8. Hukuk Dairesi 2021/6882 E. , 2024/3538 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/389 E., 2020/404 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal tescil ve orman şerhinin silinmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan ) 20. Hukuk Dairecesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı karşı davalı ... vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
1965 yılında yapılan kadastro sırasında Yalova ili Altınova ilçesi ... Köyü 1325 parsel sayılı 7360,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 12.10.1950 tarih 33 numaralı tapu kaydı ve tedavülleri uygulanarak önce ... ... adına tespit edilmiş, sonra kadastro tutanağının edinme sebebine "bu taşınmazın 1950 tarihinde bitişik parsellerle tahdidi yapılarak devletleştirildiği ve komisyon tarafından 25.08.1951 tarihinde makilik sahaya ayrıldığı ve bu gibi taşınmaz malların da Orman Genel Müdürlüğünün 30.11.1951 tarih ve Şubat, 2-2009/197 sayılı genelgeye göre Hazineye intikal ettikleri anlaşıldığından Hazine adına tespit yapıldı" yazılarak ... ... adına yapılan tespitin üst çizilmiş ve Hazineye tespit edilmiş, 18.04.1974 tarih 290 yevmiye no ile ... ... adına hükmen tapuya tescil edilmiş; daha sonra yapılan satışlar ile 16.03.1981 tarihinde ... taşınmaza malik olmuştur.
Taşınmazın tapu kaydında "TEK Genel Müdürlüğü lehine 394 m2'lik sahada irtifak ..., 209 m2'lik sahada BOTAŞ lehine daimi irtifak ... vardır" şerhleri mevcuttur.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Yalova ili Altınova ilçesi ... köyü, Arapkuyusu mevkii, Kaytazdere köyü 1325 parsel sayılı 7360,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın maliki olduğu, anılan taşınmaz üzerinde Yalova Orman İşletme Müdürlüğünün 02.05.2006 tarih 1849 sayılı yazıları ile 2/B şerhi olduğu, 6292 sayılı Kanunun 7 nci maddesi gereğince bedel ödemeksizin resen kaldırılacağı ifade edilen 2/B şerhinin kaldırılması talebinde bulunulduğu, müvekkilinin 6292 sayılı Kanunun 7 nci maddesi gereğince yapmış olduğu başvurunun sonuçsuz kaldığı, müvekkilinin taşınmazı üzerinde 2/B şerhi bulunduğu gibi orman vasfında olduğu belirtildiği, beyan, istem, munzam zarar ve diğer talep hakları ve ıslah ... saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait taşınmaz üzerinde 2/B şerhinin ve diğer takyidatların kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 06.02.2015 havale tarihli dilekçesi ile dava konusu Yalova ili Altınova ilçesi ... Beldesi 1325 parsel sayılı taşınmazın idarenin igili komisyonunca yapılan incelemede devlet ormanı olarak belirlenen taşınmazlardan olup, davanın reddi ile birlikte karşı davanın kabulü ve taşınmazın tapusunun iptali ile orman niteliğiyle tapuya tesciline karar verilmesini, taşınmaza yönelik davacı-karşı davalıların müdahalesinin önlenmesine, MK.1010 ve HMK 389-399 maddeleri uyarınca karar kesinleşinceye kadar tapu kayıtları üzerine tedbir konulmasına, taşınmazın tapu kaydı üzerinde mevcut 2/b şerhi ile diğer üçüncü kişi ya da kurumlar lehine mevcut tüm şerhlerin terkinine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davacı ...'ın davasının reddine, karşı dava olan Orman İdaresinin davasının kısmen kabulü ile dava konusu 1325 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, tapu kaydı üzerinde bulunan şerhlerin silinmesine, müdahalenin meni talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.06.2019 tarihli, 2016/11999 Esas, 2019/4140 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamında özetle; "dava konusu taşınmazın tapu kaydında TEK ve BOTAŞ lehine irtifak şerhleri bulunduğu mahkemece, şerh sahiplerinin davaya dahil edilmediği, Anayasa'nın 169 uncu maddesinin koruyucu hükmü karşısında ormanlar üzerine hiçbir kısıtlayıcı şerh bulunamayacağı, orman olduğu belirlenecek bölümler üzerindeki şerhlerin silinmesine karar verilmesi halinde karardan etkilenecek olanların davada taraf olarak yeralması" gereğine değinilerek sair hususlar incelenmeden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı ... tarafından davalı aleyhine açılan 2/B şerhinin kaldırılmasına ilişkin davanın reddine, karşı davanın kısmen kabul - kısmen reddi ile, Yalova ili Altınova ilçesi Kaytaz dere Köyü, 1325 parselde davacı - karşı davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile eylemli orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 3 üncü kişi ya da kurumlar lehine olan takyidatların kaldırılmasına, meni müdahaleye ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı ... ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuştur. Şöyle ki, dava konusu taşınmaz 1965 yılında yapılan kadastro sırasında tapu kaydına dayalı olarak ... ... adına tespit edilmiş, ama daha sonra taşınmazın devletleştirilen yerlerden olduğu ve makiye ayrıldığı, Hazineye intikali gereken yerlerden olduğu yazılarak ... ... adı çizilip Hazine adına tespit yapılmış, ... ... tarafından tespite itiraz edilmesi üzerine hükmen ... ... adına 1974 yılında tapuya tescil edilmişse de tescile esas mahkeme kararı dosya içerisine alınmamıştır.
Taşınmazın olduğu yerde 1950 yılında maki tefriki yapıldığı anlaşılmakta ise de, dava konusu taşınmazın makiye tefrik edilen alanda kalıp kalmadığı, tespite esas alınan tapu kaydının tevzi tapusu olup olmadığı da araştırılmamıştır.
Yine dosya kapsamından taşınmazın olduğu yerde ilk orman kadastrosunun 1951 yılında yapılıp kesinleştiği, 2012 yılında 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik maddeleri uyarınca bir çalışma yapıldığı, taşınmazın ilk orman kadastrosunda orman sınırları içinde olduğu belirtilmişse de bu çalışmalar ilişkin askı ilan tutanakları ve çalışma tutanakları dosya içerisine alınmadığından raporda yazan bu ifadeleri denetlemek mümkün olmamıştır.
2013 yılında yapılan çalışmaya ait dosya içerisinde bulunan bir kısım çalışma tutanaklarında dava konusu yer olarak raporlarda gösterilen "sarıkaya devlet ormanı V" nolu bölüm anlatılırken; "... dava konusu yerle ilgili daha önce gerçek kişi adına tescil kararı verildiği ancak daha sonra orman olarak tesciline karar verildiği.." açıklanarak taşınmazın devlet ormanı olarak sınırlandırıldığı ve taşınmaza ait tapu kütük sayfasında "1993/208Esas,1994/4 Karar sayılı karar ile orman kadastrosuna itiraz davasının reddedildiği" şeklinde bir yazı olup, bilirkişilerce düzenlenen raporda da taşınmazın orman olarak tesciline ilişkin mahkeme kararı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde bu mahkeme kararının dava konusu taşınmazla ilgisinin olup olmadığı, 1993 yılında bu davaya konu olabilecek bir orman kadastro çalışması yapılıp yapılmadığı hususlarına tereddüt hasıl olmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi rapor ekinde taşınmazın ilk orman tahdidinde orman sınırları içinde olduğu belirtilmişse de rapor ekinde taşınmazın ilk orman tahdit haritasına göre konumu gösterilmemiş orijinal orman tahdit haritası ve çalışma tutanakları dosyada bulunmadığından bilirkişi raporunu denetlemek mümkün olmamıştır.
O halde mahkemece dava konusu taşınmaza kadastro tespit sırasında uygulanan tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte dosya içerisine alınmalı, kadastro sırasında dava konusu taşınmaz dışında başka parsellere revizyon görüp görmediği sorulmalı, görmüşse revizyon parsellerine ait kadastro tutanak ve tapu layıtları ile taşınmazın hukmen tesciline ilişkin mahkeme kararı ile tapu kütük sayfasında yazan ve bilirkişilerin de atıf yaptığı "1993/208Esas,1994/4 Karar" sayılı mahkeme kararı ve dosyası ile taşınmazın bulunduğu yerde yapılan tüm ... kadastro çalışmalarına ilişkin işe başla, işi bitirme, askı ilan ve taşınmazı ilgilendiren orman kadastro tutanakları ve taşınmazı yakın çevresi ile birlikte gösterir bu çalışmalarda düzenlenen orman kadastro haritaları dosya içerisine alındıktan sonra önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdit tutanakları ve kesinleşmiş orman tahdit haritası, 2013 yılında ilan edilen evvelce sınırlandırılmamış ormanların kadastrosu, aplikasyon ve 2B madde uygulamasına ait tutanaklar ve haritası, getirtilecek en eski tarihli hava fotoğrafları ile bunlardan üretilen memleket haritaları çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; öncelikle 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; memleket haritası ve hava fotoğrafları ölçekleri ile kadastro paftası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, bu haritalar komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazı çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, hava fotoğrafları stereoskop vasıtasıyla incelettirilmeli, taşınmaz üzerinde hava fotoğrafı tarihlerinde ve keşif tarihinde varsa bulunan ağaçların yaşı, cinsi, adedi, kapalılık durumu açıklanmalı, taşınmazın gerçek eğim durumu klizimetre aletiyle ölçülerek ve memleket haritalarındaki münhani eğrilerinden faydalanılarak ölçümlenmeli, taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, ayrıca fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan kesinleşmiş orman tahdidi ve 2013 yılında yapılan eldeki dava nedeniyle kesinleşmemiş tahdit haritası kullanılarak büro orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın her iki orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli, tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli, tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, taşınmazın kadastro tespitine esas alınan tapu kaydının tevzi tapusu olup olmadığı, HGK'nın, YKD'nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının somut olayda uygulama yeri bulup bulmadığı, taşınmazın tapuya tesciline esas 1965 yılında yapılan kadastro tespitine itiraz davası sonucu verilen mahkeme kararı ile tapu kütük sayfasında yazan "1993/208Esas,1994/4 Karar" sayılı mahkeme kararlarının taraflar arasında kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı, karşı davalı ... ile dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!