8. Hukuk Dairesi 2021/7381 E. , 2024/803 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... köyü Kızılyerler mevkiinde, tapuda tarla vasfıyla kök muris ... adına kayıtlı bulunan ve davacı ve murisinin kullanımında olan taşınmaza ilişkin, 01.08.1941 tarih cilt 114 syf 2 nolu ilk tesis ve 131 cilt 110 syf 3 sıra nolu gitti kaydı olan tapu kaydının, 1978 yılında yapılan kadastro çalışmalarında revizyon görmediğini taşınmazın tescil harici orman olarak bırakıldığını, daha sonra yapılan orman kadastrosunda 1111 parsel numarası ile orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, muris Eşref Eser’in sağlığında, dayanak tapu kaydı kapsamındaki taşınmazı oğlu ...’e bağışladığını, onunda bu taşınmazı oğlu olan davacıya verdiğini, davacının taşınmaza 1995 - 1996 tarihlerinde 300 adet zeytin ve 10 adet incir ağacı diktiğini ve bu şekilde taşınmazı zilyet ettiğini ileri sürerek, tapuda orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı bulunan 1111 parsel ... taşınmazın 5511 m2 lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ettikten sonra; 03.10.2019 tarihli dilekçesinde, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında, dava konusu taşınmazın kök muristen geldiğinin, uygulanan kaydın Eşref Eser’e ait olduğunun ve ölümünden sonra taksim olup olmadığını bilmediklerinin, taşınmazın Eşref Eser’in 3 çocuğu arasında dönüşümlü kullanıldığının, son olarak da davacı tarafından kullanıldığının açıklandığını, bu nedenle kök murisin mirasçılarının hak sahibi olduklarından bahisle davaya muvafakat vermeleri veya dahil edilmeleri gerektiği yönünde ara kararı kurulduğunu, ancak mirasçıların muvafakat vermedikleri gibi müdahil de olmak istemediklerini, davanın şahsi hakka dayalı tapu iptal ve tescile dönüştüğünü belirterek, 1111 parsel ... taşınmazın kök muris Eşref Eser’den gelen miras payı nispetinde iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevabında; davanın öncelile hak düşürücü süreden, mümkün olmaması halinde ise esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... İdaresi vekili cevabında; davacının dayandığı tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiğini, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun 640 ıncı maddesi uyarınca, mirasçılar arasında elbirliği mülkiyet hükümleri geçerli olup, ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, davalıların ise kök muris Eşref'in terekesine göre üçüncü kişi konumunda bulundukları, açılacak davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği, açılan davanın talep sonucunun davacının miras payı oranında adına tapuya kayıt ve tescili olduğu, bu halde davanın, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılması (icazet vermesi) veya terekeye temsilci atanması suretiyle devam ettirilerek sonuçlandırılmasına olanak bulunmadığı, kaldı ki, davacının taksim, bağış, satış gibi hukuki sebeplerle taşınmazın mülkiyetinin kendisine geçtiğini iddia ve ispat edemediği, davacının aktif husumet ehliyetinin tamamlanma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı, davacı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde taşınmazın sonuç olarak kendisine bağış yoluyla geçtiğini öne sürerek adına tescil istemi ile dava açmış ise de sonrasında sunduğu 02.10.2019 tarihli dilekçesinde taşınmaza ait tapu kaydının mirasbırakan Eşref Eser'den gelen miras payı oranında iptali ile bu payın adına tescili isteminde bulunduğu, muris Eşref Eser'in ölüm tarihi itibariyle terekesinin Türk Medeni Kanunu'nun 701 ve 702 inci maddeleri gereğince elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup Türk Medeni Kanunu'nun 640 ıncı maddesi uyarınca, mirasçılar arasında elbirliği mülkiyet hükümleri geçerli olmakla ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, davacı ve davalıların mirasbırakan Eşref Eser terekesi yönüyle birbirlerine karşı üçüncü kişi konumunda oldukları, elbirliği mülkiyeti söz konusu olduğundan davacı miras payına yönelik olarak tek başına dava açamayacağı gibi sonradan diğer mirasçıların muvafakatlarının alınmasının da hüküm ifade etmeyeceği, bu nedenle davacının davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, yine özel dava şartı niteliğinde olan hak düşürücü sürenin de somut olayda geçtiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!