WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/8007 E.  ,  2024/3021 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/408 E., 2020/608 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/68 E., 2018/347 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Havzay-i Fahmiye sınırları içerisinde kalmasından dolayı tapulama harici bırakılan Zonguldak ili Karadeniz Ereğli ilçesi Kocaali Mahallesi sınırları içinde bulunan 291 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğini 1989 yılında üvey babası olan ... 'in hibesini kabul edip devir aldığını, o tarihten bu yana taşınmazın malik ve zilyeti olduğunu, taşınmaza 1997 yılında ve 2000 yıllarında tek katlı birer ev yaptığını ve halen iki adet evinin mevcut olduğunu, tapulama harici bırakılan taşınmazın Hazine ve Belediye ile ilgisinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisabı mümkün olar yerlerden olduğunu, daha önce köy niteliğinde olan Kocaali Köyünün mahalle kapsamına alınıp belediye sınırlarına dahil edildiğini, yüzyılı aşkındır nizasız ve fazılasız olarak zilyet ve tasarruf ettikleri taşınmazın tamamının kendisi adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerindeki evlerin de kendisine ait olduğunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Tapulama harici bırakılan taşınmazın Fen bilirkişileri ... ... ve ... ' in 17/08/2017 tarihli Ek raporu ekindeki durum haritasında A1 harfi ile gösterilen 654,22 m², A2 harfi ile gösterilen 1.185,70 m² ve C harfi ile gösterilen 407,38 m² lik kısımlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli Orman Yüksek Mühendisleri ..., ... ve ... ' ün mahkememize sundukları 04/07/2017 havale tarihli bilirkişi raporuna göre orman sayılan alanda kaldığı, öncesi orman sayılan yerin kazandırıcı zamanaşımı, satış vb. şekilde mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla mahkememizce taşınmazın bu kısımları yönünden davacının davasının reddine yine asli müdahil orman idaresinin bu yöndeki talebinin kabulü ile taşınmazın bu kısımlarının orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tesciline karar vermek gerekmiştir. Taşınmazın Fen bilirkişileri ... ... ve ... ' in 17/08/2017 tarihli Ek raporu ekindeki durum haritasında B harfi ile gösterilen 610,17 m²lik kısmı yönünden değerlendirme yapıldığında ise; dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında havzai fahmiye sınırları içeresinde kalması nedeniyle tapulama harici bırakıldığı, taşınmazın davacının tapulama tutanağında şagil olarak gösterilen ... ' in ceddinden ... 'e intikal ve satış suretiyle devredildiği, ... ' in zileyetliğinde iken taşınmazı üvey oğlu ...'e hibe ettiği ve zilyetliğini devrettiği, ...' in taşınmazı devraldıktan sonra taşınmazı malik sıfatıyla kullanığı ve taşınmaz üzerine yapı yaptığı ve kullandığı bu haliyle davacının eklemeli zilyetliğinin çekişmesiz ve ekonomik amaca uygun olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı süresininde dolduğu yine orman yüksek mühendislerinin raporuna göre orman sayılmayan yerlerden olduğu hususları da dikkate alındığında mahkememizce 4721 s. TMK' nun 713. maddesinde belirtilen şartların davacı yararına gerçekleştiği sonucuna varılarak taşınmazın bu kısmı ile ilgili olarak davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın A1 ile gösterilen 654,22 m2, A2 ile gösterilen 1.185,70 m2 ve C harfi ile gösterilen 407,38 m2'lik bölümlerin orman sayılan yerlerden olduğu ve ormanlarda şerh bulunamayacağı, B harfi ile gösterilen 610,17 m2 yüz ölçümündeki bölümün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı ... vekili, asli müdahil Orman Yönetimi vekili ile davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerektiği" belirtilerek istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dava, Havzay-i Fahmiye sınırları içerisinde kaldığından bahisle tescil harici bırakılan taşınmaza yönelik zilyetliğe dayalı olarak açılan tescil davasıdır.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1981 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında taşınmaz, fındık bahçesi niteliği ve 2.850,30 m2 yüzölçümle ... oğlu ... adına tespit edilmişken 1984 tarihli komisyon kararı ile Havza-i Fahmiye sınırları kapsamında kaldığından bahisle tapulama harici bırakılmıştır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.