada 44 parsel sayılı taşınmazın (B) ve (C) harfli bölümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece son keşifte görev alan orman bilirkişi raporuna üstünlük tanınarak hüküm kurulduğu, halbu ki; 02.06.2012 tarihinde yapılan keşfe katılan orman bilirkişiler A. Hulusi Aksarı, Başaran Kıyak ve Cengiz Dönmez'den oluşan bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen raporda taşınmaz (A), (B) ve (C) olarak üç bölüme ayrılarak incelenmiş, (A) bölümünün tahdit dışında, (B) ve (C) harfli bölümlerinin tahdit içinde kaldığının belirtildiği, mahkemece orman bilirkişi raporları arasındaki bu çelişki giderilmeden tek orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapora itibar edilerek hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı" gerekçesi ile davacı Hazinenin temyiz itirazlarının reddine, davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararı bozulmuştur.

3.Yargıtayın yukarıda belirtilen ilamına karşı davacı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

4.Yargıtay (20). Hukuk Dairesinin 15.11.2016 tarihli ve 2016/10905 Esas, 2016/10811 Karar sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararı ile, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu ve ekindeki krokide B ve A harfi ile gösterilen kısımlarının 6831 sayılı Kanun kapsamında yapılarak 27.06.1974 tarihinde itirazsız kesinleşen orman sınırlaması kapsamında kaldığı, aynı kısımların orman kadastrosundan sonra 2006 yılında yapılıp 2007 yılının ilk ayı içerisinde askı ilanı yapılan arazi kadastrosunun yapıldığı, yapılan arazi kadastrosunun taşınmazın bu kısımları açısında ikinci kadastro niteliğinde olduğu, bu kısımlar orman sınırlaması içerisinde kaldığından ayrıca parsel numarası verilerek tesciline karar verilmesine gerek olmadığı, davaya konu taşınmazın; C harfi ile gösterilen kısmının 6831 sayılı Kanun kapsamında yapılarak 27.06.1974 tarihinde itirazsız kesinleşen orman sınırlaması dışında kaldığı, davalı gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile, davacı Hazinenin davasının reddine, davacı Orman İdaresinin davasının kısmen kabulu kısmen reddi ile; bilirkişi kurulu raporu ve ekindeki krokide A ve B harfi ile gösterilen kısmın orman sınırlaması içerisinde kaldığının tespiti ile, bu kısımlara yönelik kadastro tespitinin iptaline, C harfi ile gösterilen 5.342,98 m2'lik kısmın aynı ada ve parsel numarası ile tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen son kararı davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın A harfi ile gösterilen kısmının eğiminin yüksek olup, toprak muhafaza karakteri taşıdığını, salt tahdit dışında kalmasının orman olmadığını göstermeyeceğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 ve devam maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.