8. Hukuk Dairesi 2021/9738 E. , 2023/6163 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/25 E., 2019/35 K.
...
...
...
KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (devredilen) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı - birleşen dosya davalısı ... mirasçısı ... vekili tarafından duruşmalı, davalı ... Belediyesi vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmiş, duruşma istemi değerden reddedilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında ... ve 183 parsel ... sırasıyla 16567,00 m², 2688,00 m² ve 34135,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, Nisan 1945 tarih 17 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldıkları ve halen de tapu kayıt maliklerinin tasarrufları altında bulunduğu, ancak; taşınmazların 1942 yılında yapılan orman sınırları içinde olduğu ve bilahare 1978 yılında 1744 ... 6831 ... Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanunla (1744 ... Kanun) değişik 6831 ... Orman Kanun'un (6831 ... Kanun) 2 nci maddesi sonucu orman tahdit sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve taşınmazların kimin adına yazılacağı hususunda tereddüt hasıl olması nedeniyle genel müdürlüğe yazılan yazıda taşınmazların tapu kayıt malikleri adına tespitinin yapılmasının gerektiği ileri sürülmüş ise de, uygulanan tapu kaydının hudutları itibariyle genişletilmeye elverişli olduğundan ve yapılan yüzölçümü kontrolünde miktar fazlası kısım olduğu görülmesi üzerine, miktar fazlası kısım kesilerek ayrı bir parsel altında tespiti gerektiği gerekçesiyle taşınmazlardan 220 ada 114 parselin tamamı 384 itibar edilerek 328/384 hissesi ... oğlu ... ve 56/384 hissesi de ... adına, taşınmazlardan 220 ada 147 ve 183 parseller ise, komisyon kararı ile miktar fazlası olarak tarla niteliğiyle Hazine adına, çekişmeli taşınmazlardan 220 ada 142 parsel ... 25798,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın 1942 yılında yapılan orman sınırları içinde olduğu ve bilahare 1978 yılında 1744 ... Kanunla değişik 6831 ... Kanun'un 2 nci maddesi sonucu orman tahdit sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve iş bu taşınmaz ihya edildiğinde tarla niteliği kazanacağı gerekçesiyle, 220 ada 144 parselin ise devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve hiç kimsenin zilyet ve tasarrufu altında bulunmadığı gerekçeleriyle, 220 ada 142 ve 144 parsel ... taşınmazlar ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit edilmişlerdir.
2.Yapılan bu tespite iki aylık askı ilan süresi içinde davadan bilahare feragat eden ... tarafından 220 ada 142, 144, 147 ve 183 ... parsellere, ... tarafından 220 ada 114, 147 ve 183 ... parsellere, ... tarafından 220 ada 142, 144, 147 ve 183 parsellere ve ... tarafından 220 ada 142, 144, 147 ve 183 parseller yönünden yapılan itiraz edilmiştir.
3.Muteriz ... oğlu 1932 doğumlu ... : İtiraz ettiği 142, 144 ve 147 parsellerin bulunduğu kısımda daha önce kendilerinin sayaları olduğunu, buraya ait 50 dönümlük tapuları mevcut olduğunu, burada Hazine ve belediyenin hakkı olmadığını, dilekçesinde her ne kadar 183 ... parsele de itiraz edilmiş ise de, bu parselde kendilerinin hakkı olmadığını, bu parsele itirazdan vazgeçtiğini, ağılın yeri, zeminde halen mevcut ve duvarları halen ayakta olup, tavan kısmın yıkılmış durumda olduğunu, burada kendilerinin davar beslediğini, bu yerleri davar beslemek için kullandıkları için ekip biçilmediğini, bu nedenle boşluk halinde olduğunu, ancak, taşınmazların kendilerinin zilyet ve tasarrufunda olduğunu ve tapu kaydıyla bu yere malik olduklarını iddia ederek, tapu kaydı miktarı kadar yer verilmek suretiyle ... oğlu ... adına tahdit ve tespitin yapılmasını istediğini beyan etmiştir.
4.Muteriz ... oğlu 1945 doğumlu ...: İtirazcı Ağabeyi ... ’in ifadesine aynen katıldığını beyan etmiştir.
5.Muteriz ... ve davadan bilahare feragat eden ... her ne kadar 183 parselde bir hakları olmadığını beyan etmiş iseler de, dedelerine ait tapu kaydının uygulanarak hangi kısma geldiğini kesin olarak bilmiyoruz. Bu tapu kaydının miktarı kadar yerin hangi parsellere isabet ettiyse o kısımlar da doldurularak verilmesini talep ettiklerini, bu nedenle 183 nolu parselinde tapu uygulaması sırasında dikkate alınmasını talep ettiklerini beyan etmişlerdir.
6.Muteriz ... oğlu 1928 doğumlu ...: İtirazcılar ... ve ...’in iddia ettiği gibi itiraza konu taşınmazların tamamının onlara ait olmadığını, kendisinin tarlası ve iki tarla yukarıda bir ağıl bulunduğunu ve bu ağılında onlara ait olmadığını, tapu kaydının babasına ait olduğunu ve itiraz ettiği parselleri 45 seneden beri babası ve ölümünden sonrada kendisinin zilyet ve tasarruf ettiğini, adına tespit edilen 114 ... parsel ile iştirak ettiği 147 ve 183 parsellerin adına tespitini talep ettiğini beyan etmiştir.
7.Muteriz ...: Bu taşınmazların, belediye hudutları içerisinde kaldığından 1580 ... Belediye Kanunu'nun 159 uncu maddesi gereğince Hazine adına yapılan tespitlerinin iptal edilerek belediye adına tespitinin yapılmasını talep ettiklerini beyan etmişlerdir.
8.Kadastro komisyonu 14.10.1987 tarihli kararıyla 220 ada 114, 142, 144, 147 ve 183 parsel kapsamı sahayı muterizlerin kendilerine veya murisleri adına kayıtlı tapu kayıtlarına istinaden adlarına tespitlerini talep ettiklerinden ve ... ve ... ile ...’un dayandığı tapu kayıtlarının her ikisinin de itiraza konu parsellerin tamamını kapsamı içerisine aldığı, bu durumda aynı yere ait aynı kuvvet ve mahiyette iki belge olduğundan komisyonca aynı kuvvet ve mahiyetteki belgelerden herhangi birini iptal etme yetkisi olmadığından ancak eski tarihli olanın muteber edilmesi gerektiği gerekçeleriyle, bu parsellere daha önce komisyonca ikame olunan kararların iptal edilerek malik tablolarının açılacak dava sonucuna kadar açık bırakılmasına ve yine bu parsellere Nallıhan Belediye Başkanlığının yapmış olduğu itirazın reddine ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde tapu kayıtlarından birinin iptali için Nallıhan Asliye Hukuk Hakimliğine taraflarca dava açılmadığı takdirde müdürlükçe re’sen dava açılacağına karar verilerek, dava sonucuna kadar 220 ada 114, 142, 144, 147 ve 183 ... parsellerin malik tablolarının belirlenmeyerek açık bırakılmasına karar verilmiştir.
9.Davacılar ... ve ... vekili 05.11.1987 tarihli dilekçesinde; Kadastro komisyonun aynı kuvvet ve mahiyetteki tapu kayıtlarından birisini iptal yetkisi olmadığı gerekçesiyle mülkiyet hanesi boş bırakılan 220 ada 114, 142, 144, 147 ve 183 parsel ... taşınmazlar da müvekkillerinin dedelerine ait tapu kaydı bulunduğunu, tapu kayıtlarının 1302 ve 1326 tarihli olduğu ve müvekkillerinin dayandığı tapu kayıtlarının ...’un dayandığı tapu kaydından daha eski tarihli olduğunu iddia ederek, 220 ada 114, 142, 144, 147 ve 183 parsel ... taşınmazların 1302 tarih 7 sıra nolu ve 1326 tarih 9 ve 10 sıra nolu tapu kayıtlarına dayanılarak müvekkilleri adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
10.Birleşen dosya davacıları; ..., ... ve ... vekili, 11.11.1987 tarihli dilekçeleriyle, ..., 147 ve 183 parsellerin müvekkillerinin murisleri tarafından 1945 yılında satın alındığını ve bu tarihten itibaren taşınmazların müvekkillerinin tasarrufunda olduğu ve söz konusu taşınmazların Nisan 1945 tarih 17 sıra nolu tapu kaydı kapsamında oldukları, kadastro sırasında miktara itibar edilerek 114 parselin müvekkillerine verildiğini, 147 ve 183 parsellerin miktara fazlası olarak Hazine'ye verildiğini, ancak; bu taşınmazları zilyetlikle edinme koşullarının müvekkilleri yararına oluştuğunu, bu yerlerin hem tapu kapsamında olduğu, hem de taşınmazları müvekkillerinin zilyet olduğunu ileri sürerek, kadastro tespiti sırasında malik haneleri boş bırakılan 220 ada 114, 147 ve 183 parsel ... taşınmazların müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı Hazine, çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu ve taraflarca sunulan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsamadığı; kaldı ki kapsadığı farz edilse dahi gayrisabit hudutlu olan tapuların miktarıyla geçerli olacağını, öte yandan şahıslar lehine iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Nallıhan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29.04.2010 tarihli ve 1987/178 Esas ve 2010/42 Karar ... kararıyla, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda, taşınmazlarla ilgili kadastro tutanaklarının davacıların iddiasını karşılamadığı, taşınmazların niteliği gereği sahiplenilmesinin hiçbir şekilde mümkün olmadığı, Hazine'ye ait yerlerin kim tarafından ve ne kadar süre ile kullanılırsa kullanılsın 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 16/b ve devamı maddeleri gereğince özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceği, diğer davalılar ... ve ... aleyhine açılan davalarda, davacıların söz konusu yerin kendilerinin olduğuna dair yeterli ve inandırıcı delil ileri sürülmemiş olmaları gerekçeleri belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı mirasçılardan davacı ... tarafından verilen ret kararının hukuka aykırı olduğu, sunulan tapu kayıtlarının keşfen uygulanmadığı ve eksik araştırma sonucu karar verildiğini, dava konusu taşınmazların tapuları kapsamında kaldığı ve zilyetliğin kendilerinde bulunduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.06.2012 tarihli ve 2012/6084 Esas -2012/8994 Karar ... kararı ile, “davanın mahiyeti gereği dosyanın Kadastro Mahkemesinde görülmesi gerektiği, bu sebeple Mahkemece görevsizlik kararı verilerek davanın kadastro mahkemesine devri gerekirken, görevle ilgili değişik hükmün bu davaya şümulü düşünülmeden işin esası hakkında karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu; kabule göre ise, davanın niteliği gereği tapu uygulaması zorunlu olduğu halde dayanak tapu kayıtlarının tümüyle getirtilerek keşifte uygulanması; taraf teşkilinin usulünce sağlanması; birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşlarının karar başlığında gösterilmesi ve açtıkları dava hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi, malik haneleri açık bırakılarak tesbit edilen taşınmazlar hakkında sicil oluşturulması gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, asıl dosya davacısı ...'in 18.10.1995 tarihinde davasından feragat ettiği gerekçesiyle ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine; asıl dosya davacısı ... 'in dayandığı Mayıs 1326 tarih 9 ve 10 nolu tapu kayıtlarının Toprak Komisyonunun 15.12.1944 tarih 31 ... kararı ile hudut ve yüzölçümü tashihi yapılmak suretiyle 03.03.1945 tarih 9 ve 31 numaralara ifraz ve taksim görmekle hükümsüz hale geldiği, ifraz suretiyle oluşan 03.03.1945 tarih 9 ve 31 numaralı tapu kayıtları dava konusu parsellere 2 km uzaklıkta bulunan ve 29.01.2019 havale tarihli bilirkişi kurulu raporuna ekli Ek 1 krokide kırmızı ile işaretlenen parsellere uygulandıkları dolayısıyla dava konusu taşınmazları kapsamadığı ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre de ... ...'in dava konusu taşınmazlar üzerinde zilyetliğinın de bulunmadığı anlaşıldığından davanın ... ... yönünden tüm parseller açısından davanın reddine; dava konusu 220 ada 114 nolu parsel yönünden; birleşen dosya davacıları ..., ... ve ...'nın talep ettikleri dava konusu 220 ada 114 nolu parselin 13.04.1945 tarih 17 nolu tapu kaydının hudutları içerisinde kaldığının tespit edildiği, zira keşif sırasında bilgisine başvurulan mahalli bilirkişiler tapu kaydının hudutlarının tek tek zeminde gösterdikleri, her ne kadar tapu kaydı Akdere köyüne ait olduğu yazılı ise de Nallıhan Kaymakamlığının 14.01.2019 tarihli yazısından anlaşılacağı üzere ... Mahallesindeki birçok taşınmazın 1951 yılından önce ... Köylülerine ait olduğu ... köyünün büyük bir kısmının 1980'li yıllarda yapılan kadastro çalışmalarında Nasuhpaşa mahallesine bırakıldığı anlaşılmıştır. dayanılan tapu kaydının (K.Evvel/1322 tarih 55 numaradan tedavül gören Nisan/1945 tarih 17 sıra numaralı tapu kaydının hudutlarından birinin dağ okuması ve bu hudutta orman olması sebebiyle sınırların genişletmeye müsait olduğu anlaşıldığından tapu kaydının miktarıyla sınırlı kalınarak tapu kaydında adı geçen ... dışındaki tapu malik mirasçıları adına tespit ve tescilime; dava konusu 220 ada 183 nolu parsel yönünden; birleşen dosya davacıları ..., ... ve ...'nın talep ettikleri dava konusu 220 ada 183 nolu parselin 13.04.1945 tarih 17 nolu tapu kaydının hudutları içerisinde kalmadığı ancak mahalli bilirkişiler beyanlarından dava konusu miktar fazlası taşınmazın davacılar murisi tarafından 1945 yılından itibaren tarla vasfıyla nizasız, aralıksız kullanıldığı böylece davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından birleşen dosya davacıları mirasçıları adına tespit ve tesciline; dava konusu 220 ada 147 nolu parsel yönünden; birleşen dosya davacıları ..., ... ve ...'nın talep ettikleri dava konusu 220 ada 147 nolu parselin Orman Tahdit sınırları içerisinde iken 1978 yılında 1744 ... kanunla değişik 6831 ... Orman Kanunu'nun 2 nci maddesine istinaden 1961 yılından evvel bilim ve fen bakımından Orman Niteliğini tamamen kaybettiği, su ve toprak rejimine ve orman bütünlüğüne de zarar vermediği Kültür Arazisi olduğu anlaşılmakla orman tahdit sınırları dışına çıkarıldığı, birleşen dosya davacılarının orman tahdit sınırı dışına çıkarılma tarihinden kadastro tespit tarihine kadar zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından dava konusu taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; dava konusu 220 ada 144 parsel parsel yönünden; asıl dosya davacısı ... ... ve ...'in dayandıkları tapu kaydının söz konusu taşınmazlara uymadığı anlaşıldığından ve taşınmazın Orman Tahdit sınırları dışında ve tespit tarihi itibariyle hiçbir kimsenin zilyet ve tasarrufu altında bulunmadığı, ancak orman tahdit sınırları dışında kalmasına rağmen tespit tarihinden sonra yörede yapılan ağaçlandırma çalışmaları sırasında Kızılçam fidanları ile sahanın ağaçlandırıldığı ve sahada asli tür olarak mevcut olan Ardıç ağaçları ile karışıklık oluşturan Eylemli Orman haline dönüştürüldüğü ve bilirkişi kurulu raporuna ekli hava fotoğrafı ve memleket haritalarından görüleceği üzere bitişiğindeki 220 ada 128 parsel nolu Devlet Ormanı bütünlüğü içerisinde Devlet Ormanı Sayılan Yerlerden olduğu anlaşıldığından orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; dava konusu 220 ada 142 parsel yönünden ise asıl dosya davacısı ... ... ve ...'in dayandıkları tapu kaydının söz konusu taşınmaza uymadığı ayrıca taşınmazın Orman tahdit sınırları içerisinde iken 1978 yılında 1744 ... Kanun ile değişik 6831 ... Orman Kanun'nun 2 nci maddesine istinaden 1961 yılından evvel bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybettiği, su ve toprak rejimine ve orman bütünlüğüne de zarar vermediği Kültür Arazisi olduğu anlaşılmakla Hazine adına VIII parsel numarası verilerek orman tahdit sınırları dışına çıkarılan parsel kapsamında kaldığı, ancak sonradan bilirkişi kururlu raporundan da anlaşılacağı üzere yörede yapılan ağaçlandırma çalışmaları sırasında Kızılçam fidanları ile sahanın ağaçlandırıldığı ve sahada asli tür olarak mevcut olan Ardıç ağaçları ile karışıklık oluşturan Eylemli Orman haline dönüştürüldüğünden beyanlar hanesine "Orman tahdit sınırları dışına çıkarılan VIII numaralı parsel kapsamında kaldığı ve eylemli orman alanına dönüştüğü" ibaresi yazılarak ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı - birleşen dosya davalısı ... mirasçısı ... vekili ve davalı ... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
1. Davacı - birleşen dosya davalısı ... mirasçısı ... vekili, reddine karar verilen hükmün çelişkili olduğu; hangi davada ne sebeple gerekçe oluşturulduğunun anlaşılamadığı; İlk Derece Mahkemesince dayandıkları tapu kayıtlarının yöntemince araştırılmadığını ve zilyetlik hususunda da gerekli değerlendirmenin yapılmadığını, bu parsellerin müvekkiline ait olduğunu, delil olarak dosyaya sunulan kayıtların tetkik edilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... Belediyesi vekili, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiğini, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, şahısların herhangi bir kullanımı olmadığı gibi evvelinin tapuya kayıtlı olmadığını; bu sebeple taşınmazların adlarına tescilinin gerçekleştirilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 ve 17 ve 20 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenleri dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı - birleşen dosya davalısı ... mirasçısı ... vekili ve davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 225,45 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!