8. Hukuk Dairesi 2021/7994 E. , 2024/1325 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Kadastro Birimi yönünden açılan davanın reddine, Hazine yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
2009 yılında kadastro tespit çalışmaları yapıldığı, bu çalışmalar sonunda 138 ada 26 parsel numarası ve zeytinlik vasfı ile davacı 1974 doğumlu Selahattin kızı ... adına 16.06.2009 tarihli düzenlenen tutanakla tespit edilen taşınmazın ... Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun itirazı üzerine komisyona çekilerek 29.01.2018 tarihli Kadastro Komisyon Tutanağıyla itirazın kabulü ile; parselin (B)=8.541,86 m2'lik kısmı 138 ada 63 parsel numarasıyla 1. Derece Arkeolojik SİT alanında kaldığından bahisle beyanlar hanesinde parselin 20 yıldan fazladır ...'ın kullanımında olduğu şerhiyle zeytinlik vasfıyla Hazine adına, bakiye (A)=197,87m2'lik kısmı ise 138 ada 26 parsel numarasıyla zeytinlik vasfıyla ... adına tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesi ile; Milas ilçesi Sarıkaya Mahallesi 138 ada 63 parsel ... taşınmazın 1. Derece Arkeolojik SİT alanında kaldığından bahisle Hazine adına tespit edildiğini, bu tespitin hatalı olduğunu iddia ederek tespitin iptali ile parselin kendisi adına tespit ve tescil edilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı Hazine cevap dilekçesinde açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Dava konusu 138 ada 63 parselin 16.06.2009 ilk tutanak tanzim tarihi itibariyle kazanıma uygun olarak imar ihya edildiği, davacı ve miras bırakanlarının zilyetliğinde olduğu, zilyetliğin terk edilmediği, tespit tarihi itibariyle 1. Derece Arkeolojik SİT alanı kapsamında kalmadığının yapılan keşifler, dinlenen mahalli ve tespit bilirkişi beyanları arkeolojik, zirai, orman ve hava fotoğrafı incelemeleri ve kadastro tutanağı içeriğiyle sabit olduğu, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 2015/21343E-2018/3022K ve 2015/13205E-2018/979K ... ilamları göz önünde bulundurularak; Kadastro Birimi yönünden açılan davanın reddine, Hazine yönünden açılan davanın kabulüne" karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu 138 ada 63 parselin 1.derecede arkeolojik sit alanında kaldığının sabit olduğunu bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu düzenlendiğini istinaf incelemesi sonunda mahkeme kararının kaldırılarak davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi; "Dava konusu taşınmazın tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla zamandır, nizasız - fasılasız tarım arazisi olarak davacı tarafından kullanıldığı ve 3402 ... yasanın 14. ve 17. maddelerinde düzenlenen mülkiyet edinme şartlarının kadastro tespit tarihi itibariyle davacı lehine gerçekleştiği anlaşıldığından, mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tespit tarihinden sonra 1. derecede arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmesi nedeniyle, taşınmazın beyanlar hanesine 1. derece arkeolojik sit alanında kaldığının şerhine karar verilmesi isabetli olduğundan, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine" karar verilmiş, davalı Hazine vekilince istinaf sebepleriyle benzer gerekçelerle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!