WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/6992 E.  ,  2023/3921 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/200 E., 2020/222 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Tapuda davalı adına kayıtlı olan eski ... Köyü 489 ... 950 m2 yüzölçümündeki parsel, 5304 ... Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (5304 ... Kanun) 6 ncı maddesi ile değişik 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işleminde, 20695 ada 9 parsel sayısı 1.008,5 m2 yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi “Tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilmiş, 3402 ... Kanun'un 11 inci maddesine göre 23.02.2011 ile 24.03.2011 tarihleri arasında ilan edildiği tutanak arkasına yazılmıştır.

2. Davacı ... İdaresi vekili, 23.03.2011 tarihli dava dilekçesi ile parselin yörede yapılıp kesinleşen orman tahdidinde kısmen tahdit sınırları içinde bırakıldığını belirterek, bu bölümün tespitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır.

3. Kadastro Mahkemesince, çekişmeli parselin yenileme kadastrosunun yapıldığı, bu çalışmanın teknik çalışmalar ile sınırlı olduğu, yenileme kadastrosu nedeniyle tapu siciline geçmiş ya da geçmemiş mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı gerekçesiyle 3402 ... Kanun'un 24 ve 25 inci maddeleri gereğince mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştikten sonra dosyanın görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmaza ilişkin orman tahdidin İlk Derece Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin kesin hükmün olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2014 tarihli ve 2012/795 Esas, 2014/575 Karar ... önceki karar ile davanın kabulüne, taşınmazın 23.12.2014 tarihli bilirkişiler B.A., H.S. ve A.A.Ç' nin raporlarında (A) harfi ile gösterip ... renge taralı olarak gösterdikleri 20,10 m²'lik kısmın tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen önceki kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.03.2017 tarihli ve 2015/12509 Esas, 2017/2426 Karar ... ilamıyla; "yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, İlk Derece Mahkemesince yörede ilk kez 1940 yılında yapıldığı anlaşılan orman kadastrosu ile daha sonra 1981 yılında yapılan çalışmaya ait harita ve tutanakların tamamının getirtilerek uygulanmadığı, çekişmeli yerin ilk orman kadastrosu ile 1981 yılındaki çalışmaya göre konumunu ayrı renklerde gösterir ortak rapor ve kroki alınmadığı, yörede 1940 yılında ilk kez orman kadastrosu yapıldığı, ... ve ... tarafından 13.11.1940 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.11.1942 tarihli ve 464/27 ... dosyasında onbir adet tapu kaydına dayanılarak orman kadastrosuna itiraz ve elatmanın önlenmesi davasının açıldığının anlaşıldığı, bu kararla 9, 10, 11, 19, 20, 21, 23, 24 ve 30 numaralı tapular kapsamında kaldığı kabul edilen bir kısım yerlerin orman sınırları dışına çıkartıldığı, 14 ve 22 numaralı tapu kayıtları kapsamında kalan yerlerin ise orman sınırları içinde bırakıldığı, anılan mahkeme kararının 1981 yılında yapılan aplikasyon çalışmasında nazara alındığı; “ek aplikasyon tutanağı“ başlıklı 20.08.1981 tarihli tutanağın 35 inci sayfasında mahkeme kararı uygulanarak 37 ve 38 inci sayfalarda mahkeme kararı ile orman sınırları dışına çıkartılan yerler belirtildikten sonra 8, 9 ve 10 uncu bentlerde bu karar kapsamında olmasına rağmen, bir kısım yerlerin orman olduğundan bahisle orman sınırları içinde bırakıldığı, orman bilirkişisi tarafından çekişmeli yerin 1940 orman kadastrosunda kısmen orman sınırları içinde bırakıldığı, orman kadastrosuna itiraz davasının kapsamında olup yine tamamının bu karar gereğince orman sınırları dışına çıkartılarak kesinleştiği bildirilmişse de mahkeme kararına konu yer ile çekişmeli yerin irtibatını duraksama yaratmayacak biçimde krokisinde göstermdiği, aplikasyon tutanağının 8, 9 ve 10 uncu bentlerine göre orman sınırları içinde bırakılan bölümlerle ilgisi olup olmadığı üzerinde de durulmadığı, ilk orman kadastrosu ile aplikasyon tutanaklarındaki sabit ve değişmez hudutlar nazara alınarak orman sınırlarının kesin bir biçimde belirlenmediği, aplikasyon tutanaklarında, bu yerdeki orman sınırının “su arkı“nı izleyerek belirlendiği, fen bilirkişi krokisinde bu su arkı çekişmeli parselin güney sınırını belirler şekilde gösterilmişse de, taşınmazın 1962 basım tarihli memleket haritasındaki konumunda taşınmazı ortadan ikiye bölecek şekilde bir dere ya da su arkının bulunduğunun gözlendiği, memleket haritasındaki dere ile orman kadastro tutanaklarında sözü geçen su arkının aynı yer olup olmadığı üzerinde durulmadığından orman kadastro tutanaklarının yöntemince uygulanıp uygulanmadığı, orman sınırının doğru belirlenip belirlenmediği yönünde de duraksama oluştuğu açıklanarak, mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6831 ... Orman Kanununa (6831 ... Kanun) Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanun'un 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54 üncü maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49 uncu maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılması, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmesi, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanması, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınması, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceğinin düşünülmesi, tutanaklarda sözü edilen “su arkı“nın yerinin yerel bilirkişi anlatımları ve eski tarihli belgelerdeki görünüme göre kesin olarak belirlenmesi, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.11.1942 tarihli ve 464/27 ... kararına konu yerler ile aplikasyon tutanağının 8, 9 ve 10 uncu bentlerine konu orman sınırları içinde kalan yerlerin neresi olduğu saptanıp davaya konu taşınmaz ile ilgisinin araştırılması, 4785 ... Kanunun yürürlüğünden önce oluşan tapu kayıtları nazara alınarak oluşturulan mahkeme kararının kesin hüküm niteliği taşıyıp taşımayacağının da tartışılması, tutanak örneğinden, yörede 1981 yılında çalışma yapan orman kadastro komisyonunun herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanları orman sınırları içine alma yetkisinin de olduğu anlaşıldığından, çekişmeli yerin aplikasyon tutanağının 8, 9 ve 10 uncu bentlerine konu yerlerle ilgisi olup olmadığının değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın toprak yapısı, eğim ve bitki örtüsü gibi özellikleri ile Devlet ormanı özelliklerine sahip olduğunu, bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporlarıyla dava konusu taşınmazın kısmen orman sınırları içerisinde kaldığının sabit olduğunu, bozma ilamı sonrasında dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile ilk raporlar arasında çelişkili ifadeler yer aldığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde yer alıp almadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Kanun'un 1 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 ... Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.