WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/8070 E.  ,  2024/1171 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/62 E., 2021/53 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Borçka Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/186 E., 2019/570 K.

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Borçka Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, birleşen davaların kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davalılar (..., ...) ve davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sonucunda, Artvin ili Borçka ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 214 ada 8 parsel sayılı 8.401,16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak belgesizden davalı ... adına; 214 ada 9 parsel sayılı 12.488,35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak belgesizden davalı ... adına; 214 ada 10 parsel sayılı 11.739,62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak belgesizden ... adına; 214 ada 11 parsel sayılı 7.586,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak belgesizden Mustafa Navdar adına tespit ve tescil edilmişlerdir. 214 ada 11 parsel sayılı taşınmaz, 18.07.2018 tarihinde gerçekleşen satış suretiyle pay temliki işlemiyle davalı ...'a devredilmiştir.

Davacı ... İdaresi vekili asıl ve birleşen dava dosyalarına sunduğu dava dilekçelerinde özetle; Artvin ili Borçka ilçesi ... Köyü 214 ada 8, 9, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda davalılar adına tespit ve tescil edildiklerini, 214 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 3.004,66 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 1.436,10 m2 yüzölçümündeki bölümleri, 214 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 4.791,31 m2 lik bölümü, 214 ada 10 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 7.015,85 m2 lik bölümü ile 214 ada 11 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 857,64 m2 lik bölümünün tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazların üzerlerinde (214 ada 8 parsel sayılı taşınmaz B bölümü hariç) orman ağaçları ve örtüsünün bulunduğu, toprak yapıları ve bitki örtüleri bakımından orman alanlarıyla bütünlük arz ettikleri, orman bütünlüğü kapsamında kaldıkları, mevcut durumda tarımsal faaliyet yapılmadığı, bu durumun teknik bilirkişi raporu ve taşınmazların fiili durumlarıyla da desteklendiği, 214 ada 8 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise üzerinde 8-10 yaşlarında orman ağaçları bulunmakla birlikte bu ağaçların kadastro çalışmaları sonuçlandıktan sonra alana geldikleri, bu bölümün ormandan açma yapmak suretiyle kazanılmadığı ve orman alanlarıyla komşu olmadığı, orman bütünlüğünü bozmadığı, orman içi açıklık şartlarını taşımadığı, bu durumun da teknik bilirkişi raporlarıyla desteklendiği" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu 214 ada 8 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.004,66 m2, 214 ada 9 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.791,31 m2, 214 ada 10 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.015,85 m2, 214 ada 11 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 857,64 m2 lik kısmının tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescillerine, 214 ada 8 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümü hakkındaki davanın reddi ile bu bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükmün davalılar (..., ...) ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, uzman ziraat, orman ve harita mühendisi bilirkişiler tarafından hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planı üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesindeki düzenlemeye ve tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu" belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1. İlk Derece Mahkemesince, temyize konu 214 ada 8 parsel sayılı taşınmazın B harfi ile gösterilen 1.436,10 m2 lik kısmının üzerinde 8-10 yaşlarında orman ağaçlarının bulunduğu, mevcut ağaçların kadastro çalışmaları sonuçlandıktan sonra alana geldiği, ormandan açma yapılarak kazanılmadığı, orman alanlarına komşu olmadığı, orman bütünlüğünü bozmadığı, orman içi açıklık şartlarını sağlamadığı, orman amenanjmanı meşcere haritasında ziraat alanlarında kaldığı, bu durumun teknik bilirkişi raporlarıyla da desteklendiği gerekçesiyle parselin bu kısmına ilişkin davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan 06.05.2019 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunun; taşınmazların tamamının üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığı, zeminlerinde Doğu Karadeniz Ormanlarına özgü böğürtlenler ve orman gülleri çalı türlerinin bulunduğu, topraklarında humus ve ölü örtünün yoğun olduğu, orman toprağı horizon yapısı bulunduğu, organik madde miktarının orman topraklarına özgü yüksek olduğu, toprak muhafaza karakteri taşıdıkları, tarım toprağı niteliğinde olmadıkları belirtilmesine rağmen 12 nci sayfada 214 ada 8 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmının orman sayılmayan alanlardan olduğu kanaatine varıldığı ve ayrıca anılan heyet raporunda taşınmazların eğiminin gösterilmediği anlaşılmakta olup, İlk Derece Mahkemesince kendi içerisinde çelişen bilirkişi heyeti raporunun hükme esas alınması usul ve yasaya uygun bulunmadığı gibi, yapılan orman araştırmasının da karar vermek için yeterli olduğundan söz edilemez.

2. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, öncelikle yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri, tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri bulundukları yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan, daha önceki keşiflerde yer almayan, bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Yapılacak bu keşifte, dosya arasına getirtilen belgeler, çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun), 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 sayılı Kanun) sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler, fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek, memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle tespit edilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı gibi hususların açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan, yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve bu şekilde, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığı gibi; kabule göre de, davanın tapu iptal tescil davası olduğu gözetilerek davanın reddi ile yetinilmesi gerekirken, dava konusu 214 ada 8 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 1.436,10 m2 lik kısmının tespit gibi tesciline yönünde hüküm kurulması da isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi