8. Hukuk Dairesi 2021/7911 E. , 2024/1716 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Azdavay Kadastro Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalılar Hazine ve ... yönünden açılan davanın kabulüne, davalı ... İdaresi hakkında açılan davanın usulden reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı ... İdaresi vekili Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucunda, ....Köyü, 172 ada 3 parsel sayılı niteliği "Tarla" olan 2283.71 metrekare taşınmazın, 12.11.2018 tarihinde evveliyatının orman olduğu, ancak 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartıldığı, taşınmazın 1995 tarihinde itibaren ....tarafından kullanıldığı şerh edilerek Hazine adına tescil edildiği, Kadastro Mahkemesine dava açıldığından tespitin kesinleşmediği, 3116 sayılı Orman Kanununa (3116 sayılı Kanun) göre yapılan ilk orman kadastro evraklarının dosya arasında bulunmadığı, Ziraat Mühendisi ve Orman Mühendisi bilirkişilerin müşterek raporunda:.... Köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 7 nci maddesine göre arazi ve orman kadastrosu yapılarak orman sınırlarının 2008 yılında kesinleştiğinin belirtildiği, ... Köyü çalışma alanında 2/B uygulamasının 23.05.2017 tarihinde başladığı, askı ilan tutanağının 13.12.2018 tarihli olmakla birlikte, sözkonusu bilirkişi raporunda 15.01.2019 tarihli kadastro tutanağına "dava açılmıştır" şerhi düşülerek tapu sicilinde tescil edilmediğinin belirtildiği, kullanım kadastrosu tespit tarihi 12.11.2018 olmakla birlikte, kesinleşme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Kastamonu ili Pınarbaşı ilçesi Karacaören Köyü 172 ada 3 parselin ... mirasçılarının kullanımında olduğu halde beyanlar hanesine sadece davalı ... Recep Kethüda’nın kullanıcı olduğu yönünde şerh verildiğini belirterek taşınmazın ... mirasçılarının kullanıcı olduklarının beyanlar hanesine yazılmasını istemiş, davalılar Hazine ve Orman İdaresi davanın reddini savunmuş, davalı ... Recep Kethüda taşınmazın üzerindeki evin kendisine ait olduğunu, bunun dışındaki taleplere itirazı olmadığını bildirmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazların evveliyatında davacı ... tarafından ölüm tarihi olan 1998 tarihine kadar kullanıldığı, ölümünden sonra da mirasçıları tarafından kullanıldığı, üzerindeki evin... tarafından yapıldığı anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi sonrasında, Bölge Adliye Mahkemesince, Orman İdaresi hakkında açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 115/2 nci maddesi uyarınca pasif taraf sıfatı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu yönde olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması doğru görülmediğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiş olup, davalılar Hazine ve... yönünden açılan davanın kabulüne,... Köyü 172 ada 3 parsel sayılı 2.283,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptal edilerek “6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu parsel 1995 yılından buyana ... kullanımındadır. Taşınmaz üzerindeki prefabrik ev .... aittir. 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun)
3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayandırılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamaz." şerhlerinin yazılmasına, davalı ... İdaresi hakkında açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115/2 nci maddesi uyarınca pasif taraf sıfatı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... İdaresini vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesindeki yargılama aşamalarında yürürlükte olmakla birlikte, dosya Dairemizde temyiz incelemesinde bulunduğu süreçte Anayasa Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2023/117 Esas, 2023/121 Karar sayılı kararıyla, 05.06.1986 tarihli ve 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının “…maden işletmeciliği sebebiyle meydana gelen zararlardan dolayı bir hak ve tazminat talep edemezler.” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması nedeniyle tapu beyanlar hanesine bu yönde şerh verilmesi kanuna uygun değildir.
Ne var ki, bu durumun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... İdaresi vekilinin (1) nolu bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının 2 nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde bulunan "ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayandırılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamaz." ibaresinin hükümden çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!