8. Hukuk Dairesi 2021/6962 E. , 2024/3361 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/393 E., 2020/191 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında orman iddiasına dayalı tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973/12 Esas, 1973/242 Karar sayılı acele el koyma kararı ile Bartın ili ... ilçesi ... Mahallesi 972 parsel sayılı taşınmazın davalı idare adına tapuya tesciline karar verildiğini ancak davaya konu taşınmazın 1965 yılında Kadastro Mahkemesinin kararı ile orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle kadastro tespiti harici bırakıldığını, sonrasında ise istimlak kararı verildiğini ileri sürerek; Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973/12 Esas, 1973/242 Karar sayılı, taşınmazın davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen kararın iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının davacı ... İdaresi vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 09.05.2013 tarihli ve 2013/2846 Esas, 2013/ 9154 Karar sayılı kararı ile "İstemin tapu kaydının iptali ve Hazine adına orman niteliği ile tescil olduğu, taşınmazın aynı hakkında hüküm kurulmasına ilişkin davanın görülme yerinin adliye mahkemesi olduğuna'' değinilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılamada, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın 07.04.2015 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (D) harfi ile işaretli 4308,28 metre karelik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Türkiye Taş Kömürü Genel Müdürlüğü, dahili davalı Hazine ve davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.11.2018 tarihli ve 2018/3594 Esas, 2018/7255 Karar sayılı ilamında özetle; ''Mahkemece 25.08.1992 tarihinde tamamlanan orman kadastrosu çalışmaları ile dava konusu taşınmazın 2/B kapsamına alınarak orman sınırı dışında bırakıldığı, 2/B uygulamasına Orman İdaresince süresinde itiraz edilmediğinden kesinleştiği, ancak taşınmazın bir kısmının fiilen orman olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, orman bilirkişi raporunun taşınmazın kesinleşen orman tahdidi ve 2/B çalışmasındaki durumunu belirlemeye yeterli olmadığını, orman bilirkişisi tarafından 1953 tarihli memleket haritası üzerinde yapılan incelemede çekişmeli taşınmazın taşlık, çalılık ve fidanlık rumuzlu açık alanda kaldığı, 1984 tarihli memleket haritasında ise fidanlık rumuzlu yeşil alanda kaldığının açıklandığı, eğimin ise klizimetre ile ölçülerek tespit edildiğinin belirtildiği, oysa taşınmaz üzerinde yol çalışması yapıldığı, bir kısmının zeminde yol olarak kullanıldığı, bir kısmında yine kazı çalışması yapıldığı bir kısmında ise isnat duvarı bulunduğu, bu durumda taşınmazın gerçek eğiminin memleket haritalarındaki münhanilerden yararlanılarak belirlenmesi ve taşınmazın vasfının mevcut durumuna göre değil gerçek eğim durumuna göre tespitinin gerektiğine'' değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.09.2020 tarihli ve 2018/393 Esas, 2020/191 Karar sayılı ilamıyla; ''Dava konusu taşınmaz yönünden tapu iptal tescil davası açılmasında hak düşürücü süre olmadığı, Kadastro Mahkemesinin 20.04.1965 tarihli ve 1961/1368 Esas, 1965/6 Karar sayılı ilamı ile de davacıların iddia ve taleplerindeki gibi taşınmazın orman sayılan alanlardan olduğu ve tespit dışı bırakıldığı, daha sonra yapılan yargılama neticesinde Bartın 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973/12 Esas ve 1973/242 Karar sayılı ilamı ile verilen acele kamulaştırma kararının iptali ve tapu iptal tescil davası açıldığı gözetildiğinde, Kadastro Mahkemesinin 1961/1368 1965/6 E. K. sayılı dava ile eldeki davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 303 maddesi uyarınca davaların tarafları, dava sebepleri ile davacının talep sonuçları aynı olmadığından maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayacağına'' değinilerek bilirkişi incelemesi neticesinde orman sayılan yerlerden olduğu tespit edilen çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece yeniden yapılan keşif sonucu temin edilen 11.11.2019 havale tarihli orman bilirkişi raporunda, taşınmazın orman kadastrosuna göre orman alanı içinde olduğu belirtilmişse de, bilirkişilerce yalnızca hava fotoğraflarının incelendiği, bilirkişi raporunda 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 2/B maddesi çalışmaları sonucunda çekişmeli taşınmazın konumunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde gösterilmediği, bu haliyle raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Uyulmasına karar verilen bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.
O halde Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ve 2/B madde çalışmasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanaklarının tüm sayfaları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı ... Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!