WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/9191 E.  ,  2023/3752 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/35 E., 2018/40 K.
KARAR : Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; birleşen davacı ve asli müdahilin davası yönünden davanın reddine, davacının davası yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 03.03.1989 tarihli dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyünde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği toplam beş parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, bu taşınmazları müvekkili olan davacının ... isimli şahıstan 1984 yılında satın aldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğunu ileri sürerek, davacı adına tescilini istemiştir.

2. Birleşen davanın davacısı ... ... vekili tarafından, asıl davanın davacısı ... ... aleyhine açılan 26.01.1989 tarihli davada; asıl davanın konusu beş parça taşınmazın ...'a ait olduğunu, ...'un vefat ettiğini, tek mirasçısının da müvekkili olan davacı olduğunu, miras yolu ile malik bulunduğu taşınmazlara ...'ın müdahalede bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazlara vaki müdahalenin men'ini istemiştir.

3. Asli müdahil ... vekili, 03.04.2001 tarihli müdahale dilekçesi ile; dava konusu edilen taşınmazların kök muris ...'a ait olup mirasçılar arasında taksim yapılmadığını belirtilerek, davaya katılmıştır.

4. Yörede 2007 yılında yapılan kadastro sırasında, çekişme konusu taşınmazlar 102 ada 1, 105 ada 55, 57 ve 108 ada 7 parsel numaralarıyla sırasıyla 6.285,52 m2, 1.977,23 m2, 1.363,05 m2, 5.607,89 m2 yüzölçümlü olarak, fındıklık niteliğiyle, senetsizden, edinme sebebinde davacı ... ...’ın kullanımında olduğu ve asliye hukuk mahkemesinde dava konusu oldukları belirtilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.

5. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman tahdidi 3116 ... Orman Kanunu'nun (3116 ... Kanun) değiştiren 5653 ... Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanun (5653 ... Kanun) uyarınca 1952 tarihinde yapılıp, kesinleşmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde; haksız ve mesnetsiz açılan davaların reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
.... ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.2004 tarih ve 1989/109 Esas, 2004/322 Karar ... kararı ile, dava dilekçesinin 1 inci sırasında yazılı 1.350 metrekare, 2 nci sırasında yazılı 4.070 metrekare, 3 üncü sırasında yazılı 1.150 metrekare ve 4 üncü sırasında yazılı 5.870 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile ... ... adına tapuya tesciline, birleştirilen dosya davacısı ile müdahil davacının davalarının ise reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. .... ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.2004 tarih ve 1989/109 Esas, 2004/322 Karar ... kararı, birleşen dosya davacısı ... ... mirasçıları vekili, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.06.2007 tarih ve 2007/7058 Esas, 2007/7363 Karar ... ilamıyla; "... ... (...) mirasçılarının temyizi yönünden; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, birleşen 1989/36 esas ... elatmanın önlenmesi davacısı ve hükmü temyiz eden ... ve arkadaşları murisi ... ... ile tescil davacısı ... ...'a taşınmazları sattığı iddia edilen ...'un kardeş olduğu ve taşınmazların ... ... ile ...'un babası ...'dan kaldığı ve paylaşılmadığı, ...'nun terekesinin iştirak halindeki mülkiyet olarak mirasçılarına intikal ettiği, bu nedenle ...'un taşınmazı tek başına 3. kişi ... ...'a satışının geçersiz olduğunun iddia edildiği, ne var ki; tanıklardan bu konuda ayrıntılı bilgi alınmadığı gibi, muris ...'dan alınacak veraset ilamına göre ... ... ile ...'un kardeş olup olmadığı, kardeş iseler dedelerinden kalan taşınmazların yöntemine uygun biçimde paylaşılıp paylaşılmadığının da araştırılmadığı, taşınmazlar dededen kalmış ve iştirak halinde (el birliği mülkiyet) mirasçılarına intikal etmiş ve mirasçılar arasında yöntemine uygun paylaşım yapılmamış ise ve taşınmazları ...'tan satın alan ... ...'ın da ...'nun mirasçısı olmayıp, 3. kişi durumunda ise; o takdirde ...'un ... ...'a satışının geçersiz olacağı, yine; taşınmazlar ...'dan kalmış ve bilirkişi tanık beyanlarına göre yöntemine uygun olarak paylaşılmışsa (paylaşımın geçerli olması için; tüm mirasçıların paylaşıma katılması ve her mirasçıya düşen tereke malının belirlenmesi gerekir ve uzun süreli kullanımı varsa bu durumun paylaşımın karinesi olduğunun kabulü gerekir) bu taktirde; ...'un ... ...'a satışının geçerli olacağı, o halde; ... ... mirasçılarından ortak mirasçıları olduğunu iddia ettikleri ...'dan alacakları veraset ilamının kendinden istenmesi, bundan sonra yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmaz başında dinlenmesi, dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı ve kimler tarafından ne kadar süreyle nasıl zilyet edildiği ve zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı, ...'dan kalmış ise, mirasçıları tarafından ne zaman nasıl ve kimler arasında paylaşıldığı ve taşınmazların mirasçılardan kime nerelerin verildiği ve verilmemişse nasıl razı edildiği ayrıntılı şekilde mahalli yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanması ve uzun süreli kullanılmasının paylaşımın karinesi sayılması, bundan sonra 3402 ... Yasanın 14. maddesinde aranan zilyetlik koşullarının ve kısıtlamaların davacı ve muteriz davacılar yararına oluşup oluşmadığının araştırılması ve bundan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelisi gereklerine, Orman Yönetimi ve Hazinenin temyizine gelince; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde bugüne kadar genel arazi kadastrosu yapılmadığı, karar ve temyiz aşamasından sonra yörede genel arazi kadastrosu yapılmış ve dava konusu yer hakkında tutanak düzenlenmişse sorulup getirtilmesi, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin öncelikle düşünülmesi, şayet genel arazi kadastrosu yapılmışsa; yörede 1952 yılında yapılan ve kesinleşen tahdit söz konusu olduğundan dava konusu taşınmazların konumu gerçek kroki ve ölçeklerine göre önce 1/5000 ölçekli kadastro çalışmalarına esas olmak üzere fotogometri yöntemiyle düzenlenen topografik pafta üzerinde belirlenmesi ve haritasına işlenmesi, bundan sonra her iki haritanın (topografik harita ile tahdit haritası) ölçekleri denkleştirilerek çekişmeli taşınmazların konumları tahdit haritasında gösterilmesi ve irtibatlı kroki düzenlenmesi" gereklerine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

3. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında .... ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.2008 tarih ve 2008/6 Esas, 2008/440 Karar ... kararı ile, dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlediği gerekçesiyle mahkemenin görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.

4. Görevsizlik kararı uyarınca davanın devredildiği .... ... Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 15.10.2014 tarih ve 2013/132 Esas, 2014/233 Karar ... kararla, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitindeki nitelik ve yüzölçümleri ile davacı adına tapuya tesciline, birleşen dosya davacısı ve müdahil davacının davalarının ise reddine karar verilmiştir.

5. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.02.2018 tarih ve 2016/6992 Esas, 2018/1530 Karar ... ilamıyla; "Yapılan incelemede; yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı son oturumda oluşturulan kısa kararda müdahil davacı ...’nin davasının reddine yönelik hüküm kurulmadığı halde, gerekçeli kararın birinci bendinde müdahil davacı ...’nin davasının reddine karar verildiği, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olmasının mutlak bozma nedeni oluşturacağı (İBBGK 10.04.1992 t, 1991/7 E. – 1992/4 K.)" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Dava konusu taşınmazların ...'a ait iken, özellikle ...'un oğlu olan ...'un 26/03/2001 tarihli oturumda verdiği beyanda ...'un çocukları tarafından yapılan taksim neticesinde ...'a bırakılan taşınmazlar olduğu, ...'un sağlığında dosyada bulunan 10/09/1984 tarihli devir senedi ile taşınmazları davacı ...'a devrettiği, aynı tarihli senet ile ...'un eşi ... ...'un da eşi ...'dan 20/09/1960 tarih 3581 yevmiye numaralı noter senedi ile satın aldığı taşınmazları ...'a devrettiği ve devir tarihinden itibaren taşınmazların tamamının ...'ın zilyet ve tasarrufunda bulunduğu, ...'un ölmesi üzerine, mirasçı olarak dosyada bulunan veraset ilamına göre birleşen dosya davacısı ... ...'ın kaldığı, ancak veraset ilamında soy isminin ... yazıldığı, doğum tarihi ve baba isminden veraset ilamındaki ... ... ile davacı ... ...'ın aynı kişiler olduğunun anlaşıldığı, mahalli bilirkişi beyanlarına göre de ...'un çocuksuz olması nedeniyle köyde kendine bakması için önce ... ...'ı evlatlık olarak aldığı ve ... ...'ın kısa bir süre kendisine baktığı, ancak daha sonra ... ilçesinde oturması nedeniyle, ... ile ilgilenmediği, bunun üzerine ... ve eşine davacı ...'ın bakmaya başladığı ve ölünceye kadar da davacı tarafından bakıldığı, taşınmazlar yönünden gerek ..., gerekse ... bakımından zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği, dava konusu taşınmazlardan 108 ada 7 parsel ... taşınmazın orman sınırında olup, orman bilirkişi raporunda da taşınmazın krokide yeşil ile gösterilen kısmının evveliyatının orman olduğunun anlaşıldığı, ancak, taşınmazın bulunduğu mahalde 1952 yılında seri usule göre orman tahdidi yapıldığı ve bu taşınmazın tahdit hattının dışında ve sınırında gösterildiği, bilindiği gibi seri usule göre yapılan orman tahditlerinin sınırında bulunan taşınmazlar için de orman tahdidi yapılmış sayılacağı ve dava konusu 108 ada 7 nolu parsel açısından bu nedenle orman kadastrosunun yapılmış kabul edildiği ve her ne kadar bir kısmı hava fotoğraflarında evveliyatı orman olarak gösterilmiş ise de; mahkemece taşınmazın tamamının tahdit dışında kalması" gerekçeleriyle birleşen .... ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/36 Esas ... dosyası yönünden ... ... tarafından açılan davanın ve müdahil ... tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, dava konusu ... Köyü 102 ada 1 parsel ..., 105 ada 55 ve 57 parsel ... ve 108 ada 7 parsel ... taşınmazların kadastro tespitindeki nitelikleri ve miktarları ile ... oğlu ... adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve numarası kararı, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların orman içi açıklık olup olmadığı hususunun değerlendirilmediğini, parsellere ilişkin 1955 hava fotoğrafı bilirkişi raporuna eklenmiş ise de taşınmazların hava fotoğrafındaki durumunun ve konumunun irdelenmediğini, eksik araştırma sonucu karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu edilen taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 ve 17 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; orman tahdidi yapılıp kesinleşmiş bir yerin orman olup olmadığının, kesinleşmiş tahdit haritasının orman mühendisi aracılığıyla yerine uygulanması yoluyla belirleneceğinin, ancak 3116 ... Kanun'un 5 inci maddesinde ve 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 7 nci maddesinin ilk halinde Devlet ormanlarının ve bu ormanlarla içinde ve bitişiğindeki her nevi arazi ile sınırları tespit olunarak sınırlamasının orman tahdit komisyonlarınca yapılacağının öngörüldüğü, sonradan yürürlükten kaldırılan bu maddeler gereğince, ilçe ve köy idari sınırları ile bağlı kalınmaksızın seri usule göre Devlet ormanlarının kadastrosu yapılması hükme bağlanmış olup, tahdidi yapılan orman serisine bitişik olan ve tahdit dışında bırakıldığı açıkça belirtilen taşınmazlar yönünden geçerli bir orman kadastrosunun var olduğu kabul edilir iken, serinin dışında kalan taşınmazlar yönünden geçerli bir orman kadastrosunun varlığından sözedilemeyeceği, bu durumda orman araştırmasının eski tarihli belgeler esas alınarak yapılacağı kabul edilmekte olup, anlatılan bu kural çerçevesinde somut olaya bakıldığında, 1952 yılında dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde orman tahdidinin yapılıp kesinleştiği, fakat dosya arasında bulunan tahdit tutanakları ve haritasından orman tahdidinin seri bazda yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, ancak İlk Derece Mahkemesince tahdidin seri usulde yapıldığı kabul edilerek değerlendirme yapıldığı, dava konusu 108 ada 7 parsel açısından tahdidin seri usulde yapılıp yapılmadığı fark etmeksizin yukarıda belirtilen kural çerçevesinde orman olmadığının sabit olduğu, zira bu taşınmazın tahdit dışında ve orman sınırına bitişik olduğu, bu nedenle tahdit hattının bu parsel yönünden kesinleştiğinin kabulü gerektiği, ancak bu parsel yönünden davacı yararına zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığını belirleme açısından gerçeğin bir resmi olan tescil davasının açıldığı tarih olan 1989 yılından 15 - 20 - 25 yıl öncesi hava fotoğraflarının incelenmediği, diğer dava konusu parseller bakımından ise tahdidin seri usulde yapılıp yapılmadığının tüm tahdit tutanakları getirtilerek ve Orman İşletme Müdürlüğünden sorularak tespit edilmesi ve bu doğrultuda tahdidin seri usulde yapıldığının anlaşılması halinde 102 ada 1 parsel, 105 ada 55 ve 105 ada 57 parsel numaralı taşınmazların orman olup olmadığının en eski tarihli hava fotoğrafı üzerinde araştırma yapılarak belirlenmesi gerektiği, her ne kadar orman bilirkişi tarafından 1955 tarihli hava fotoğrafında taşınmazlar gösterilmiş ise de, üzerindeki bitki örtüsü hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı, sadece gösterim ile yetinildiği, yine anılan parseller yönünden de dava tarihinden 15 - 20 - 25 yıl öncesi hava fotoğrafları incelenerek zilyetliğin var olup olmadığının belirlenmediği belirlenmiş olup, bu haliyle yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.

2. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için; öncelikle, orman tahdidinin seri usulde yapılıp yapılmadığı saptanarak, seri usulde yapılmışsa yukarıda 1 nolu bentte belirtilen kural çerçevesinde; dava konusu 102 ada 1, 105 ada 55 ve 105 ada 57 parsel ... taşınmazlar yönünden, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine Ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 ... Kanun) ve 5658 ... Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 ... Kanun) karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 ... Kanun'un 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Yörede, orman tahdidinin seri usulde yapılmadığının veya seri usulde yapılmasına rağmen dava konusu 102 ada 1, 105 ada 55 ve 105 ada 57 parsel ... taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşılması halinde ise, 108 ada 7 parsel ile birlikte, bu taşınmazlar üzerinde davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak araştırmada; 108 ada 7 parselin de komşu parsel tutanakları getirtilip, tescil dava tarihi olan 1989 yılından 15-20-25 yıl öncesi en az üç döneme ilişkin üç ayrı hava fotoğrafının tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek bir jeodezi-fotogrametri harita mühendisi bilirkişi ve bir ziraatçi bilirkişi ile yapılacak keşifte; yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları komşu parsellerin tutanak ve dayanağı belgelerden yararlanmak suretiyle etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden taşınmazın evveliyatının ne olduğu ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, toprak yapısını, eğimini, bitki örtüsünü tarımsal niteliğini ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, ekonomik amaca uygun tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığını komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden çekişmeli taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle çelişkiye sebebiyet verilmeyecek şekilde net olarak belirlendikten sonra dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait haritaların ait oldukları yıllara göre stereoskopik hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; taşınmazın niteliği, imar-ihyaya konu olup olmadığı, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir krokili rapor alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tespit ve tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 ... Kanun) ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve ... olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, oluşacak sonuca göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir hüküm kurulmalıdır.

3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.