WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/9272 E.  ,  2023/4511 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/29 E., 2018/17 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ( Kapatılan ) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ... ili Çerkeş ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ... Mevkii 101 ada 227 parsel sayılı 5.993,77 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden, tarla vasfıyla, 1/4' er hisselerle ..., ..., ... ve ... adlarına, 03.07.2006 tarihinde tespit edilmiştir.

2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili Çerkeş ilçesi ... Köyünde yapılan kadastro çalışmaları esnasında 101 ada 227 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit edildiğini, bu taşınmaza ilişkin 12.12.2005 tarihinde orman sınırlamasına itiraz davası açıldığını ve bu davanın devam ettiğini, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, davalılar adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilini istemiştir.

3. Davacı ... İdaresi tarafından açılan bu davanın yargılaması Çerkeş Kadastro Mahkemesinin 2006/171 Esas numarası ile devam ederken, yargılama sırasında aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gerekçesiyle 2006/140 Esas sayılı dosya ile birleştirildikten sonra, 2006/140 Esas sayılı dava dosyası da yine aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan bahisle 2007/4 Esas sayılı dosyası dosya ile birleştirilmiş ve bilahare 101 ada 227 parsel hakkında davacı ... İdaresi tarafından, davalılar ..., ... ve ... mirasçıları ile ...’a karşı açılan dava yönünden tefrik kararı verilerek aynı mahkemenin 2012/45 Esas sırasına kaydedilmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ..., 09.02.2007 tarihli duruşmada alınan beyanında; dava konusu yerin atalarından kaldığını, ormanla ilgisinin olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Dahili Davalılar ... ve ..., 23.03.2016 tarihli duruşmada alınan beyanlarında; dava konusu taşınmazın dedelerinden intikal ettiğini, babalarının 2011 yılına kadar köyde olduğunu ve taşınmazı ekip biçtiklerini belirterek, taşınmazdaki haklarının teslimini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.04.2014 tarih ve 2012/45 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararı ile, "Bilirkişi kurul raporu, hava fotoğrafları, memleket haritaları, amanejman planı ve dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler, keşifte edinilen kanaate göre, anılan taşınmazın bir kısımın orman sayılan, bir kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, keşif esnasında yapılan gözlemde, taşınmazın aktif olarak kullanıldığının, üzerinde bir önceki seneden kalma buğday anızlarının bulunduğunun, taşınmazın üzerinde bulunan gübrelerden ötürü nadasa bırakıldığının gözlemlendiği, taşınmazın yol kenarında bulunuyor oluşundan ötürü ormanla bir ilgisinin bulunmadığı, taşınmazın tamamının tespit maliklerinin adına yazılması gerektiği, dava konusu parselin eylemli hali itibariyle de orman niteliği arz etmediği, taşınmazın ormandan kazanıldığına dair herhangi bir bulgu olmadığı, çevresi ile birlikte değerlendirildiğinde orman içi açıklık ve orman içi boşluk niteliğinin bulunmadığı, Orman Kanunları bakımından da orman sayılan yerlerden olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, davaya konu Çerkeş ilçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan 5993,77 m2 yüzölçümündeki 101 ada 227 no'lu parselin, ... mirasçıları adına toplam 16 pay kabul edilerek, 4 payın oğlu ..., 4 payın oğlunun kızı ..., 1 payın torunu ..., 1 payın torunu ..., 1 payın torunu ..., 1 payın torunu ..., 1 payın oğlunun eşi .., 1 payın torunu ... , 1 payın torunu ..., 1 payın torunu ... adlarına kadastro tutanağında tesbitine ve tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.

IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 02.04.2014 tarih ve 2012/45 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay ( Kapatılan ) 20. Hukuk Dairesinin 23.02.2015 tarih ve 2015/695 Esas, 2015/854 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece, çekişmeli taşınmaza yönelik olarak Orman İdaresi tarafından arazi kadastrosunun ilân süresinde çekişmeli taşınmaz hakkında açılan davada, aralarında irtibat bulunduğu gerekçesi ile önce mahkemelerinin 2006/140 Esas ve daha sonra 2007/4 Esas sayılı dosyalar ile birleştirilmesine ve sonrasında ise 2007/4 Esas sayılı dosyadan ayrılmasına karar verildiği, mahkemenin 2007/4 Esas sayılı ( Yargıtay ( Kapatılan ) 20. Hukuk Dairesnin 27.11.2006 tarih ve 2006/16169 Esas - 2006/16397 Karar sayılı bozma kararı öncesi 2005/28 Esas - 19 Karar sayılı dosyası) dosyasında, Orman İdaresinin , yörede yapılan orman kadastrosu sonrasında orman kadastrosunun kısmî ilânı süresi içinde dava açtığı ve çekişmeli taşınmazın da bu dosyada dava edilen yerler arasında bulunduğu anlaşıldığından, somut uyuşmazlıkta; çekişmeli taşınmazın malik hanesinin açık olup, mahkemece, 3402 sayılı Kanunun 30/2 maddesi uyarınca gerçek hak sahibinin re'sen belirleneceği, davada taraf olmayanlar adına dahi tescile karar verilebileceği bu nedenle Hazine ve köy tüzel kişiliğinin davada taraf olmaları gerekirken, taraf olmadıkları ve (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin olarak orman bilirkişi raporunda eylemli hali itibariyle orman bitki örtüsü taşıdığı, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun ( 6831 sayılı Kanun ) birinci maddesi de açıklanarak bu bölümün orman sayılan yerlerden olduğu ve taşınmazın 1984 yılı memleket haritasında kısmen tel çit ile çevrili yeşile boyalı ağaçlandırma sahasında olduğunun bildirildiği, (A) harfi ile gösterilen bölümünün eylemli orman olduğu, mahkemece 178 sayılı KHK'nın 13/d maddesi gereğince tahsis olup olmadığı sorularak tahsis var ise tahsise ilişkin tüm belge ve haritaları getirtilerek uygulama yapılmadığı, tahsis sonucunda taşınmazda ağaçlandırma yapılmış ise bu durumda taşınmazın kamu malı orman olacağının düşünülmediği, B bölümüne yönelik ise, 17.10.2013 tarihli ziraat bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın 20-25 yıldır kullanılmadığı bildirilmiş ise de keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişi beyanlarında süre belirtilmeksizin taşınmazda kullanım olduğunun beyan edilmesi sonucunda çelişki oluştuğu, ancak mahkemece bu çelişkinin giderilerek kullanım durumu ve iradi terk hususunun araştırılmadığı, ziraat bilirkişi raporunda açıklandığı üzere 20-25 yıldır kullanım bulunmadığının tespiti durumunda ise bu durumun iradi terk olacağının düşünülmediği ve orman bilirkişi raporunda ise 1985-1990 yıllarına ait harita ve hava fotoğraflarında kullanıma ilişkin olarak değerlendirme de yapılmadığı eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği , Hazine ve köy tüzel kişiliği davaya dahil edildikten sonra usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması gerektiği gerekçesi ile, kararın bozulmasına" karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "tüm dosya kapsamı, taraf beyanları, keşif ve keşifte dinlenen tanıklar ile uzman bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu 101 ada 227 parsel sayılı taşınmazın öncesinde ...'a ait olduğu, İsmail'in dava konusu taşınmazı üçüncü kişilerden satın aldığı ve fasılasız olarak ekonomik amaca uygun olarak kullandığı, sonrasında ise mirasçıları tarafından kullanılmaya devam edildiği, taşınmazın yaklaşık 2-3 yıldır kullanılamadığı, bunun nedeninin ise köyde zilyetliği mirasçılar adına devam ettiren İsmail'in damadı ...'in bacağının kırılması olduğu, bu nedenle taşınmazın ekilip biçilemediği, orman bilirkişisinin sunmuş olduğu 03.09.2018 havale tarihli denetlemeye elverişli raporu ile daha evvel sunulan 23.10.2013 havale tarihli orman bilirkişilerin raporuna göre dava konusu parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu, her ne kadar önceki raporda taşınmaz iki parçaya ayrılıp ''A'' rumuzu ile belirtilen alanının 6831 sayılı Kanuna göre orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de bu değerlendirmenin yanlış ve subjektif olduğu, zira söz konusu raporun ''A'' rumuzu için ''c'' bendinde yapılan değerlendirmede bu kısmın hava fotoğrafına göre açıklık alanda kaldığı ve ziraat alanı olduğu belirtilmesine rağmen taşınmazın eylemli halinin orman olduğu belirtilerek orman sayılan yerlerden olduğu sonucuna varıldığı, oysa mahkemece 02.08.2018 tarihinde yapılan keşifteki gözlemde ve alınan raporlarda dava konusu taşınmazın eylemli halinin orman olmadığı, 178 sayılı KHK'nın 13/d maddesi gereğince herhangi bir tahsisin de bulunmadığı, dava konusu taşınmazın tarla niteliğinde olduğu ve Orman kanunlarına göre de orman sayılmayan alanlardan olduğu, komşu taşınmazlar incelendiğinde orman içi açıklık alanda kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu Çerkeş ilçesi ... köyü 5.993,77 m2 yüzölçümlü 101 ada 227 nolu parselin ... mirasçıları adına taşınmazın tamamı 64 pay kabul edilerek; 16 payın oğlu ... adına, 13 payın torunu ... adına, 5 payın torunu ...adına, 4 payın torunu ... adına, 4 payın torunu ... adına, 4 payın torunu ... adına, 4 payın torunu ... adına, 4 payın torunu ... adına, 4 payın torunu ... adına, 4 payın torunu ... adına, 1 payın torunu ... adına, 1 payın torunu .. adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamında belirtilen eksikliklerin bilirkişi raporunda giderilmediğini, zilyetlik yönünden sadece tanık beyanlarına dayanıldığını, tek bir orman bilirkişisinden rapor alındığını, çelişkilerin giderilmediğini belirterek, bu nedenler ve resen dikkate alınacak sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Taraflarca 1086 Sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinin 1inci fıkrası gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.