WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/7488 E.  ,  2024/1297 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1269 E., 2020/1132 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/4 E., 2020/58 K.

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Kocaeli Kadastro Mahkemesinin davacının kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin talebinin reddine, 2/b işlemine itiraza ilişkin talebi yönünden mahkemenin görevsizliğine ilişkin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine, kamu düzenine ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekilinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kocaeli ili Dilova ilçesi ... Mahallesi 17 ada 127 parsel sayılı taşınmaz, yörede 2016 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında 307,38 m² yüzölçümü ile Hazine adına bahçe vasfı ile tescil edilmiş, beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun)2/B maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına, 1998 yılından beri ...’nun kullanımında bulunduğuna ve krokide (127 A) ile gösterilen 175,69 m2 lik kısmının Karayolları Kamulaştırma Alanında kaldığına dair şerh konulmuştur.

Davacı ... İdaresi vekili, dava konusu 17 ada 127 parsel sayılı taşınmazın ... kamulaştırma sahasında kalmasına rağmen 2/B çalışmasına konu edildiğini, bu işlemin hatalı olduğunu, taşınmazla ilgili daha sonra kullanım kadastrosu işlemi yapıldığını açıklayarak taşınmaz hakkında yapılan kadastro tespitinin iptali ile askı tutanağında yer alan ve taşınmazın orman niteliği ile bağdaşmayan şerhlerin kaldırılarak taşınmazın devlet ormanı vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Yargılama sonunda mahkemece; dava konusu taşınmazın eylemli orman niteliğinde bulunmadığı gerekçesi ile davacının kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin talebinin reddine, davacının 2/B uygulamasının iptaline ilişkin talebi hakkında mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince; taşınmazın eylemli orman niteliğinde olmaması nedeniyle kullanım kadastrosuna ilişkin talebin reddine karar verilmesinin doğru olduğu, ancak davanın reddi ile yetinilmesi gerekirken, davacı tarafın 2/B işlemine itirazı varmış gibi değerlendirme yapılarak bu talep hakkında mahkemenin görevsizliğine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş olup, bu kez hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapılan tahdit işlemi, 1986 yılında yapılan aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B uygulaması, 2016 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanun'la eklenen Ek-4 üncü madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosu bulunmaktadır.

Her ne kadar Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; “Taşınmazın eylemli orman niteliğinde olmaması nedeniyle kullanım kadastrosuna ilişkin talebin reddine karar verilmesinin doğru olduğu, ancak davanın reddi ile yetinilmesi gerekirken, davacı tarafın 2/B işlemine itirazı varmış gibi değerlendirme yapılarak bu talep hakkında mahkemenin görevsizliğine karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş ise de dava, kullanım kadastrosuna ve 2/B işlemine itiraz istemlerine ilişkindir. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesinin, davacının 2/B işlemlerine itirazı bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi doğru değil ise de yörede yapılan 2/B işlemleri 1987 yılında ilan edilmiş olup, dava tarihi itibariyle, 2/B işlemlerine itiraza ilişkin 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Hal böyle olunca, her iki talep yönünden davanın reddine karar verilmiş olması netice itibariyle doğrudur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, dava konusu taşınmazın eylemli orman durumunda olmamasına ve 2/B işlemine itiraz yönünden 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olmasına göre, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.2.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.