WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/6719 E.  ,  2023/3754 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/113 E., 2021/37 K.
KARAR : Asli Müdahilin Davasının Kısmen Kabulüne, Yeniden Hüküm
Kurulmasına Yer Olmadığına

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asli müdahilin davasının kısmen kabulüne, gerçek kişi tarafından davalı ... Belediyesi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve gerçek kişinin davasının reddine ilişkin verilen kararlar kesinleştiğinden bahsi geçen hususlarda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ile asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı ... dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 30 ada 11 parsel ..., tarla vasfıyla Hazine adına kayıtlı bulunan taşınmazın yaklaşık 3000 m2'lik kısmını zilyetlik devir sözleşmesi ile 2000 yılında devraldığını, yaklaşık 10 yıldır da malik sıfatı ile aralıksız kullandığını, zilyetliği devraldığı kişilerin de 70 - 80 yıldır bu taşınmazı malik sıfatı ile kullandıklarını ileri sürerek, 30 ada 11 parsel ... taşınmazın 3000 m2'lik kısmının kendi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

2. Asli müdahil Orman İdaresi vekili müdahale dilekçesiyle; dava konusu yerlerin evveliyatının orman olduğunu ileri sürerek, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır.

3. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 16.09.1973 tarihinde askı ilanına çıkarılıp kesinleşen seri bazda orman kadastrosu ile 28.12.2016 tarihinde askı ilanına çıkarılan 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi çalışmaları bulunmakta olup, arazi kadastrosu ise 1957 yılında yapılmıştır.

II. CEVAP
Davalı Hazine ile davalı ... vekilleri cevap dilekçelerinde; davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.12.2013 tarih ve 2011/136 Esas, 2013/498 Karar ... kararı ile, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 30 ada 11 ... parselin ifrazı ile oluşan 30 ada 174 ... parselin 10.12.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda (A1) ve (A2) ile gösterilen kısımlarının, 30 ada 175 ... parselin (E) harfi ile gösterilen, 30 ada 176 ... parselin ise (B1) ile gösterilen kısımlarının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine; davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 30.12.2013 tarih ve 2011/136 Esas, 2013/498 Karar ... kararı, davacı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.12.2014 tarih ve 2014/9876 Esas, 2014/10427 Karar ... ilamıyla; "Davacının dava konusu taşınmazı M. Raşit Karaoğuzun mirasçılarından 2000 yılından önce zilyetlik devir sözleşmesi ile satın aldığını belirterek dava açtığı ve zilyetlik devir sözleşmesine dayandığı; ancak davacının satın aldığını iddia ettiği kişinin kök murisi olan M. Raşit Karaoğuz ve arkadaşları tarafından aynı taşınmaz için ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/45 E. - 1999/226 K. ... dosyasında açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2014/430 - 2076 karar ... ilâmı ile onanarak kesinleştiği, bu ilâmda dava konusu taşınmazın %80 eğimli, tarım arazisi olarak kullanılması mümkün olmayan kısmen de çalılık ve ağaçlık alan olduğu ve bu hali ile zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğunun belirtildiği, mahkemece verilen davanın reddine ilişkin bu ilâmın temyize konu dosya davacısını da bağlayacağı ve dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

3. Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2016 tarih ve 2015/600 Esas, 2016/158 Karar ... kararı ile, davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davanın reddine, müdahil davacının davasının reddine karar verilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı ... vekili ile asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

5. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda, in 14.01.2019 tarih ve 2016/13538 Esas, 2019/50 Karar ... ilamla; "Davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddedilmesi suretiyle gerçek kişinin davasının reddine dair hükmün onanmasına karar verilmiş, asli müdahil Orman İdaresinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede ise; davacı gerçek kişinin, dava konusu 30 ada 11 parsel içinde yer alan 3000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkında dava açtığı, dosyaya celp edilen tapu kaydından taşınmazın aynı ada numarası altında 174, 175 ve 176 parsellere ifraz edildiğinin anlaşıldığı, 2012 yılında yapılan keşif sonucu A1, A2, B1 ve E harfleri ile gösterilen kısımların 174, 175 ve 176 nolu parsellerde kaldığı, C1 ve D1 ile gösterilen kısımların ise orman vasfıyla Hazine adına tapuda kayıtlı 12 ve 37 nolu parsellerde kaldığının belirlendiği, davanın Orman Yönetimine ihbar edildiği, Orman Yönetimi vekilince 19/06/2013 tarihli dilekçe ile müdahale talebinde bulunulduğu, 19/09/2013 tarihli duruşmada davacı gerçek kişi vekilinin 12 ve 37 nolu parseller yönünden taleplerinin olmadığını beyan ettiği, aynı duruşmada ara kararla Orman Yönetiminin müdahale talebinin reddine karar verildiği, yargılama sonunda “A1”, “A2”, “B1” ve “E” harfleri ile gösterilen kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, hükmün taraflarca temyizi üzerine Dairenin 11/12/2014 tarih ve 2014/9876 - 10427 E.K. ... kararıyla taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğunun aynı taşınmaz hakkında eldeki davacının zilyetliği devraldığını ileri sürdüğü kişi tarafından açılan davanın yapılan yargılaması sonucu ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/45 E. - 1999/226 K. ... ilamıyla belirlendiğinden eldeki davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma kararından sonra Orman Yönetiminin 11.02.2016 havale tarihli dilekçeyle dava konusu taşınmazın orman vasfı ile tescili talebiyle davaya müdahil olduğu, mahkemece Orman Yönetiminin talebi hakkında inceleme ve araştırma yapılmadan ve gerekçe belirtilmeden, sadece yukarıda izah edilen yargılama safahatı anlatılarak müdahil Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, zira, dava konusu taşınmazların 174, 175 ve 176 parsel ... taşınmazlarda “A1”, “A2”, “B1” ve “E” harfleri ile gösterilen kısımlar olduğu, 6100 ... HMK’nın 65/1 maddesine göre asli müdahale, yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia edilmesi olduğuna göre Orman Yönetiminin asli müdahale davasının (6100 ... HMK’nın 65/2. maddesi) konusu dava konusu yerler olup bu yerler hakkında yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılmadan hüküm kurulduğu, bu nedenle, öncelikle yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığının araştırılması orman kadastrosu yapılmışsa tahdit tutanakları ve tahdit haritası getirtilerek tahdidin uygulanması, çekişmeli taşınmazlar tahdit içinde kalmıyor ise o takdirde, 6831 ... Kanun'un 4999 ... Kanun ile değişik 7. maddesi uyarınca herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların yapılacak orman kadastrosu ile her zaman orman sınırları içine alınabileceği gözetilerek eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası incelenerek taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, oluşacak sonuca göre Anayasanın 141/3 ve 6100 ... HMK’nın 297. maddeleri uyarınca gerekçesi de izah edilerek asli müdahil Orman Yönetiminin davası hakkında bir karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Tüm dosya kapsamından; dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 30 ada 11 parsel ... taşınmazın ifraz sonucu 30 ada 174, 175 ve 176 ... parsellere bölündüğü, bahsi geçen taşınmazların arsa vasfı ile davalı Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu, asli müdahil tarafından dava konusu taşınmazların tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesinin talep edildiği, dava konusu 30 ada 176 parsel ... taşınmazın eylemli durumu parsel içerisinde bulunan ağaçların kapalılığı, eğimi ve bitişindeki 30 ada 12 parsel ... orman parseliyle bitki örtüsü ve ağaç türleri itibariyle bütünlük arz ettiği, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, dava konusu 30 ada 175 parsel ... taşınmazın 1955 tarihli memleket haritasında beyaz renkli açıklık alanda kaldığı, 1984 tarihli memleket haritasında yeşil renkli çalılık rumuzlu alanda ve 1944 tarihli hava fotoğrafında gri renkli açıklık içinde kaldığı, taşınmazın eylemli durumu da dikkate alındığında orman sayılan yerlerden olmadığı, dava konusu 30 ada 174 parselin 2.635,34 m2 lik kısmının 1955-1984 yılı memleket haritalarında ve 1944 yılı hava fotoğrafında ormanlık alanda kaldığı, orman mühendisi ve harita mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen 27/11/2020 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, 3402 ... Yasa'nın 18 maddesine göre ormanların devletin hüküm ve tasarrufunda oldukları, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyecekleri, dava konusu 30 ada 176 parsel ... taşınmazın tamamının 30 ada 174 parsel ... taşınmazın ise 2.635,34 m2 lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğu, gerçek kişi tarafından davalı ... Belediyesi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, ve gerçek kişinin davasının reddine ilişkin verilen kararlar Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2016/13538 E 2019/50 K ... kararı ile onanmasına karar verilerek kesinleştiği" gerekçeleriyle, asli müdahilin davasının kısmen kabulü ile; 30 ada 176 parsel ... davalı hazine adına arsa vasfı ile kayıtlı olan taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile hazine adına kayıt ve tesciline, 30 ada 174 parsel ... davalı hazine adına kayıtlı taşınmazın bilirkişiler tarafından düzenlenen 27.11.2020 tarihli rapora ekli krokide A harfi ile gösterilen 2635,34 m²'lik kısmının tapusunun iptali ile anılan kısmın dava konusu taşınmazdan ifraz edilerek aynı adının son parsel numarasından sonra gelmek üzere yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tesciline, dava konusu taşınmazın diğer kısmına yönelik talebinin reddine, 30 ada 175 parsel ... taşınmaza yönelik davanın reddine, gerçek kişi tarafından davalı ... Belediyesi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve gerçek kişinin davasının reddine ilişkin verilen kararlar kesinleştiğinden bahsi geçen hususlarda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili ile asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığını açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.

2. Asli müdahil Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; 174 parselin kalan kısmı ile 175 parselin tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu açıklayarak, hükmün anılan parseller yönünden bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Kanun'un 1 ve 7'inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere, asli müdahalenin, yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde hak iddia edilmesi olduğu, bu doğrultuda davacı ... tarafından açılan ve Orman İdaresince asli müdahale talebinde bulunulan eldeki tapu iptali ve tescil davasında, dava konusu olan yerlerin, 11.12.2012 havale tarihli fen bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda 30 ada 11 parselden ifrazen oluşan 30 ada 174 parselin A1 ile gösterilen 28,12 metrekarelik, A2 ile gösterilen 218,81 metrekarelik kısımları ile 30 ada 175 parselin E ile gösterilen tamamı ve 30 ada 176 parselin ise B1 ile gösterilen 32,86 metrekarelik kısımları olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince anılan bu kısımlar üzerinde değerlendirme yapılıp hüküm kurulması gerekirken, 174 ve 176 parsel açısından sanki parsellerin tamamı dava konusuymuş gibi değerlendirme yapılmış ve dava konusu olmayan yerler hakkında hüküm kurulmuş, zira, 174 parselin hükme esas bilirkişi raporunda A ile gösterilen ve mahkemece orman yapılan yer dava konusu olmamasına rağmen bu yer hakkında ve yine 176 parselin B1 ile gösterilen kısmı dava konusu olmadığı halde parselin tamamı hakkında hüküm kurulmuştur.
Öte yandan; bozma ilamında, eski tarihli hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi ve üzerindeki bitki örtüsünün ayrıntılı olarak değerlendirilmesi istenmişken, alınan bilirkişi kurul raporunda, dosya içerisinde stereoskopik incelemeye elverişli ardışık bindirmeli iki hava fotoğrafının bulunmadığı ve mevcut bulunan hava fotoğrafının da stereoskopik incelemeye konu edilemediği belirtilmiş, dolayısıyla denetime elverişli olmayan rapor esas alınarak hüküm kurulmuş ve söz konusu bilirkişi raporu ekinde bulunan 1944 tarihli hava fotoğrafı incelendiğinde, dava konusu olup da hakkındaki davanın reddine karar verilen yerlerde koyuluklar olduğu göründüğü halde, bu koyulukların nedeni (neden kaynaklandığı) üzerinde de durulmamıştır. Bu haliyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak içinde yeterli olmadığı gibi, dava konusu olmayan yerler hakkında hüküm kurulması nedeniyle verilen karar usul ve yasaya uygun da bulunmamaktadır.

2. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için; yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve stereoskopik hava fotoğrafları ile amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlar olan 11.12.2012 havale tarihli, fen bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda 174 parsel içindeki A1 ve A2 ile gösterilen kısımlar, 175 parselin E ile gösterilen tamamı ve 176 parsel içindeki B1 ile gösterilen kısımla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 ... Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazların niteliğini, üzerindeki bitki örtüsünün cinsini, yaşını, dağılımını, kapalılık oranını ve taşınmazların eylemli durumunda orman sayılan yerlerden olup olmadığını, yine dava konusu taşınmazların 6831 ... Kanun'un 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını ve gerçek eğime göre -teraslanmak suretiyle eğimin azaltılmasının taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği de gözetilerek- taşınmazın öncesinin orman veya 6831 ... Kanun'un 1/J maddesi kapsamında eğimi % 12' yi aşan ve dolayısıyla orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılık niteliğinde orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve böylelikle çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak ve dahi hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

19.06.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.