8. Hukuk Dairesi 2021/6743 E. , 2024/486 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı Hazine vekili Mustafakemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; 13.07.1945 tarihinden sonra yürürlüğe giren tapulama kanunlarına göre devlet ormanları üzerine tesis edilen ve idarenin itiraz etmemesi sonucu kesinleşmiş duruma gelen, idarenin taraf olmadığı bir dava sonucu tescil yolu ile tesis edilen veya yüzölçümü arttırılan tapu kayıtları bulunan şahısların, yasa hükümlerini ve Yargıtay kararlarını bilmediklerinden taşınmazları kendi mülkiyetleri gibi gördüklerini, orman sınırları dışında kalan bu yerlerin 1958 baskılı 1/25000 ölçekli gizli memleket haritası ile 1970'li yıllara ait hava fotoğrafı ve amenajman haritasına ve bugünkü fiili duruma göre 50 - 100 yaşlarında 30 metre boylarında ... ormanı ile kaplı olduğundan sahaların devlet ormanı olarak tescil olması gerektiğini, tahdit dışında kalan bir taşınmaz için orman yönetiminin davasının dinleme olanağının bulunmadığını, Hazinenin kamu malı niteliğinde gördüğü, ayrıca devletin hüküm ve taarrufu altında bulunan tüm taşınmazlar için her zaman dava açma hakkına sahip olduğunu, Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesi Güvem (Köyü) Mahallesi çalışma alanında bulunan 106 ada 95 parsel ... taşınmazın halen orman niteliğini koruduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
2. Mustafakemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/158 Esas sırasına kaydedilen davanın yapılan yargılaması sonucunda, dava değeri bakımından Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine karar verilmiş; davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.06.2010 tarihli ve 5253 - 8486 ... kararı ile onanmış; Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, 23.05.2008 günlü fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 7.237,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.12.2014 tarihli ve 2014/5926 Esas, 2014/10036 Karar ... ilamı ile; "davanın açılmasından sonra 24.01.2008 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu nedeniyle davanın aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü açıklanarak, bu dava yönünden dosyanın tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmek suretiyle Kadastro Mahkemesine gönderilmesi" gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiş olup bozma sonrası 2017/570 Esas numarası üzerinden yapılan yargılama neticesinde, orman kadastrosuna itiraz davası yönünden mahkemenin görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin Mustafakemalpaşa Kadastro Mahkemesi olduğuna, dava dosyasının kül halinde görevli Mustafakemalpaşa Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve bu karar, temyiz edilmeksizin 11.03.2019 tarihinde kesinleşmekle dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve bu esas sırasına kaydedilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmaza ve dava konusu taşınmazın komşu parsellerine ilişkin çaplı krokiler, kadastro tutanağı, orman tahdit çalışmalarına ilişkin belgeler ve dava konusu taşınmaza ilişkin harita ve hava fotoğrafları ile mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporları, eski tarihli memleket haritaları, hava fotoğrafları, amenajman planındaki durum, bitki örtüsü, çevresi ve eğimi dikkate alınarak yapılan yargılama sonucunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma inceleme ile karar verildiğini belirterek, bu sebeple ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 1 inci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Davacı Hazine vekilinin hükme esas alınan 12.12.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda A ve B harfleri ile gösterilen kısımlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın yörede yapılan orman kadastrosu esnasında orman sınırları dışında bırakıldığı gerekçesiyle, davacı Hazinenin davasının reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; bozma sonrası yapılan yargılama sırasında mahallinde yapılan keşif neticesi dosyaya sunulan ziraatçi bilirkişi raporunda, taşınmazın A ve B harfleri ile gösterilen kısmının üzerinde, uzun yıllar tarım yapılmadığı, sık bir şekilde ... ağaçlarının ve tek tük çam ağaçlarının bulunduğu, taşınmazın orman arazisi olup tarıma uygun olmadığı tespit edilmiş; orman bilirkişisi raporunda da A ve B harfleri ile gösterilen bölümlerin, 20 yaşlarında normal kapalılıkta ... ağaçları ve seyrek olarak az sayıda 20 yaşlarında karaçam ağacı bulunan meşelik olduğu, 1959 ve 2001 tarihli memleket haritalarında tamamının yeşil renkte orman olan alanda kaldığı, 1980 ve 1997 yılı hava fotoğraflarında taşınmazın tamamının kapalılık teşkil etmeyen karaağaç ve ... ağaçları ile kaplı olduğu, üzerinde 1943 yılından beri tarım yapılmadığı, taşınmazın tamamının tapulama çalışmasının yapıldığı 1993 yılında ise ... ağaçları ile kaplı olduğu; bozma öncesinde alınan orman bilirkişisi raporlarında ise eylemli durumu itibariyle, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin üzerinde 10 - 15 yaşlarında ... ve karaçam ağaçlarının bulunduğu ve tapulu kesimle kesildiğinden ağaçların kütük yaşlarının 70 - 80 olduğu belirtilmiştir. Öte yandan, Mahkemenin bozmadan önceki kararında, 23.05.2008 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen ve hükme esas 12.12.2019 tarihli raporda çekişmeli A ve B bölümlerine tekabül eden 7.237,00 metrekarelik taşınmaz bölümü hakkında verilen kabul kararı davalılar tarafından temyize getirilmediği için davacı Hazine lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu halde davanın reddine karar verilerek Hazine aleyhine durum yaratılması da doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca; fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 12.12.2019 havale tarihli rapor ekinde yer alan krokide A ve B harfleri ile gösterilen 7.237,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümüne yönelik açılan davanın kabulü ile orman sınırları içine alınmasına dair karar verilmesi gerekirken, davacı Hazine yararına doğan usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldıracak şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
3. Davacı Hazine vekilinin hükme esas alınan 12.12.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen kısmına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın evveliyatının açıklık ve tarım alanı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davacı Hazinenin davasının reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmaz, 1993 yılında yapılıp kesinleşen kadastro çalışmalarında senetsizden vergi kaydına istinaden davalılar ve murisleri olan gerçek kişiler adına tescil edilmiştir. Taşınmazın hükme esas alınan 12.12.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen 363,00 metrekarelik kısmına ilişkin en eski tarihli ve tespit tarihindeki hava fotoğrafı ve memleket haritasının incelenmesinde, taşınmaz bölümünün açık renkte tarım arazisi olduğu belirtilmişse de, parsel sorgu sisteminden yapılan sorgulama sonucu dört tarafının orman ile çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, komşu taşınmazlar da dikkate alınarak, hükme esas fen bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün orman içi açıklık sayılıp sayılmayacağının tartışılması gerekirken, bu hususta bir araştırma yapılmadan, anılan taşınmaz bölümü yönünden ret kararı verilmesi usul ve kanuna aykırılık oluşturmaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, hükme esas fen bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne komşu olan 106 ada 97 parsele ilişkin tapu kayıtları dosyaya celp edildikten sonra, davanın kabulüne karar verilmesi gereken ve teknik raporda A ve B harfleri ile gösterilen kısımlar da göz önüne alınıp 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 17/2 nci maddesindeki şartlar da değerlendirilerek, çekişmeli taşınmaz bölümünün orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığı tartışılmalı; çekişmeli taşınmaz bölümüne komşu olan 106 ada 97 parsel ... taşınmaz hakkında şahıslar tarafından açılan bir dava söz konusu değil ise, dört tarafı orman ile çevrili C ile gösterilen bölümün orman içi açıklık olduğunun kabulü ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağına ilişkin kanun hükmü doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmelidir.
3.İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının, dava konusu taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda A ve B harfleri ile (7.237,00 m2), C harfi (363,00 m2) ile gösterilen bölümleri yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilinin, dava konusu taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (IV.C.3.) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 ... Kanunun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca bu bölümler yönünden BOZULMASINA,
3402 ... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!