8. Hukuk Dairesi 2021/7489 E. , 2024/1549 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede tesbit tarihinden önce 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre 1947 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 2015 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca yapılarak keşinleşen aplikasyon ve 2/B madde çalışmaları bulunmaktadır. 1968 yılında ise genel arazi kadastrosu çalışmaları yapılmıştır.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Bolu ili Merkezi ilçesi Bünüş Köyü 490 parsel sayılı taşınmazın 2715,49 m2 lik, 491 parsel sayılı taşınmazın 185,97 m2 lik kısımlarının orman olduğunu ve taşınmazların bu kısımlarının kesinleşmiş oran tahdit sınırları içerisinde kaldığının belirlendiğini, ancak 1968 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında hatalı olarak gerçek kişi şahıs adına tespit gördüğü, dava konusu taşınmazların öncesi itibari ile orman olduğunu, yapılan orman kadastrosu çalışmaları sorasında, orman tahdit sınırları içinde bırakıldığını ve halen eylemli durumları itibari ile orman niteliğinin haiz olduğunu, idarenin ilgili komisyonunca düzenlenen inceleme raporuna göre, taşınmazların bulunduğu köyde 1947 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca orman tahdit çalışmalarının yapıldığı ve kesinleştiği, 1967 yılında 766 sayılı yasa uyarınca tapulama çalışmalarının yapıldığını, 2015 yılında 3302 Sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanununa (3302 Sayılı Kanun) göre 2/B uygulaması ve aplikasyon çalışmalarının yapıldığı ve kesinleştiğini, davanın kabulü ile, taşınmazların davalılar adına mevcut tapusunun iptali ile, yargılama sonucu orman niteliğinde olduğu belirlenecek kısımlarının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazın tapu kaydı, kesinleşmiş orman tahdit haritası ile orman tahdit çalışmasına ait tüm bilgi ve belgeler ile dava konusu taşınmaza ilişkin olarak yapılan 2/B çalışmasına ait harita ve tutanaklar ile bilirkişi raporları delil olarak kabul edilmekle, dava konusu 490 parsel sayılı taşınmaz ve 491 parsel sayılı taşınmazların fen bilirkişi raporu eki krokide (A) harfi ile kırmızı renkle gösterilen 490 parsel sayılı taşınmazın 2715,49m2 lik kısmının 491 parsel sayılı taşınmazın 185,97 m2 yüzölçümlü kısmının evveliyatında orman olduğunun Mahkememizce keşifte yapılan gözlem ve dosyamıza sunulan yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun şekilde tanzim edilen denetime elverişli mahiyetteki 1946 yılında 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan orman tahdit çalışmasının yapıldığı yıla yakın yıldaki hava fotoğrafları incelenmesini de içeren orman mühendisi bilirkişi kurulu raporu ile sabit olduğu, hava fotoğrafları ile desteklenen ve krokili bilimsel verileri bulunan bilirkişi raporu karşısında mahalli bilirkişilerin soyut beyanlarına itibar edilmemiş ve TMK 169. maddesi gereğince dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu oluşturacak şekilde tapuya tescilinin yolsuz tescil niteliğinde olduğu, davalılar yönünden dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporu eki krokide (A) harfi ile kırmızı renkle gösterilen 490 parsel sayılı taşınmazın 2.715,49m2 lik kısmının 491 parsel sayılı taşınmazın 185,97 m2 yüz ölçümlük kısmının orman niteliği ile devletin hüküm ve tasarrufunda olup zamanaşımı veya hak düşürücü süre uygulanarak davalılar lehine özel mülkiyet hakkı doğurmasının hukuki hiçbir dayanağının bulunmadığı, bu itibarla da açıklanan gerekçe ile de haklılığı kanıtlanan davanın kabulüne" karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... idaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!