8. Hukuk Dairesi 2021/7511 E. , 2024/1551 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil istemine ilişkin asıl dava ile kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin birleşen dava nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı-karşı davalı ... idaresi vekili, davalı-karşı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın asıl dava yönünden reddine, karşı dava yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı ... idaresi vekili ve davalı-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1980 yılında arazi tapulama çalışması, 2013 yılında ilk kez 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 2/B çalışması bulunmaktadır.
Bursa ili Mudanya ilçesi Balabancık Köyü 298 parsel sayılı 9.700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1980 yılında yapılan tesis kadastro çalışmaları sırasında gerçek kişi adına tespit edilmiş ve bu tespit çekişmeli taşınmaz kesinleşerek tapuya tescil edilmiş; yörede 2013 yılında yapılan orman kadastrosu sonucu ise taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 2206,34 m2 kısmı orman sınırları içerisinde kalmıştır.
Asıl dosyanın davacısı-karşı davalı ... İdaresi dava dilekçesinde; Bursa ili Mudanya ilçesi Balabancık Köyü 298 parselde kayıtlı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının orman sayılan alanlardan olmasına rağmen hali hazırda davalı taraf adına tapuda kayıtlı olduğunu, oysa dava konusu yerde kesinleşmiş orman kadastrosunun mevcut olduğunu, 2013 yılında kesinleşen kadastro ile dava konusu yerin orman sınırları içerisinde kaldığını, bu nedenle mevcut tapu kaydının haksız ve yolsuz olduğunu belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyanın davacısı ... ve davalı ... mirasçıları vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; Bursa ili Mudanya ilçesi Balabancık Köyü 298 numaralı parselin orman vasfı ile Maliye Hazinesi lehine yapılan tespite, 10 yıllık süresi içinde, itiraz ettiğini, söz konusu taşınmazın eşi/babaları ...'dan veraseten intikal ettiği, davaya konu taşınmazın kadimden beri ziraat amaçlı kullanıldığı, babalarının babaannesinden satın aldığı, ona da atalarından kaldığı, tapu kaydından da anlaşılacağı gibi geldisi 07.02.1980 tarihli olduğu, komşu arazilere ait yapılmış olan tarım amaçlı kullanımın yararlı olacağına dair kadastro tesbitleriyle karşılaştırıldığında ve bilirkişi tespitinde de görüleceği üzere kuşku götürmez bir şekilde orman sınırlarına dâhil edilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, arazilerinin tapulu olması kendilerine 10 yıllık kadastro tespitine itiraz süresi içerisinde bu karşı davayı açma zorunluluğu doğduğu gerekçeleri ile davacının davasının reddine, karşı davalarının kabulüne karar verilmesini, Bursa ili Mudanya ilçesi Balabancık Köyü 298 numaralı parselin orman vasfı ve tahdidine dair tespite yapmış olduğumuz itirazlarının kabulü ile davalı-karşı davacılar adına var olan tescilin devamına, yargılama harç ve masraflarının karşı davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Dahili Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda verilen, " dava konusu taşınmazın öncesinde tarım alanı olarak kullanıldığı ancak 1976 yılından sonra taşınmazın kullanılmayarak çalılık ile kaplandığı, 40 seneyi aşkın süredir çalılık vasfında olduğu, bilirkişi raporu ve uygulanan hava fotoğrafları, memleket haritası ve amenajman planına göre çalılık olup orman sayılmayan yerlerden olduğu, uygulanan hava fotoğrafları, memleket haritası ve amenajman planına göre öncesinin de çalılık olup orman sayılmayan yerlerden olduğu, çevre parsellerinin de tarım alanı olduğu, orman içi açıklık niteliğinde olmadığı, 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesi kapsamında eğimi % 11 olduğu ve %12'yi aşmadığı bu nedenle toprak muhafaza karakteri taşımayan çalılık niteliğinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı ve birleşen davaların kabulüne" karar verilmiş; hükmün, davacı-karşı davalı ... idaresi vekili, davalı-karşı davacılar vekili ve dahili davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "davacı-karşı davalı ... İdaresinin tüm davalara yönelik istinaf talebinin reddine, dahili davalı Hazine vekilinin karşı ve birleşen davalara ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine, davacı ... Yönetiminin davasının reddine, davalı-karşı davacılar ve birleşen dosya davacısının Hazine aleyhine olan orman kadastrosuna itiraz davasının pasif husumet yokluğundan reddine, karşı dava ve birleşen davanın kabulüne" karar verilmiş ve iş bu karar, davacı-karşı davalı ... idaresi vekili ve davalı-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı ... İdaresi vekili ve davalı-karşı davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!