8. Hukuk Dairesi 2021/6754 E. , 2024/1214 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... dava dilekçesinde; ... ile ....Mevkiinde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği 3.370,14 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın genel kadastroda tapulama dışı bırakıldığını, imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu ileri sürerek, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulüne, ... Mevkiinde bulunan 14.04.2006 tarihli fen bilirkişi krokisinde kenarı taralı çizgiler ile gösterilen güneyi; Başköy yolu, kuzeyi; taşlık, doğusu; ... Güler taşınmazı, batısı; Mehmet Akdemir, taşınmazı ile çevrili 3.244 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline ilişkin ilk karar, davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.10.2010 tarihli ve 2010/6979 Esas, 12024 Karar ... ilamıyla; " usülünce imar ihya ve zilyetlik araştırması yapılması " gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, 30.04.2010 tarihli ve 2004/1 Esas, 2010/1 Karar ... İçtihadı Birleştirme Kararları (İBK) uyarınca maki tesbit komisyonlarınca tesbit edilen yerlerde tesbit tarihinden itibaren imar ve ihya ile zilyetlik yoluyla kazanıma olanak bulunmadığı gerekçesiyle verilen, davanın reddine ve dava konusu yapılan ... Başköy'de bulunan ve Özlem Delibaş tarafından hazırlanan 01.02.2012 tarihli rapor ve ekindeki krokide kırmızı çizgi ile belirtilen 3.331 m2 miktarındaki taşınmazın 4721 ... Kanun'un 713/6 ncı maddesi uyarınca Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin ikinci hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.05.2017 tarihli ve 2015/15293 Esas, 2017/3982 Karar ... ilâmı ile "çekişmeli taşınmazın orman tahdidinin dışında kaldığı tespit edildiğinden ve İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının uygulama olanağı bulunmadığından, dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilip edinilemeyeceğine ilişkin olarak değerlendirme yapılarak karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " davacı lehine imar - ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu " gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu ... ili Kepez ilçesi Başköy'de bulunan fen bilirkişi Özlem Delibaş tarafından hazırlanan 01.02.2012 tarihli rapor ve ekindeki krokide kırmızı çizgi ile belirtilen 3.331 m2 miktarındaki taşınmazın 4721 ... Kanun'un 713/1 inci maddesi gereğince davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut uyuşmazlık incelenmeden önce usuli müktesep hak üzerinden kısaca durulması gerekmektedir. Usuli müktesep hak, bir davada taraflar, mahkeme ve Yargıtay tarafından yapılmış ve istisnalar kapsamında olmayan bir işlemle taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder. Mahkemenin Yargıtay’ın bozma kararını uymasıyla bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış bir hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli müktesep hak gerçekleşebilir. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla somut uyuşmazlıkta temyiz kanun yoluna dair 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (1086 ... Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiğinden söz konusu Kanun incelendiğinde usuli müktesep hakka ilişkin açık bir hükmün bulunmadığı, usuli müktesap hak ilkesi, davaların uzamasını önlemek hukuki alanda istikrar sağlamak ve yargı kararlarına karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ilkelerinden biri haline gelmiştir. Bu ilke, özlü bir biçimde 09.05.1960 tarihli ve 21/9 ... İçtihadı Birleştirme Umumi Heyeti Kararı ile açıklanmış olup iş bu kararda da belirtildiği gibi, bozmaya uyulmakla bir taraf yararına usulî müktesep hak doğar. Artık bozmanın kapsamına girmeyen hususlarda yeni bir karar verilemez. Ancak usulî müktesep hak müessesesinin, özellikle kamu düzeni düşüncesi ile kabul edilmiş bazı istisnaları mevcuttur. Usul hukukunda Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş olan usuli müktesep hak ilkesine, yine Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş istisnalar bulunduğu, bu istisnalardan birisi de maddi hata sonucu verilmiş Yargıtay kararıdır. Yargıtay İçtihadları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar; 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar ... kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usuli müktesep hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı kararından dönmesi mümkündür.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.05.2017 tarihli ve 2015/15293 Esas, 2017/3982 Karar ... bozma ilamında, çekişmeli taşınmazın orman tahdidinin dışında olduğu belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında, çekişmeli taşınmazın ilk tahditteki konumunun denetime olanak verecek şekilde belirlenmediği, taşınmazın yalnızca aplikasyona göre konumunun belirlendiği ve raporların birbiriyle çelişkili olduğu görülmekte olup, bu haliyle, taşınmazın ilk tahditteki durumu denetime elverişli olacak şekilde açıklığa kavuşturulmadan, tahdit dışında bulunduğu yönündeki Yargıtay bozma ilamının maddi hataya dayandığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca; 4721 ... TMK'nın 713/3. maddesi gereğince tescil davalarında Hazine yanında ilgili kamu tüzel kişiliklerine de husumet yöneltilmesi gerekmekte olup, yörede yapılan orman kadastrosu çalışması bulunduğundan, ilgili kamu tüzel kişisi olarak Orman İdaresine de husumet yöneltilmesi gerektiği halde, bu husus gözden kaçırılarak yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle davacıya, davasını Orman İdaresine de yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde Orman İdaresinden savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1946 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ve daha sonra 1985 yılında 6831 ... Orman Kanunu'na (6831 ... Kanun) göre yapıldığı anlaşılan orman kadastrosu, anılan Kanun'un 2/B maddesi uygulamasına ve aplikasyona ilişkin, işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üç'er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte orman sınır noktaları, tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 6831 ... Kanun'un 2/B maddesi uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 - 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli; anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon, 6831 ... Kanun' un 2/B maddesi uygulaması çalışmaları ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 6831 ... Kanun' un 2/B maddesi uygulaması çalışma haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, denetime elverişli olacak şekilde, her bir çalışma ayrı renkli kalemlerle gösterilmeli; aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen başkaca parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı; ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 6831 ... Kanun' un 2/B maddesi çalışmaları sonucu oluşan harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelikler ile teknik izahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği ve aplikasyonun tahdide aykırı olamayacağı da düşünülerek, dava konusu taşınmazın tahdit içinde kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmelidir.
Yapılan bu uygulama sonucu, çekişmeli taşınmazın 1946 yılında yapılan ilk orman tahdidinde orman olarak sınırlandırılan alanda kaldığının anlaşılması halinde, makiye tefrik edilmiş olsa da 4753 ... Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 ... Kanun) ve 5618 ... Çiftçiyi Topraklandırma Hakkındaki 4753 ... Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Ve Geçici Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5618 ... Kanun) hükümleri uyarınca tevzi edilmediğine ve özel Kanunlar uyarınca oluşan tapu kaydı bulunmadığına göre, çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağı ve orman tahdidi içinde kalmaya devam edeceği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı Belediyeye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!