WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/8092 E.  ,  2024/4423 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... Kadastro Mahkemesinin asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen dosyada davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararına karşı asıl dosya davacıları, davalı Hazine ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine ve asli müdahil Orman İdaresi vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli, Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü Karapınar mevkiinde bulunan 28695,77 metrekare yüzölçümünde tarla ve ahşap ev vasfındaki 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamı 7 paya itibar edilerek 6 payın ... ve 1 pay ... Palalı adına tespit edildiği, Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan 4724,58 metrekare yüz ölçümünde ve tarla vasfındaki 127 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit edildiği, Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan 10297,74 metrekare yüzölçümünde ve tarla vasfındaki 127 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 2 paya itibar edilip; 1 pay ... ... ve 1 payın ... evlatları ... ve ... adlarına tespit edildiği, Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan 1570,10 metrekare yüzölçümünde ve tarla vasfındaki 127 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ... evlatları ... ve ... adlarına verasette iştirak olarak tespit edildiği, Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan 3305,01 metrekare yüz ölçümünde ve tarla vasfındaki 127 ada 5 parsel sayılı yerinin 3 pay itibari ile 1 payın ..., 1payın ..., 1 payın ... ...'nın kullanımında olduğu belirtilmek sureti ile tarla vasfı ile Hazine adına tespit edildiği, Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan 11538,58 metrekare yüz ölçümünde ve tarla vasfındaki 127 ada 6 parselin ...'nın kullanımında olduğu belirtilmek sureti ile tarla vasfı ile Hazine adına tespit edildiği, Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü 19539,74 metrekare yüz ölçümünde ve tarla vasfındaki 127 ada 23 parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit edildiği, Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü Karapınar mevkiinde bulunan 2373,46 metrekare yüzölçümünde ve tarla vasfındaki 127 ada 69 parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit edildiği, Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü Karapınar mevkiinde bulunan 6550,03 metrekare yüzölçümünde ve tarla vasfındaki 127 ada 70 parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit edildiği, Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü Karapınar mevkiinde bulunan 4063,39 metrekare yüzölçümünde ve tarla vasfındaki 127 ada 72 parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit edildiği anlaşılmıştır.
İlk Deremece Mahkemesinin 2005/252 Esasında yapılan yargılaması sonunda 08.12.2005 gün 2005/252 Esas 2005/105 Kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin 2005/245 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ve ... vekilleri dava dilekçesinde özetle; tespit maliklerinden Hazine dışındaki şahısların kökten akraba olduklarını, dava konusu taşınmazlara ait tarafların kök murisi ... ... adına kayıtlı 92 hesap 113 tahrir numaralı vergi kaydının bulunduğunu bu vergi kaydının davalı olan parselleri kapsamına aldığını, davalıların kısmi zilyetliğinin de kök muris ve onun adına kayıtlı olan vergi kaydına bağlı olduğunu, davalıların kendi nam ve hesaplarına zilyetliklerinin bulunmadığını, müvekkillerinin tespit esnasında köyde olmaması sebebi ile davalıların kötü niyetli olarak parselleri adlarına tespit yaptırdıklarını ayrıca bu taşınmazları kapsayan 13.08.1964 tarihli sulh sözleşmesinin bulunduğunu, bu nedenle dava konusu ettikleri 127 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 23, 69, 70 ve 72 numaralı parsellerin tespitlerinin iptali ile müşterek murisleri ... ...'ın veraset ilamındaki mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, davacı ... dava dilekçesinde özetle; dava konusu 127 ada 3 numaralı parselin annesi olan ... kızı ... ...'dan geldiğini, kendinin adına da hisse yazılması gerekirken 1/2 hissesinin ... ... adına yazılmış olduğunun bu nedenle tespitinin iptali ile hissesi oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, asli müdahil Orman İdaresi, 127 ada 5,6 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğundan, bu taşınmazlar yönünden tespitin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, asli müdahil ..., 127 ada 72 parsel sayılı taşınmazın babası ...'e ait olup kendisine intikal ettiğini, babası adına tespit görmesi gerekirken ... adına yanlış tespit gördüğünü beyanla tespitin iptalini talep etmiş, davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Dava, kadastro tespitine itiraz, birleşen dava kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacılar ... ve arkadaşlarının iddialarına esas 113 tahrir numaralı vergi kaydının dava konusu 1, 2, 3, 5, 6, 69, 70, 72 numaralı parselleri kapsamına aldığı, 127 ada 1 ve 69 numaralı parsel yerlerinin tespit maliki ...'nın babası ve kendisi tarafından ...'dan satın alındığı, 1960'lı yıllardan beri malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda bulunduğu bu güne kadar herhangi bir nizanın söz konusu olmadığı beyanlardan anlaşılmakla davacıların iddialarına esas olan maliki davacıların kök murisi ... ... adına olan vergi kaydı 127 ada 1 ve 69 parsellere köy, mevkii ve hudut itibariyle uysa da; vergi kaydı mülkiyet belgesi olmayıp zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına itibar edilemeyeceği, davacıların ve kök murislerinin bu taşınmazlarda hiç zilyetliğinin olmaması, öte yandan dosya arasındaki mevcut nüfus kayıtları ve alınan beyanlardan tespit maliki ile davacıların akrabalık ilişkisinin bulunmadığı anlaşıldığından davalı lehine kazandırıcı zamanaşımıyla zilyetlik koşulları oluştuğundan davacıların davasının reddine, 127 ada 5 ve 6 parsellere ilişkin tutanaklar kullanım kadastrosuna ilişkin olup 2/B tutanağı olduğu, 04.04.2014 tarihli Orman Bilirkişi Kurulu raporunun sonuç kısmında 1985 hava fotoğrafları ve 1988 yılı memleket haritasına göre orman sayılan yerlerden olduğuna ve 2/B şartlarına uygun olmadığı şeklinde rapor sunulmuş olsa da dosya arasındaki 2/B komisyon tutanağı 2004 tarihinde yapıldığından 6831 sayılı Orman Kanununun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olup, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) Ek-4ncü maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılması işlemi idarenin takdirinde olup dava konusu parsellerde gerekli işlemler yapılarak 2/B ye ilişkin tutanakların tutulmuş olduğu, 2/B vasfıyla tutanağı tutulan 127 ada 5 ve 6 parsel yerlerinin evveliyatında çalılık ve fundalık yerlerden olup, 1980 li yıllarda ... tarafından emek ve para sarf edilerek tarla haline getirildiği ve o tarihten bu güne kadarda zilyet ve tasarrufunda bulundurduğu, davacıların ve murislerinin bu parseller üzerinde zilyet ve tasarruflarının bulunmadığına ilişkin beyanlar nazara alındığında bu parsellerde 3402 sayılı Kanunun EK-4ncü maddesi gereği fiili kullanım durumları dikkate alınarak kullanım kadastrosunda fiili kullanıcıların belirlenmesi gerektiği, keşifte alınan beyanlardan fiili kullanıcının ... olduğuna yönelik olsa da ... dava konusu taşınmazlardan 127 ada 5 ve 6 parselin tutanağının beyanlar hanesinde gösterilen işgalcilerden olmayıp davalılardan olmadığı, bu parsellere yönelik açılmış bir davası olmayıp sadece dava konusu parsellerden 127 ada 23 parselin tespit maliki olduğu, 127 ada 5 ve 6 parsele ilişkin açılmış bir davası olmadığı gibi usulüne uygun katılma dilekçesi vererek ve katılma harcı yatırarak davaya asli müdahil de olmadığı, dava konusu yerlerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2nci fıkrasına göre re'sen araştırmaya tabi olmayıp dava konusu kişilerle sınırlı tutulduğundan bütün bunlar nazara alındığında davacıların kök murislerinin ya da kendilerinin de fiili kullanımı olmadığından davacıların ve müdahil orman idaresinin davalarının reddine, Şubat 318 tarih ve 2, Aralık 1947 tarih 7, Nisan 950 tarih ve 20 numaralı tapu kaydının 127 ada 23 parseli kapsamına aldığı gibi keşifte alınan beyanlardan tespit malikinin kadastro tespitinden önce satım senetleriyle burayı satın aldığı o zamandan beri de davasız ve aralıksız malik sıfatıyla dava konusu parseli ekonomik amaca uygun olarak kullandığı anlaşılmakla, davacıların ve murislerinin bu parsele ilişkin zilyetliklerinin bulunmadığı tespit edildiğinden davalarının reddine, davacılar ... ve ...'nın 127 ada 70 parsele yönelik davalarının bu parsel yerinin ... ile kayınbiraderleri ..., ..., ve ... ... ile birlikte kullanmakta iken ... ...'nın hissesini ...'ya sattığı ...'nın da fiili taksim sonucu kendine düşen bu yeri dava konusu 72 ve 69 nolu parsellerden aldığı, 70 parselde ...'nın hakkının kalmadığı, dava konusu taşınmazın ekonomik amaca uygun olarak ..., birleşen 2005/252 Esas sayılı dosyanın davacıları ... ve ...'nın kullanımında olduğu alınan beyanlardan anlaşılmakla, birleşik dosya davacılarından ...'nın bu parselde zilyetlik koşulları oluşmadığı gibi ...'nın eşi olan ... oğlu ...'nın 1981 tarihinde ölümüyle taşınmazın alınan beyanlar doğrultusunda ... oğlu ...'dan gelmekle ...'nın 1990 yılında oğlu ... sonra vefatıyla ... eşi ...'nın mirasçı da olamayacağından davasının reddine, asıl dosya davacılarının ise; iddialarına esas vergi kaydı zilyetlikle birleşmediğinden davacıların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğini ispatla yükümlü olduğu halde ispatlayamadıklarından davalarının reddine, davacıların iddialarına esas 113 tahrir numaralı vergi kaydı dava konusu 127 ada 4 parsele uymamakla birlikte ekonomik amaca uygun, çekişmesiz ve aralıksız 20 yıllık malik sıfatıyla zilyetlikten edinme koşullarının davacılar veya kök murisleri tarafından sağlanmadığından alınan beyanlardan ise tespit malikinin bu koşulları sağladığı anlaşıldığından davacıların davasının reddine, 127 ada 2 ve 3 parsele yönelik ise davacıların iddialarına bir mülkiyet belgesi olmayıp zilyetlikle desteklenmesi gerekli olan vergi kaydı nizalı taşınmazlara uysa da davacıların zilyetlikle kazanım koşulları olmamış olup, davacı ...'in dosya arasındaki belgeler ve nüfus kayıtlarına göre davacı ve davalı taraflarla akrabalığı veya miras ilişkisi bulunmadığı gibi zilyet ve tasarrufununda mevcut olmadığı anlaşılmakla davasının reddine, tespit maliklerinin ise nizasız fasılasız kullanım amacına uygun uzun süreli kullanımları olduğu alınan beyanlarla anlaşılmakla, davacılar ile davalılar arasında elbirliği mülkiyeti olmayıp mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı işlemez hükmünün uygulanma olasılığı olmadığı gibi; bir an için aralarında mirasçılık ilişkisi olduğu düşünülse dahi kök muristen geldiği ve taksimen muris babaları ondan da kendilerine kaldığını ispatlama yükü davacılar üzerinde olup, taksiminde bu durumda fiili kullanımla ispatlaması gerektiği, davacıların dosya kapsamında taksime dayanmamış, ne de taksimi ispatlayamamış, fiili kullanımları mevcut olmayıp zilyetlik koşulları tespit malikleri yönünden gerçekleşmediği, bahsi geçen bu sebeplerle davacıların 127 ada 2, 3 ve 4 parsellere yönelik davalarının reddine, 127 ada 72 numaralı parsele yönelik alınan beyanlardan davacılar ya da kök murislerinin zilyetliklerinin hiç olmadığı vergi kaydı zilyetlikle birleşmediğinden davacıların davalarının reddine, usulüne uygun müdahil dilekçesi ve müdahillik harcını yatırmış olan ...'ın dava konusu 127 ada 72 parsele yönelik davasının müdahil ... Yanıkın babası ... tarafından kullanılmakta olup, evveliyatında ... Köyü 144 ada 45 ... Köyü 127 ada 71 ve 72 parseller bir bütün olarak ...'in tasarrufunda iken, köy idari sınırının tarlanın ortasından geçmesi sebebiyle 3 parçaya bölündüğü, 144 ada 45 parsel ile 127 ada 71 parsel ... adına yazılmış iken 127 ada 72 parselin sehven ... adına yazıldığı alınan beyanlardan anlaşıldığı, ne davacıların ne de tespit malikinin iktisap koşulları sağlamadığı bu taşınmazda zilyet bulunmadıkları, müdahil ...'nin babası ve ölümüyle mirascılarının ekonomik amaca elverişli uzun süreli kullanımı söz konusu olduğundan ...'in ölü olduğu dosya arasında mevcut nüfus kayıtlarından anlaşıldığından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2nci maddesi gereği ... mirasçıları arasında elbirliği mülkiyeti söz konusu olup, ... taşınmazın taksimen kendisine kaldığını ispat yükü kendisinde olmasına rağmen buna ilişkin herhangi bir delil belge sunmayıp alınan beyanlardan da Ümmet'in mirasçılarının kullandığı anlaşılmakla müdahilin dışında başka mirasçılar olduğu anlaşılmakla 127 ada 72 parselin tespitinin iptali ile 30/2nci madde gereği ... mirasçıları adlarına hisseleri oranında tesciline karar verilmiş, kararın davacı ... ve arkadaşları vekili, davalı Hazine ve asli müdahil Orman İdaresi tarafından istinaf edilmesi sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili ayrı ayrı temyiz talebinde bulunmuşlardır.

1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, bunun yanında davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde belirtilen ve ilk etapta incelenen dosya ile birleştirildiği anlaşılan İlk Derece Mahkemesi'nin 2005/254 Esas, 2007/77 Esas, 2005/340 Esas ve 2005/338 Esas sayılı dosyalarının 16.01.2013 tarihli 28nci celsede tefrikine karar verilerek, İlk Derece Mahkemesi'nin 2013/1 Esas, 2013/2 Esas, 2013/3 Esas ve 2013/4 Esasına kaydının yapılması sonrasında 2013/1 Esas, 2013/2 Esas ve 2013/4 Esas sayılı dosyaların 2013/3 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmekle yargılamasının devam ettiğinin UYAP üzerinden dosya arasına alınan ilgili dava dosyalarından anlaşılmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2.Orman İdaresinin, Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii 127 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince, Orman Yüksek mühendisi bilirkişi kurulunun 04.04.2016 tarihli raporunda; 127 ada 5 ve 6 parsellerin 1956 tarihli memleket haritasında tamamı yeşil renkli çalılık rumuzu ile sembolize edilerek makiye isabet ettiği, 1988 tarihli memleket haritasında 127 ada 6 parselin tamamı yeşil renkli çalılık rumuzu ile sembolize edilen maki ve fundalık alana, 127 ada 5 parselin kısmen açık renkli alana, kısmen yeşil renkli çalılık rumuzu ile sembolize edilen maki ve fundalık alana isabet ettiği, 3116 sayılı (mülga) Orman Kanuna (3116 sayılı Kanun) göre orman sayılan yerlerden olduğu, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlarla ilgisinin bulunmadığı, 6831 sayılı Kanun'un 17/2nci maddesi kapsamında orman içi açıklık kapsamında kalan yerlerden olması nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğu, 1985 tarihli hava fotoğrafında ve 1988 tarihli memleket haritasında çalılık rumuzu ile sembolize edilen maki ve fundalık alana isabet etmesi nedeniyle 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesindeki şartları taşımadığının tespit edilmesi, mahallinde icra edilen 01.04.2016 tarihli keşifte yapılan gözlemde her iki parselin dört tarafının 127 ada 65 parsel sayılı orman parseli ile çevrili olduğu, yine her iki parselin dört tarafının fiilen ormanla çevrili olduğunun gözlemlendiği dikkate alınarak orman içi açıklık olduğu , orman sınırları dışına çıkartılmaya yönelik şartları taşımadığı anlaşılan bu taşınmazlar yönünden asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilerek, dava konusu 127 ada 5 ve 6 parsellerin orman sınırı dışına çıkartılmasına yönelik 2/B işleminin ve kadastro tutanağının cins sütunundaki tarla niteliğinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:
1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.