WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/7866 E.  ,  2024/2148 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin tapu iptali tescil talebinin ve taşınmaza ödemiş olduğu kira bedeli ile kesin teminat bedelinin iadesine ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine, asli müdahilin talebinin kabulü ile tescil harici bırakılan taşınmazın yeni parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin kararına karşı davacı Bakanlık vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, tescil davasının dava şartı yokluğundan reddine, kira ve teminat alacağı isteminin reddine, asli müdahil idarenin davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı Bakanlık vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu, ... Köyünde 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca orman kadastrosunun 24.06.1964 yılında yapılıp, itirazsız kesinleştiği, daha sonra 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi kapsamında kadastro çalışmasının 1982 yılında yapıldığı, son olarak 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmasının 1989 yılında kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde,.... Mahallesi Uludağ Milli park hududları dahilindeki, Uludağ 1.Gelişim Bölgesindeki Kayak Evinin bulunduğu 20.10.1955 tarih ve 6592 yevmiye numarası ile satın alınan 5.880,00 metrekarelik taşınmazın müvekkili idare adına tescili ve ... Orman Bölge Müdürlüğünden 1 yıl kiralanması için ödenen 4.420,00 TL kira bedeli ile 266,00TL kesin teminat bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, davalı ... ve asli müdahil Orman İdaresi, davanın reddini savunmuşlardır.

Dava, kadastro öncesi tapuya dayalı tescil, kira bedeli ile kesin teminatın iadesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafın tapu iptali tescil talebinin ve taşınmaza ödemiş olduğu kira bedeli ile kesin teminat bedelinin iadesine ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine, asli müdahil dava konusu taşınmazın orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiş olduğundan ve dava konusu taşınmazın yapılan keşif sonucu düzenlenen rapordanda anlaşılacağı üzere orman vasfında olduğu, bu nedenle taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescili gerektiğinden, asli müdahilin talebinin kabulüne karar verilmiş, kararın davacı Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi sonrasında, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, dava konusu taşınmazın 1964 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığının anlaşılması, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/4 üncü uyarınca kadastrosu tamamlanan çalışma alanı içerisinde kalan eski tapu kayıtlarının, işleme tabi kayıt niteliğini kaybetmesi, bu kayıtlara dayanılarak kadastro ve tapu müdürlüklerinde işlem yapılamaması, öte yandan kesinleşen orman kadastrosuna karşı, tapuya dayanarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılması mümkün ise de, bu sürenin dava tarihinde çok önce dolduğunun anlaşılması, hal böyle olunca davacı idarenin tescil davasının hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmesi, öte yandan 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 11/4ncü maddesi uyarınca Kadastrosu yapılıp kesinleşen Devlete ait ormanlar orman vasfı ile, 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarılan yerler ise kaydında belirtme yapılarak hâlihazır vasfı ile; kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle, en geç üç ay içinde hiçbir harç ve bedel alınmaksızın Hazine adına tapu kütüklerine kaydedilmesinin gerekmesi, yine Orman kadastro yönetmeliğinin 52/3ncü maddesi uyarınca Devlete ait ormanların 6831 sayılı Kanunun 11 inci maddesi gereğince tapu müdürlüğünce hiçbir harç, vergi ve resim alınmaksızın Hazine adına tapuya tescil olacağı hükmünün mevcut olması, hal böyle olunca kesinleşmiş tahdide göre orman olduğu anlaşılan ve idari yoldan tescili mümkün bir yer hakkında asli müdahilin yeniden tapuya tescil isteminde bulunmasında hukuki yararı bulunmadığı gibi, talebin kabulü çifte tapuya da sebebiyet verebileceği, bu nedenle asli müdahilin talebinin de hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddi gerekirken kabul edilmesinin de doğru olmadığından, davacının tescil davasının dava şartı yokluğundan reddine, kira ve teminat alacağı isteminin reddine, asli müdahil idarenin davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve asli müdahil Orman İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı Bakanlık ve asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13 üncü maddesinin (j) bendi gereğince davacı ... Bakanlığından harç alınmasına yer olmadığına,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca asli müdahil Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.