WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/6921 E.  ,  2024/3040 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/50 E., 2019/353 K.
KARAR : Davacı vekili

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili; 18.02.2015 tarihli dava dilekçesi ile dava konusu Antalya ili Manavgat ilçesi ... mahallesi (eski 642) 385 ada 1 sayılı parselin bir kısmının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca Devlet ormanı olarak sınıflandırılmasının yapılmış olduğunu, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uygulaması ile taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş tahdit sınırlarında kaldığının tespit edildiğini belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucu; davanın kabulü ile dava konusu Antalya ili Manavgat ilçesi Oymapınar Köyü 385 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastrocu bilirkişiler ... ve ...'un 12.06.2015 tarihli raporu ve eki krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2.570,16 m²'lik yerin tapusunun iptali ile bu yerin aynı ada son parsel numarası ile orman vasfında Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.12.2017 tarihli, 2017/6446 Esas, 2017/10966 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamında özetle; "orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1973 yılında kesinleşen seri bazda yapılan orman kadastrosu, 1982 yılında kesinleşen 2/B uygulaması olduğu bildirildiği halde, mahkemece bu çalışmalarda dava konusu taşınmaza ilişkin düzenlenen orman tahdit tutanakları ve orman tahdit haritaları getirtilip bilirkişi raporu denetlenmeden hüküm kurulduğu, bilirkişi raporunda taşınmazın konumu orman tahdit hattı üzerinde gösterilmişse de bu gösterimin aplikasyon sonucu düzenlenen haritaya göre mi yoksa 1973 yılında kesinleşen orman tahdidine ilişkin mi olduğu belli olmadığı, bu nedenle dava konusu yerlerde yapılan tüm orman tahdit ve orman kadastro çalışmalarına (2/B madde uygulaması, aplikasyon, düzeltme çalışmaları dahil olmak üzere) dair işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlandırma, sonuçların askı ilanı ve orman kadastro haritaları, 2/B haritaları, aplikasyon haritalarının orijinal renkli örneklerinin Orman Yönetiminden; yörede 2013 yılında yapıldığı anlaşılan uygulama (yenileme) kadastrosuna dair pafta ve haritalar en eski tarihli memleket haritası, eski hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı getirtilerek yeniden keşif yapılması, taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kalıp kalmadığının harita ve tutanaklardaki ifadelere göre belirlenmesi, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde tutanakların düzenlenmesine esas alınan ya da 1973 yılına en yakın tarihte düzenlenmiş hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın ilk orman kadastrosu sırasında orman sınırları dışında bırakıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3116 sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) hükümlerine göre çıkartılan 1940 Tarihli Tahdit Talimatnamesinin 38 inci maddesinde “Ormanların bitişiğinde bulunan mülk ve toprakların hepsinde, orman içindekilerden yalnız köy arazi ve camiasına dahil olanlarda vesaik ibraz edilmese bile fiili vaziyet aynen tespit ve zapta geçirilmekle iktifa edilir. Orman içinde olup da 2. madde şümulüne girmeyen diğer mülk veya topraklar için muteber tasarruf vesikası ibraz edilmezse tasarruf mevzuatı ile 2644 sayılı Tapu Kanununun 16 ve Orman Kanununun 25. maddelerine müsteniden bunlar Devlet namına tahdit olunur” hükmüne yer verilmiştir.

Orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1958 Tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinin 40. maddesinde, “Dış poligon teşkil eden orman hududunun bitişiğindeki mülk ve toprakların hepsinde, iç poligonu teşkil eden orman hududunun bitişiğindeki köyleri veya köy mahallerini çevreleyen ve orman sınırına kadar fasılasız devam eden arazi cüz'i tamında muteber mülkiyet vesikası ibraz edilmese de fiilî durum aynen tespit ve zabta geçirilmekle iktifa olunur. Yukarıdaki fıkra dışında kalan orman içindeki dağınık mülk ve topraklar için muteber mülkiyet vesikası biraz edilmez ise bunların durumu mülga 3116 sayılı Orman Kanununun 25 ve aynı Kanunun 5653 sayılı Kanunla muaddel 25 ve 6831 sayılı Orman Kanunun 17. maddeleri hükümlerine göre incelenir.” hükmü, 61 inci maddesinde ise “Tahdit olunan ormanlar içinde gerek tapulu gerekse tapusuz bütün mülk ve toprakların tespitinde iç kısımdaki gayrimenkuller nazarı dikkate alınmadan yalnız her komşuya ait kısım ormanla müşterek sınırları ölçülür. Ve bunlar ana poligonun en yakın noktasına bağlanır. Orman hududuna bitişik komşu gayrimenkullerin ara hudutları kısa çizgiler halinde gösterilir. Her komşu arazi parçası cinse göre ayrı renkle boyanarak belli edilir. Orman içindeki parsellere romen rakamı ile (I)' den başlayarak sıra numarası verilir. Bu arazi parselleri içinde orman parçaları bulunuyorsa 58. maddeye göre hareket olunur.” hükmü bulunmaktadır.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1972 yılında yapılan orman tahdidine ait tutanaklarda 12 numaralı iç parsel tarif edilirken “.... Sarınoynuz mevkindeki 641 parsel nolu ... Küçük'e ait tarlaya gelindi. tarlanın kuzeybatı köşesinde 600 nolu poligon noktası işaretlenerek buradan tarla kuzey sınırını doğu istikametinde takiben ... Küçük varisleri tarlasına vasıl olundu ve iki tarla müşterekinde 601 nolu poligon noktası yazıldı. kuzey istikamtinde tarla sınıından kadastro tespitine uygun olarak kuzeye müsadif nirengnin 40 mt doğu güneyinde 602 nolu yerli kayaya tesis edilip güney istikamtinde tarlanın kuzey sınırından geçilerek... fiili durum ikifa edildi" ifadesine yer verilmiştir.

Buna göre; çekişmeli taşınmaz, fiilî durumu tespit edilerek orman sınırı dışında bırakılmış ise de, bu şekilde bir tespitte bulunulmasındaki amacın hak sahiplerinin geçerli bir tapusu varsa o tapuya dayanarak orman kadastrosuna itiraz davası açmalarına imkan vermek olduğu ve fakat aslında taşınmazın yukarda açıklanan yasal düzenlemeler ile orman kadastrosu içinde bırakıldığı kabul edilmekte olup, hak sahipleri tarafından orman kadastrosunun iptali için hak düşürücü süre içinde herhangi bir dava da açılmadığı gözönüne alındığında, taşınmazın esasında halen orman sınırları içerisinde bulunduğu, ne var ki mahkemece verilen 30.06.2015 tarihli ve 2015/118 Esas, 2015/408 Karar sayılı kararda, dava konusu taşınmazın 12.06.2015 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 2570,16 m2 lik kısmının orman vasfı ile tesciline hükmedildiği ve bu kararın davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmediği, dolayısı ile taşınmazın (A) harfli kısım dışındaki bölümü için davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu düşünülerek taşınmazın yalnızca (A) harfli kısmı için davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine kararı verilmesi doğru değildir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.